Mücadele sonunda refaha kavuşacağız

‘Mardin’de çan çalınca Hırıstiyan kiliseye, ezan okununca Müslüman camiye gider. Ancak mesele vatan olunca burada herkes vatan savunmasına gider. Buradaki mesele Türk - Kürt meselesi değildir. Bizim şu anki savaşımız dış odaklı güçlere karşı savaştır. Yedi düvele meydan okumuş bir milletiz. Bugün de yedi düvelle savaşıyoruz. Ve biz bu mücadele sonunda refaha kavuşacağız’.

Mücadele sonunda refaha kavuşacağız
11 Nisan 2016 Pazartesi 13:50

İlyas Gümrükçü

Medeniyetler şehri Mardin’deyiz. Tarımın yanında Mardin’in en büyük geçim kaynaklarından biri turizm. Bir diğeri ise sınır ticareti. Bölge PKK saldırılarından en çok etkilenen illerden biri olmuş Mardin. Sınır ticareti neredeyse bitmiş durumda. Turizm ise sıfır desek abartı olmaz. Turizm firmaları artık ortada yok. Hediyelik eşya satan dükkanlarda in cin top oynuyor. Mardin caddelerinde değil turist görmek, gün ortasında Mardinli bile göremiyorsunuz. Mardin’de durumu daha yakından öğrenmek için Mardin’deki oda başkanları ile görüştük.
Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Hasan Aydın esnafının şu anki durumunu şöyle anlattı: “Bölgemizde ve ilimizde yaşanan olaylardan dolayı çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Mardin esnafı artık siftah yapmadan kepenk kapatıyor. Tabii esnaf satış yapamayınca da ödemelerinde çok büyük zorluklar çekiyor. Evine ekmek getirmekte zorlanıyor artık. Şu an kredi için bize başvuru yapan beş yüzün üzerinde esnaf var. Bu konuda yetersiz kalıyoruz. Çaresizlik içerisinde yaşamaya çalışıyoruz.”

BAŞBAKAN SÖZÜNÜ TUTMADI
“Biz esnaf temsilcisi olarak ise devletten bu bölge esnafının borçlarını ödeyebilmeleri için daha çok mali yardım istiyoruz. Başbakan 5 Şubat’ta burada yaptığı açıklamada esnafa 30 bin lira faizsiz kredi sözü verdi. Bu 30 bin lira bile esnaf için bir can simidi oldu. Fakat 20-25 gündür bu durduruldu. Nedenini bilmiyoruz. İsteğimiz bu 30 bin lira olan faizsiz kredinin önünün tekrar açılmasıdır. Tabii bu da çözüm değil, ama en azından belli bir süre esnafımız bir nefes almış olacak...”

‘OTELLER BOŞ KALDI’
Kahveciler ve Otelciler Esnaf Odası Başkanı Murtaza İnan’ın durumun vehametini anlatmak için verdiği rakamlar ise çarpıcı:
“Mardin’de dördü büyük otel olmak üzere 20’ye yakın otel var. Toplam yatak kapasitesi 6 bin civarında. Bu oteller her yıl dolup taşıyordu ve bin beş yüzün üzerinde personel çalışıyordu, ama 7 Haziran’dan beri bu oteller bomboş. Turist olmayınca otel personelinin de yüzde 90’a yakını işsiz kaldı. İnsanların cebinde artık para yok, çünkü iş yok. Kahvehaneler bile çay satamaz duruma geldi Mardin’de.”

HİÇBİR KÜRT VATANIN BÖLÜNMESİNİ İSTEMEZ
Murtaza İnan, çözüm için millete güveniyor: “Türkiye halkı sabırlı ve inançlı bir halktır. Biz bu sorunlarında üstesinden geleceğiz. Mardin’de Türk var, Kürt var, Arap var, Süryani var, Yezidi var, varoğlu var. Ama bir gerçek de var: Hepimiz Türk milletiyiz. Onun için biz bu işin altından da kalkacağız Allahın izniyle. Çan çalınca Hiristiyan kilisesine, ezan okununca Müslüman camisine gider Mardin’de. Ama mesele vatan olunca burada herkes vatan savunmasına gider. Bölgede yaşanan olaylar dış odaklı güçlerin kışkırtmasından başka bir şey değildir. Ben Arap’ım. Ama şunu da çok iyi biliyorum. Hiçbir Kürt vatanının bölünmesini istemez. Dikkatimizi bu dış odaklara vermemiz lazım. Birde bizim devletimiz çok güçlü bir devlettir. Buradaki mesele Türk - Kürt meselesi değildir. Bizim şu anki savaşımız dış odaklı güçlere karşı savaştır. Yedi düvele meydan okumuş bir milletiz biz. Yedi düveli denize dökmüşüz. Bu gün de yedi düvelle savaşıyoruz. Biz imanımız ve inancımızla, 1920’lerde olduğu gibi bu günde bunun üstesinden geleceğiz. Benim buna inancım tamdır. Ve biz bu mücadele sonunda refaha kavuşacağız.”

ABD’NİN DESTEĞİNİ BİLİYORUZ
Mehmet Ali Tutaşı, ABD’li yetkililerin PKK/PYD’ye verdiği destek konusunda ise çok net: “Tabii ABD bunları destekliyor ki karasal gücüm diyor. Yoksa der mi? Kimin kimi desteklediğini hepimiz biliyoruz. Silahı kimden alıyorsan o seni destekliyor demektir. Ve silah verenin askeri olursun. Sen içerde PKK ile mücadele etmek yerine Emevi camiinde namaz kılmaya kalkarsan olacağı bu olur. İç sorunu çözmeye çalışacak yerde Suriye’deki muhalifleri desteklemek neyin nesi? Suriye’deki iç sorunlar Suriye hükümetinin sorunu. Sana ne oluyor? Önce kendi ülkemize bakmamız, kendi iç huzur ve güvenliğimizi sağlamamız lazım. Kıldın mı emevi camisinde namaz? Bütün mesele bu.

‘AÇILIM PAMUK İPLİĞİNE BAĞLIYMIŞ’
Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Ali Tutaşı, “Bölgede ticaretten, ekonomiden bahsetmek abes” diye söze başladı ve “Bu ortamda insanlarımız ne ticaret düşünebiliyor ne de geleceğe dair umutlar besleyebiliyor” diye konuştu. Tutaşı’nın değerlendirmeleri şöyle:

BARIŞ VE HUZURA HASRETİZ
“Geçmişteki üç yıllık barış ortamında biz çok ümitlendik aslında. Barış ve huzur istiyorduk, silahlar sustu, asker ölmüyor, analar ağlamıyor, insanlar eskiye oranla refah içinde yaşıyor falan diye umutlandık... Ama gelin görün ki bu süreç bir pamuk ipliği süreciymiş. Kalıcı çözüm istiyoruz. Bunun nasıl biteceğini devlet bilecek. Çözüm süreci samimi değildi. Onu şimdi gördük. Bu çözüm sürecinde daha çok silahlanma oldu. Ve bu silahlanmayı sıradan vatandaş bile gördü. Peki devlet görmedi mi? Gördü. Ama neden göz yumuldu? Açıkçası benim mantığım almıyor. Hem barış masasına oturacaksın hem de silahlanacaksın. Demek ki sen bu süreçte ciddi değilsin. Tabii burada bizi yönetenlere de bakmak lazım. Hem barış süreci diyorsun, hem de silahlanmaya göz yumuyorsun. Bunu anlayamadık gitti...”
Güvenlik güçlerinin operasyonları konusundaysa, “Devlet devlettir. Ve operasyon yapacak tabii ki. Haklıdır da” dedi ve ekledi: “Ama bu operasyonlardan önceki yanlışları da iyi bilmemiz lazım.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.