Mehmetçik kanıyla dolan para kasaları

Sultan Abdülmecid'den Tayyip Erdoğan'a

Mehmetçik kanıyla dolan para kasaları
04 Aralık 2014 Perşembe 10:50

17-manset

Ankara Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde altı yıldır oyunlarını sergileyen Kemal Kuruçay ve Bahadır Tokmak Tiyatrosu, bu yıl da bir politik güldürü ile tiyatro severlerle buluşuyor

Kemal Kuruçay ve Bahadır Tokmak Tiyatrosu, tiyatro dönemini “Ankara’nın Bağları” isimli 2 perdelik politik güldürü ile 25 Kasım’da açacak. 17 kişilik kadro, tüm hızıyla prömiyerlerine hazırlanıyor. Geçtiğimiz hafta provalarına katıldığımız oyun ekibi ile ve oyunun yazarı ve rejisörü Bahadır Tokmak’la oyun hakkında konuştuk.

Öncelikle sahne üslubunuz ve oyununuzdan bahseder misiniz?

Bahadır Tokmak, “Aydınlık Gazetesinin aydınlık, hür ve Atatürkçü okurlarına selamlar olsun” diyerek söze başlıyor:

“Biz, Kemal Kuruçay ve Bahadır Tokmak Tiyatrosu olarak, toplumcu tiyatro çizgisinde aldığımız eğitim, inandığımız çizgi doğrultusunda oyunlarımızı sahnelemekteyiz. Toplumsal olaylardan kendimizi soyutlamadan ve sanatçılar olarak içimizde önemli bir mesuliyet hissederek perdelerimizi açıyoruz.

Bu dönem kaleme aldığım 2 perdelik bir politik güldürüyle, Ankaralı tiyatro severlere ‘merhaba’ diyeceğiz. Oyunumuzun ismi ‘Ankara’nın Bağları’, doğal olarak bu ismi duyunca insanlar hemen gülerek, bir türküyle meseleyi özdeşleştiriyorlar. Ama oyunun ismi oradan yola çıkarak koyduğumuz bir isim değil. Bağın, bahçenin, toprağın, ağacın derbeder edildiği, bütün değerlerin alt üst edildiği, koskoca Atatürk Orman Çiftliği’nden ağaçların sökülüp ama Atatürk isminin sökülemediği ve bu konuda büyük bir kısmın mücadele verdiği diğer büyük bir gücün de buna direnç gösterdiği günlerden geçerken, ‘Ankara’nın Bağları’ isimli bağlı, bahçeli, çalgılı, türkülü politik bir güldürüyü sahneliyoruz.”

“ANKARA’NIN BAĞLARI” İZLEYENE NE VERMEK İSTİYOR?

Bize “Yeni Türkiye” diye bir şey dayatılıyor, önümüze konuluyor ve medya ile de desteklenerek bunun ne kadar önemli bir şey olduğu söyleniyor. Biz de medyanın aksine bunun aslında tüm değerleri talan ettiğini, Cumhuriyet’in kuruluş reçetesiyle bir hesaplaşmaya girildiğini anlatıyoruz oyunumuzla. Yeni Türkiye’nin yeni değil, çağlar boyu bizi geriye götürdüğünü anlatıyoruz. “Ankara’nın Bağları” isimli politik güldürü Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu siyasi, ekonomik, toplumsal, sosyal çalkantıların bir panoramasıdır.

AKÜN VE ŞİNASİ SAHNELERİ KAPATILDI. NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Tiyatro, aydınlık, her kurum, her sanat olayı gibi bazı karanlık kafaları her zaman korkutmuştur, ürkütmüştür. Bu da gayet doğal bir şeydir. Sanatın ruhunda muhalefet vardır. Bu doğrultuda devletin üstündeki bu güç, Devlet Tiyatroları’nı istemiyor veya kendilerine uygun biçime devşirmek istiyor.

Ankara’da geçmişi olan iki sahnemiz satıldı, belki yıkılacak. Tabi satın alan kim bilmiyoruz, saklanıyor. Fakat sonuçta alan kişi iş adamı, belki yıkmak isteyecek belki başka bir şey. Fakat şurada kendimize, Atamızın da söyleyişi ile “Alnında ışığı ilk hisseden” tiyatroculara bir özeleştiri düştüğünü düşünüyorum. Ben bir şey hatırlatıyorum, 80’li yılların hemen sonrası, Kenan Evren Cumhurbaşkanı; şimdiki Şinasi Sahnesi’nin adı Çağdaş Sahne’ydi. O sahne, aslında ‘Çağdaş Sahne’ ismi söküldüğünde elden gitmişti. O zamanın büyükleri de ‘Çağdaş’ isminden ürkmüşlerdi. Çünkü ‘Çağdaş’ onlara solu, aydınlığı anımsatıyordu.

Osmancan Gürdoğan / Ankara


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tezcan BAl - 6 yıl önce
yemen yolu yokuştandır karavanam bakırdandır zenginimiz bedel öder şehidimiz fakirdendir tarihten ders alınmadıkça tekerrür edip duracaktır