Yaşar Kemal ve barış-(TAMAMI)


Seyyit Nezir

Seyyit Nezir

Okunma 02 Eylül 2012, 12:33

 

Doğan Hızlan’ın Hürriyet’teki köşesinde düzenlediği “Türk edebiyatının ‘efsane’ ismi kimdir?” adlı ankete kendisinin de katıldığını belirterek Şiir Penceresi’ne gönderdiği mektupta Avustralya’daki şair, sinemacı ve uzun gurbetçi Nihat Ziyalan, şöyle diyordu:

“Sevgili Doğan Hızlan, Hürriyet Gazetesi’nde böyle bir anket açmış. Ölmüş edebiyatçılardan uzunca bir liste. Ben oyumu Aziz Nesin’e verdim. Ama sonuçta birinciliği Necip Fazıl alırsa şaşmayacağım. Yanıtı tıklayarak beğenimi dile getirdim. Yandaşlar görev bilerek tıklarsa ne olacak? Elbette Necip Fazıl Kısakürek kazanacaktır. Şaşırmam.

Yandaşın edebî gücü ne kadar?

“Neyse ki diriler için yapılmamış bu anket. Benim için şimdiden efsane olmuş Yaşar Kemal birinci olamazdı, çünkü o listede daha Türkçe tümce kurmayı bilmeyen Elif Şafak Hanım olacaktır. Yandaş tıklaması sayesinde birinciliği Elif Hanım kapardı. İşte edebiyatımız bu durumdadır. Sydney’den dostlukla. Nihat”...

Yandaşın gücü, besbelli, o en uzak kıtadaki Nihat’ımızı bile ürkütmüş. Derken, etliye sütlüye karışmamakla ünlüyse de, pek öyle kuru gürültüye pabuç bırakmayan Hızlan’ın pencereden pencereye yanıtı gecikmedi:

“Sevgili Nihat,

“Listeyi ben yapmadım, burada çalışan arkadaşlar oylamayla bunu saptadılar. Yaşayanlar listede yok, seçim ölenler arasında gerçekleştirildi. Sevgiler. Doğan Hızlan”...

6149 Hürriyet okurunun oy kullandığı seçimde, Nâzım Hikmet 1461 oy alarak “efsane” seçilirken, Recaizade Mahmud Ekrem, Hızlan’ı da şaşırtarak, 525 oyla 2.; Necip Fazıl’sa, Sezai Karakoç’un esamisi okunmazken Mehmet Âkif’i de gerilerde bırakarak 442 oyla 3. sırada yer alıyor (Mecit Ünal, pek çok ayrıntıyı Aydınlık’taki “Bu anket de nereden çıktı?” yazısında [28.08.12] düşündürücü yorumlarla verdi)...

Barış ödülü Yaşar Kemal’in

Hemen ardından, Dikili Belediyesi’nin düzenlediği Nâzım Hikmet Barış Ödülü’nün de ilki 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Yaşar Kemal’e verildi. Belediye Başkanı Osman Özgüven, ödülün gerekçesini şöyle açıkladı:

“Hüzün, kaygı ve öfkeyle izlediğimiz bir sürece giriyoruz. Sıfır sorun adı altında yürütülen ilişkiler ve izlenen dış politikalar, ülkemizi tüm komşularıyla sorunlu hale getirdi. Bir türlü çözüme ulaştıramadığımız kardeş kavgası, acı ve endişelerimizi artırmaya devam ediyor. Çözümsüzlüğü dayatan nefret ve ayrımcı söylem insani yaklaşımlarımızı da zorluyor.”

Özgüven, “Dünyanın barışa en fazla ihtiyacı olduğu dönemde düzenledikleri şenliği, barış davasının büyük şairi Nâzım Hikmet’e adadıklarını, onun adını alan ödülün ilkini Yaşar Kemal’e verdiklerini” belirtti. Seçimleri yapan kurulları her ne kadar farklıysa da, bu iki dev adın oluşturduğu kesişme, umuyorum en başta Nihat Ziyalan’ı mutlu etti: Gönlündeki efsaneyi Yaşar Kemal olarak söylemişti çünkü.

Denebilir ki, barış ödülü bir edebiyat ödülü değil! İlk bakışta öyle gibi görünse de, 93 Harbi’nden beri sürekli savaşlar ve geriye göçler yaşamış; Trablusgarp, Balkan Savaşları’nın ardından, I. Dünya Savaşı boyunca Galiçya’dan Yemen’e, Sarıkamış‘tan Çanakkale’ye, oradan Kurtuluş Savaşı’na ne acıları türküler ve edebiyatla sarıp sarmalamış, nice isyanı, Kore Savaşı’nı, Kıbrıs Harekâtı’nı, peşi sıra otuz yıldır sürüp gelerek bugün Şemdinli’deki ölümlere varan çatışmayı roman, şiir, resim ve filmlerle işlemiş bir ülke sanatını barış kavramı dışında düşünmek zor...

Yaşar Kemal, 70 yıllık edebiyatıyla barış davasının hep içindeydi. Gerçeği öbür edebiyatçılar da azıcık algılayacaksa, ödül amaca ulaşmış olacaktır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.