Türkiye 'soykırım' stratejisi belirlemeli

Emekli Tümgeneral Ali Erdinç AİHM kararından sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Ermeni soykırımı iddiaları konusunda yeni bir strateji belirleyerek harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye 'soykırım' stratejisi belirlemeli
25 Nisan 2016 Pazartesi 14:51

İsmet Özçelik

Araştırmacı yazar emekli Tümgeneral Ali Erdinç’le Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Ermeni soykırımı yalanı ile ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) kazandığı davayı ve kazanılan zaferin yansımalarını konuştuk. Perinçek’in tarihe imzasını attığını belirten Erdinç, AİHM kararının çok iyi incelenmesini istedi. Erdinç, mahkemenin verdiği karardan sonra bütün dengelerin değiştiğini vurgulayarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Ermeni soykırımı iddiaları konusunda yeni bir strateji belirleyerek harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Erdinç şu mesajları verdi:

YÜZ YILLIK YALAN SON BULDU
Perinçek ve Perinçek Davası tarihte yerini almıştır. AİHM kararı bir içtihattır. Bu konuda Perinçek ile 90 yıllık mücadele tarihinde ilk defa sonuç aldık. Perinçek tarihe imzasını attı. Yüz yıllık yalanı sona erdirdi. Bu konu öyle küçümsenecek, ‘Ha iyi oldu’ denilecek bir olay değil. Türkiye Perinçek’in AİHM’de kazandığı zaferi iyi değerlendirmeli.

YENİ BİR STRATEJİ LAZIM
Türkiye Cumhuriyetinin elinde şimdi AİHM’nin Perinçek kararı var. Bu karar bütün Ermeni soykırımı iddialarını çürütüyor. Şimdi yapılması gereken AİHM’in Perinçek kararı doğrultusunda yeni bir strateji belirlemektir. Bunu Talat Paşa Komitesi’nin çekirdeği altında devletin yapması gerekiyor. Yurt dışında üniversitelerde, sivil toplum kuruluşunda gerçeğin, AİHM kararının anlatılması lazım.

AİHM KARARI DEVLET POLİTİKASI OLMALI
Mahkemenin gerekçeli kararı çok önemli bir karar. Bu kararda Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde kullanacağı çok konu var. Karar uluslararası hukuku iyi bilen hukukçularla yeni baştan masaya yatırılmalı. Bu çalışma kurumsal anlayışla olmalı ve Türkiye dışından akademisyen uzmanlar da çağrılmalı. Kişisel gayretten öte bu işe devlet el atmalı ve kurumsallaşmalı. Devlet bu konuda geç kalmış durumda.

AB ÜLKELERİ İÇ HUKUKLARINI YENİDEN DÜZENLEMELİ
Bu çalışmalar sonrasında Avrupa Birliği ülkeleri uyarılmalı ve AİHM kararı doğrultusunda iç hukuklarını değiştirmeleri istenmeli. “Ermeni soykırımı yoktur” demeyi suç sayan hükümlerin yürürlükten kaldırılması sağlanmalı. Ders kitaplarında bu konudaki yanlış bilgilerin düzeltilmesi için harekete geçilmeli. AB ilerleme raporunda ikide bir “Ermeni soykırımını kabul edin” tarzındaki ifadelerin derhal geri çekilmesi konusunda gerekli girişimlerde bulunulmalı. AİHM kararının üzerinden bunca zaman geçti ama hükümet bu konuda gerekeni yapmadı.

TÜRKLERİN BAŞI DAHA DİK
AHİM’in Perinçek kararının çok önemli bir yönü daha var. Psikolojik yönü. Bugüne kadar sanki “Soykırım yalandır” diyenler korku içindeydiler. Yapılan kampanyaların etkisiyle tereddütler vardı. Bazıları işi çok ileri götürdü. 2015’te İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde adamalar toplanıp karar alırken bu karara katılmayanları kapıdan içeri bile sokmadılar. İstanbul’da “Soykırım vardır” diye yürüyüş bile yaptılar. Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler de yapılan propagandanın etkisiyle zor durumdalardı. Doğu Perinçek’in AİHM’de kazandığı zaferden sonra Türklerin başı daha dik hale geldi. Özellikle başta Avrupa’da yaşayanlar olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşamını sürdüren Türklerin özgüvenleri arttı. Eziklik kalktı, güç kazandık. Yani kararla birlikte en büyük kazançlardan biri de psikolojik alanda olmuştur.

İSRAİL GERİ ADIM ATTI
Uluslararası platformda bu konuyla ilgili tepkilere de baktım. Dikkatimi çeken Columbia Üniversitesi’nin halka açık bir Açık Toplum Enstitüsü gibi bir şeyi var. Bu mahkeme kararını aynen koymuş, güzel bir değerlendirme. İsrail de konuyu incelemiş. İsrail’in tutumu enteresan. İsrail Cumhurbaşkanı Rivlin’in iki sene önce genel tavrı “İsrail soykırımı tanıyacak” gibiydi. Sonra birdenbire tavır değiştirdi. Bunda Azerbaycan’la ilişkileri de önemli rol oynadı.

AİHM KARARINDAN SONRA YENİ TAKTİKLER
Bir konu daha var. “Türkler soykırım yaptı” yalanını savunan çevreler AİHM kararından sonra taktik değiştirdiler. Yeni garip kitaplar üretmeye başladılar. Ne yapıyorlar? Atatürk’le Hitler’i özdeşleştiriyorlar. “1915 olayları ile holokost Yahudi soykırımı organik bağlantılıdır. 1915 olayları Hitler’e Yahudi soykırımı yapmanın önünü açmıştır, cesaret vermiştir, O’nu teşvik etmiştir” diyorlar. Baktılar ki soykırım yalanı sulanmaya başladı. O zaman dediler ki “1915 olayının Nazi soykırımı ile organik bağı olduğunu ispat etmeye yönelik çalışma yapalım”. Son dönemde yazılan bazı kitaplar bu amaçla hazırlandı. Atatürk, İnönü dahil bütün Türk hükümetlerinin Nazi yanlısı olduğunu öne sürüyorlar. “Türkler öyle bir ulusal arınma yaptı ki, sadece Ermenileri temizlemedi. Arkasından Kurtuluş harbi ile beraber Pontusları, Batı Anadolu Rumlarını, hepsini gönderdi. Arındı, rahatladı. Hitler de bunun için Atatürk’ü örnek aldı” fikrini işliyorlar.

ERMENİLER NAZİ BİRLİKLERİNDE GÖREV YAPTI
Ama durum tam aksi. 1933’ten savaşın sonuna kadar Ermeniler Nazi birliklerinde görev yaptı. Nazi’lerin meşhur bir Ermeni lejyonu var. Başında “Dro” diye tanınan bir general. Bu adam aynı zamanda “Türk kasabı” diye anılır. Bu adam Türkiye’de yaptığı katliamdan sonra Ukranya’ya kaçar ve oradan Hitler’e gider. Orda ilk defa Ermeni gönüllü lejyonunu kurar. Holokostun içinde görev yapar.
Ermeniler 1. Dünya harbinde Ruslarla işbirliği yaptılar. 2’nci Dünya harbinde Rusları sattılar. Gittiler Almanlarla işbirliği yaptılar. Almanların meşhur bir harekat planı vardır, gerçekleşmedi. 1943 yılında Bulgar ordularıyla beraber Alman ordusu Türkiye’ye taarruz edecek, Batı Ermenistan’ı teşkil etmek üzere Ermeni kuvvetleriyle birleşecek. Bu planı, ben Alman kayıtlarından çıkarttım. İsmi de “Gerthrut”. Nazi-Ermeni işbirliğinin adı. Gerthrut Planı 1943-44’te yapıldı fakat uygulanamadı. “Türkler Nazi yanlısıydı” diyenler bize saldırmak için plan yapmışlar.

ERMENİLER İÇİN 24 NİSAN NEDEN ÖNEMLİ
24 Nisan Ermeniler için neden önemli bir gün olarak anılıyor? 24 Nisan’dan önce Sarıkamış harekatını kaybettik. 90 bin vatan evladı burada hayatını kaybetti. Bu Sarıkamış harekatında Rus ordusuna öncülük yapan, rehberlik yapan Ermeni çetelerdi. İkincisi Mart 1915’te güneyde, Kilikya bölgesinde isyan çıkarttılar. 24 Nisan anfibi harekatın Çanakkale’de başladığı, karaya çıktıkları gün. Bu harekattan bir hafta önce Yalova, Bursa, İzmit bölgelerinde isyan çıkarttılar. Amaç şuydu: İngilizler karadan gelecek, İstanbul’da onları isyanlarla karşılayacaklar. İstanbul Kumkapı’da öyle bir örgütlendiler ki, Teşkilat-ı Mahsusa raporlarında var. Bu olaylardan sonra beyin takımından 235 kişi Ankara Ayaş ve Çankırı’da sürgüne gönderildi. Bunların bir kısmı sonradan serbest bırakıldı, bir kısmı infaz edildi, bir kısmı başka yere göç ettiler. Ermenilerin 24 Nisan’daki bu kadar bağırış ve gürültüsü bu isyanları çıkaran elebaşlarının enterne edilip Ayaş ve Çankırı’ya sürgün edilmesidir. Bakın, daha hala tehcir kararı alınmadı, Temmuz’a kadar bekleniyor. Temmuz’da tehcir kararı uygulamaya sokuluyor. 24 Nisan’ın bu açıdan değerlendirilmesi lazım.

ALİ ERDİNÇ KİMDİR?
1974 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. 1980 -1982 yıllarında Alman Silahlı Kuvvetleri Zırhlı Birlikler Okulu’nda “Leopard tankları” üzerine eğitim aldı. 1985 yılında Kara Harp Akademisi’ni bitirdi ve bir kurmay subay olarak Genelkurmay Harekat Başkanlığında görev yaptı.
1991 yılında Harp Akademilerine Strateji ve Harp Tarih Öğretim Üyesi olarak görev yaptı. 2004-2005 yılları arasında Genelkurmay Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanlığı ve 2005-2007 yılları arasında Genelkurmay Eğitim Daire Başkanlığı , 2007-2009 yıllarında Kara Kuvvetleri Eğitim Ve Doktrin Komutanlığı Okullar Komutanlığı görevlerinde bulunan Ali Erdinç 2009-2011 yılları arasında yürüttüğü Milli Güvenlik Akademi Komutanlığı görevinde iken 2011 yılında emekliliğe ayrıldı. 2013 yılında bir süre için Çin’e giden Ali Erdinç Hubei /Wu Dang bölgesinde savaş sanatları üzerinde eğitim aldı. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih Ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanlığı tarafından 2005 yılında yayınlanan “İkinci Irak Savaşı” adlı kitabı olan Ali Erdinç’in Çin savaş sanatları ile klasik Çin tıbbı üzerinde master seviyesinde uzmanlığı bulunuyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.