Yeşil Yol'a geçit yok

Rize’de Yeşil Yol projesinin durdurulması için yöre halkının başlattığı mücadele sonuç verdi. Valilik kararıyla Kavrun ve Samistal yaylalarındaki çalışmalara ara verildi

Yeşil Yol'a geçit yok
13 Temmuz 2015 Pazartesi 10:57

Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki Yeşil Yol projesine karşı Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi Yukarı Kavrun Yaylası’nda artan tepkilerin ardından Samistal Yaylası’nda jandarma kontrolünde çalışmalara devam edilmek istendi. Bunun üzerine bölgeye giden yöre halkı, iş makinesinin önüne geçerek yol çalışmasını durdurup, nöbete başladı.

BEKLEYİŞ SÜRÜYOR
Samistal Yaylası’nda iş makinesinin çalışmasını engellemek için mücadele eden köylülere jandarma müdahale etti. Dün öğleden sonra da iş makinelerinin önünde beklemeyi sürdüren kadınları jandarmalar uzaklaştırırken, yöre sakinleri de yaklaştırılmadı. Çevreden gelenler de çadır kurarak eylem yapmaya başladı. Olayların ardından Kavrun ve Samistal yaylalarındaki yol yapım çalışmalarına ara verildi. Dün her iki yayladaki iş makineleri valilik kararı ile durdu.
KARADENİZ'İN CESUR KADINLARI
“Yeşil Yol Projesi” için çalışan dozerin önüne geçerek çalışmayı durduran, ardından da jandarma tarafından yaka paça uzaklaştırılan 71 yaşındaki Gönül  Günay ile kuzeni 48 yaşındaki Süreyya Yücel, Yeşil Yol projesinin karşısında durmaya devam edeceklerini belirterek “Bu yolu istemiyoruz” dedi.
'BU YOLU İSTEMİYORUZ'
“Yeşil Yol” çalışmasını durdurmak için hiç düşünmeden kendini dozerin önüne attığını anlatan Gönül Günay, şunları söyledi: “Bu mücadelenin bütün sağduyulu insanların mücadelesi olması lazım. Yaylalar bizim. Doğada sığınacak yer kalmadı. Her şeyimiz elimizden alındı. Ormanlarımız dün Osmanlı tapusu ile bizim elimizdeydi, şimdi bir şeyimiz yok. Orman olmuş tarlaları bile elimizden alıyorlar. O dağları da delik eşik ederek doğayı yok edecekler. Ben o dağlarda büyüdüm. Bu doğanın yok edilmesi beni çok üzüyor. Bu projenin yararı olacağını sanmıyorum. Birilerine apartman mı yapacaklar? 
O doğa ölür, biter. Bu bölge dünyanın en güzel yerlerinden biri. Derdimiz, yaylalarımızı kurtarmak. Başka bir derdimiz yok. Bu yolu istemiyoruz.”
Yaylaların geçmişten geleceğe kalan yerler olduğunu ve korunması gerektiğini anlatan Süreyya Yücel de “Bu yaylaların ranta kurban verilmesini, topraklarımızın delik deşik edilmesini istemiyoruz. Ayder Yaylası turizme açıldı ama çiçekler yerine poşet ve galoşlar ortalıkta dolaşıyor. Bu görüntüleri yaylalarımızda görmek istemiyoruz. Bu nedenle Yeşil Yola karşı çıkıyoruz ve dur diyoruz. Bunu durdurmakta kararlıyız” diye konuştu. 
'DEVLET DE BİZİZ KORUYAN DA' 
Samistal Yaylası’nda iş makinesinin önüne atlayan “Havva Ana” lakaplı 4 çocuk annesi 63 yaşındaki Rabiye Bekar, Yeşil Yol güzergahında bulunan yaylada elinde sopası ile nöbet tutmayı sürdürüyor. Haksızlıklara karşı durmaya devam edeceğini ifade eden Rabiye Bekar, bu nedenle “Havva Ana” adıyla anıldığını anlattı. Bekar, dedelerinin “yaylaların birleştirilmemesi” vasiyeti olduğunu dile getirdi. 
Rize Valisi Ersin Yazıcı’nın kendileri için “Çapulcu” benzetmesi yaptığını hatırlatan Bekar “Bu halkı nasıl çapulcu yapabilir? Taşına toprağına kurban olanı, çapulcu yapamaz. Vali kim? Sen benim sayemde o koltukta oturmuşsun. Sen bana nasıl çapulcu dersin?” dedi.
Mücadeleye devam edeceğini vurgulayan Bekar “Ölmek var dönmek yok. Yaylaya çıkarken iş makinesi ile yolumuzu kestiler. Vali, sen bizi durduracaksın öyle mi? Bana Hi-Man gücü geldi o anda. Bana dedelerim güç verdi, kuvvet verdi. O taşlardan yol yaptık. Çimentosuz, kumsuz duvar yaptık. O iş makinesini yakabilirdik. Ama bizler devleti koruyan kişileriz. Devlet biziz, onu koruyan da biziz” diye konuştu. 
İSTANBUL'DA HORONLU PROTESTO
Özge Ergün
İstanbullular dün Karadeniz’deki 8 ilin yaylalarını birbirine bağlamak için yapılması planlanan Yeşil Yol projesine tepki gösterdi. Bir basın açıklaması yapan Fırtına İnisiyatifi’nden Hale Arıkan, teknik, bilimsel veya eklojik denge hesabı yapılmadan tabiat cenneti alanların dozerle yerle bir edilmek istendiğini vurguladı. Arıkan, “Proje hayata geçerse hayvancılık son bulacak, yayla hayatı ve ekolojik denge büyük zarar görecek” değerlendirmesi yaptı. 
Avukat Yakup Okumuşoğlu da projeye karşılık hukuki yollara başvurduklarını belirtti. İlk davayı 26 Haziran’da Rize İdare Mahkemesi’nde açtıklarını hatırlatan Okumuşoğlu, “Yaptıkları yol kaçak bir yoldur. Fırtına Vadisi gibi doğal sit alanı olan bir bölgede, meraları, yolları, dağları parçalıyorlar; yok ediyorlar. Bunun arkasından ‘nitelikli oteller’ getirecekler” dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.