Sabri Uzun F tipinin para akışını anlattı: 500 şirketi emniyete bildirdik

Yazdığı kitapla gündem yaratan Eski İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun, Gülen Cemaati’nin 500 şirketi olduğunu, para akışı kontrol altına alınmadan örgütün de kontrol edilemeyeceğini söyledi

Sabri Uzun F tipinin para akışını anlattı: 500 şirketi emniyete bildirdik
26 Ocak 2015 Pazartesi 07:48

Sezim Özadalı / Ankara

EMNİYET Genel Müdürlüğü eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun, F tipi örgütle ilgili gündemi değiştirecek açıklamalarda bulundu. Uzun, F tipinin yapılanmasını ve para akışını ayrıntılı olarak anlattı. F tipinin 500 şirketi olduğunu ve kara para işi yaptıklarını belirten Uzun, “Sadece 1 şirketin piyasada 5 buçuk milyar dolar parası var. Para kontrol altına alınmadan örgüt kontrol altına alınamaz” dedi.

Sabri Uzun, Ulusal Kanal’da Sabahattin Önkibar’ın “Alternatif” programına konuk oldu. Uzun, program sonrası Aydınlık’a önemli açıklamalarda bulundu.

AÇIĞA ALINAN POLİSLERE F TİPİ ÖRGÜTTEN MAAŞ

Uzun, Cemaat’in Emniyet’teki İmamı Kozanlı Ömer’in havaalanlarındaki VIP salonlarından girip çıktığını açıkladı ve Kozanlı Ömer’in MİT mensubu olarak tanıtıldığını belirtti. Emniyet’teki F tipi yapılanmaya karşı başlatılan operasyonlarda açığa alınan polislere 3 bin lira, amirlere ise 5 bin lira para gönderildiğini söyledi.

“Hangi Cemaat militanının verdiği paraların devlet içinde kaydı var?” diye soran Uzun, sözlerine şöyle devam etti: “1999 yılında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne Cemaat’in 500 şirketi hakkında bilgi verdik. En fazla bilgiyi veren de İstihbarat Daire Başkanlığı’ydı. Bugün bu şirketlerden bir tanesi olan bankanın piyasadaki parası 5.5 milyar dolar; özdeğerleri de 1.2  milyar dolar... Bu para, sadece bir şirketin... Yurtdışına işverenleri götürüyorlar, iş buluyorlar, paraları da valizlere koyup Türkiye’ye getiriyorlar. Para kaçırma olayları had safhada. Bunlarda beyaz para yok, hepsi kara... Hiçbirinin de kaydı yok.”

Cemaat’in parasal kaynaklarının tamamen şaibeli olduğunu kaydeden Uzun, “Bu örgüt devamlı para topluyor. Cemaat mensubu 400 bin kişinin parasıyla bu değirmen dönmez. Para her yerden geliyor. Dolmuş, taksi duraklarından, pavyondan, vatandaştan toplanan yardım paralarından...” diye konuştu. Uzun, Cemaat’in para akışıyla ilgili olarak Meclis’in bir yasa çıkarmasıyla örgütün kontrol altına alınabileceğini ifade etti ve “Oluk gibi para akıyor. Para kontrol altına alınmadan örgüt kontrol altına alınamaz. Yetişmiş insan gücü var, parası var, kendilerine göre karargahları var” dedi.

ESAS TEHLİKE TSK’DAKİ F TİPİ

“Polis teşkilatına 2006-2013 yılları arasında alınan memur ve amirlerin yüzde 90’ının Cemaat’in militanı olduğuna Allah’ın birliğine inandığım gibi inanıyorum” diyen Uzun, esas tehlikenin ise TSK’daki Cemaat yapılanması olduğunu kaydetti. Uzun, İstanbul Altunizade’de 1984 yılından 28 Şubat dönemine kadar askeri okullarda okuyan öğrencilere F tipinin eğitim verdiğini anlattı. Uzun, “Cumartesi Hava Harp Okulu, Pazar da Deniz Harp Okulu’ndan 25-30 öğrenci gelip ders aldı. Amirallere Suikast davası, Casusluk ve Fuhuş davası, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na yapılan hilelerin tamamı o zaman ders alan subayların yönetiminde yapıldı” şeklinde konuştu.

SAVCI VE SUBAYLAR ARASINDA ORGANİK BAĞ

F tipi savcılardan Fikret Seçen’in 6 Aralık 2010’da Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yaptığı aramayla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Uzun, “Savcı, mahkeme kararından 2.5 saat önce gidiyor. Gölcük Donanma Komutanlığı’na vardıktan sonra mahkemeden karar çıkıyor” diye konuştu. Donanma Komutanlığı’ndaki yer karolarının altından belgeler çıkarıldığını anımsatan Uzun, “Savcı yanında vantuz götürüyor. Siz hiç yanında vantuz götüren bir savcı gördünüz mü? Vantuz ihtiyacı olacağını nereden biliyor?” sorularını yöneltti ve “Deniz Kuvvetleri’nde Cemaatçi subaylarla aramaya giden savcı arasında organik bağ görünüyor” ifadesini kullandı.

CEMAAT’İN ADAMLARINA TERFİ

Birçok subayın haklarında ihbar mektubu geldiği için terfi ettirilmediğini vurgulayan Uzun, “İhbar mektubunu gönderen de soruşturmayı yapanlar da TSK içindeki Cemaatçiler. Generallik-amirallik sırası gelmiş kişiler yerine Cemaat’in adamları terfi ettirildi” ifadesini kullandı.

F TİPİ ÖRGÜTÜN YEMİNİ

Uzun, Cemaat mensuplarına “Gücüm yettiği kadar kainat imamına (Fethullah Gülen) hayatımı gaye edeceğime, kardeşlerime karşı sadakatte bulunacağıma, halkın ve talebe arkadaşların izzet ve onurlarını izzetim ve onurum kadar yükseltmeye çalışacağıma, münferit hareket edip bu kararlara aykırı davrandığım an kendi irademle bu kadrodan kendimi dışlayıp herhangi bir öğrenci gibi vazifeme devam edeceğime, kainat imamına sadakatten hiçbir surette ayrılmayacağıma yemin ederim” şeklinde bir yemin belgesi imzalattırıldığını dile getirdi. Ayrılanların da “şefkat tokadı” ile korkutulduğu belirtildi.

KİTAPTA ADI GEÇENLERİ ARIYORLAR

Uzun, “İN” kitabında adı geçen kişilerin Cemaat mensupları tarafından arandığını ve yanlış bir bilginin olup olmadığının araştırıldığını söyledi. Küçük bir bilgi yakaladıklarında da

Cemaat medyasında haber yapıldığını ifade etti.


Etiketler; #Sezim Özadalı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.