Mehmetçik farkı

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde diğer bazı ilçelerde olduğu gibi operasyonlar büyük başarıyla sona erdi. ‘Şehir Savaşı’ konusunda Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin Özel Kuvvetleri tarafından eğitilen PKK’lılar, TSK operasyonlarına direnemedi.

Mehmetçik farkı
11 Mart 2016 Cuma 12:26

Masum Gök
[email protected]

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Emniyet personeliyle ve korucularla koordineli bir şekilde 103 gün boyunca sürdürdüğü Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki operasyonlar tamamlandı. Bazı küçük çaplı çatışmalar yaşansa da arama tarama faaliyetleri sona erdikten sonra ilçenin güvenliği emniyet güçlerine devredilecek. Operasyonlarda sivil kaybı yaşanmaması büyük başarı olarak değerlendirilirken, başta ABD Özel Kuvvetleri olmak üzere yabancı güçlerin eğittiği PKK’lılar, hiçbir hedefine ulaşamadı. Diyarbakırlı vatandaşlarımızın PKK terör örgütü militanlarına karşı, güvenlik güçlerinin yanında yer alması da operasyonlarda en dikkat çeken yönü oldu.

SURİYE’DE ABD TARAFINDAN EĞİTİLDİLER
TSK’nın 24 Temmuz 2015 tarihinde terör örgütü PKK’ya karşı başlattığı harekatta, en merak edilen konu, şehir merkezlerinde yuvalanan örgüt militanlarına karşı ne yapılacağıydı. Örgüt, 2011’den bu yana, KCK terör örgütü yapılanması çerçevesinde şehir merkezlerinde silahlı militan yığınağı yapmıştı. Bu militanlar, özellikle Çözüm Süreci’nde eylemlerle gövde gösterisi yapıyordu. Ayrıca Suriye’nin kuzeyinde ABD/İsrail koridoru kurma görevi verilen PKK/PYD unsurları, ABD’nin özel askeri unsurları tarafından şehir savaşında eğitim görüyordu. Bu militanlar arasında Türkiye’ye karşı silahlı eylem yapacağı belirtilen çok sayıda terörist de bulunuyordu. Yani sadece Suriye için değil, Türkiye için de eğitiliyorlardı. Operasyonların başladığı 24 Temmuz’dan sonra yakalanan çok sayıda teröristin, Suriye’de eğitim aldığının ortaya çıkması da bunun göstergesiydi.

TSK, HAZIRLIĞA ÇOK ÖNCE BAŞLADI
Uzmanların dikkat çektiği önemli bir nokta, TSK’nın terör örgütünün şehir merkezlerini silah deposu haline getirdiği tespitini çok önceden yaparak gerekli hazırlığı yapmasına dikkat çekiyor. TSK olası PKK kalkışmasına karşı hazırlıksız yakalanmamak için son 2 yıl içinde Jandarma ve Komando birliklerine alınan uzman personele “meskun mahal operasyonları” ve bu operasyonlar sırasında halkla karşı davranışlar konusunda verilen eğitimlere ağırlık verildi.
Yine bu kapsamda 2015 yılının Ocak ayında 2’nci ve 3’üncü Ordu Komutanlıklarında “Terörizmle Mücadele Harekâtı”, “Toplumsal Olay Görünümlü Terör Eylemleri” ve “Hudut Güvenliği” gibi başlıklarında yoğun eğitimlere başlanması kararı alındı. Bu karar gereğince, askeri birliklerde “meskun mahalde teröristle mücadele” konusunda yoğun eğitimler yapıldı.
Bu eğitimler sayesinde operasyonlara katılan subay, uzman er ve erbaşların hazırlıksız yakalanmamış olduğuna dikkat çekiliyor.

DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOK
Meskun mahalde gerçekleştirilen operasyonların önemli bir boyutu da, dünyada sivil kaybının yaşanmadığı operasyonlara ilk örnek olması. Uzmanlar “Dünyada böyle bir operasyonda yüzlerce insan ölürdü” ifadesini kullanırken, ABD ve İsrail örneğini verdi. Buna göre, İsrail bu tür operasyonlarda bir teröriste karşılık bir sivilin ölmesini normal karşılıyor. ABD askeri konseptine göre ise üç teröriste karşılık bir sivilin ölmesi normal. Bu veriler dikkate alındığında bir uzman şu ifadeyi kullanıyor: “Cizre’de 600 teröristi etkisiz hale getirildi. ABD’nin oranına göre Cizre’de 200 sivilin de ölmesi gerekiyordu. Ancak güvenlik güçlerinin silahıyla Silopi’de, Cizre’de, Sur’da ve İdil’de hiçbir sivil ölmedi. Bu askeri anlamda dünya ölçeğinde çok önemli bir başarı.”

ASKER-POLİS UYUMU
Operasyonlarda dikkat çekilen bir önemli nokta da güvenlik güçleri arasındaki uyum. TSK, ağırlıklı olarak Jandarma Özel Harekat (JÖH) personelini görevlendirdi. Zaten şehir merkezlerinde olan emniyet güçleri ise ağırlıklı olarak Polis Özel Harekat (PÖH) ile operasyonlara katıldı. Operasyonlardaki başarıda asker ve polisin büyük uyum içinde çalışmasının da önemli olduğunun altı çizilirken Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ise çarpıcı bir yorumda bulundu: “Bu operasyonlarda asker ve polis birbirine duygusal manda kenetlenmiş durumda. Ergenekon ve Balyoz davaları sürecinde bozulan asker- polis arsındaki ilişkiler bu operasyonlar sırasında düzeldiğini görüyoruz.”

EN BÜYÜK PAY VATANDAŞIN
Güvenlik kaynakları da dahil olmak üzere tüm uzmanların vurguladığı en önemli nokta ise bu merkezlerde yaşayan Kürt kökenli vatandaşların güvenlik güçlerine verdiği destek. Güvenlik kaynakları “Operasyonlardaki başarıda en büyük pay vatandaşlarındır” vurgusunu yaparken bu konuda operasyonlardaki titizliğe de dikkat çekiliyor. Ordu-Millet birlikteliğinin sağlanmasının nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
- Türk Silahlı Kuvvetleri, operasyonlara başlarken halkın kazanmak ve PKK’nın kucağına itmemek için çok titiz davrandı. Bu çerçevede teröristle vatandaşı ayıracak istihbarata büyük önem verildi ve bu yönde çok yoğun bir çalışma yürütüldü.
- Operasyonlarda yaşanan çatışmalarda evlerinden ayrılan vatandaşlara güvenlik güçleri çok önemli bir şekilde iletişim kurdu. Asker ve devletin diğer birimleri, evsiz kalan insanların sorunlarını azaltma konusunun üzerinde titizlikle durdu.
- Bu durum, vatandaşın tavrına da yansıdı. Zaten PKK’nın baskısından bunalan vatandaşlar, örgütün onları canlık kalkan olarak kullanmak amacıyla yaptığı “bölgeyi/evlerinizi terk etmeyin” çağrılarına kulak asmayarak operasyon bölgelerini boşalttı. Bu da güvenlik güçlerine büyük kolaylık sağladı. Sadece teröristle mücadele imkanı sağlandı.

ÖZVERİ, SABIR, VATAN SEVGİSİ VE EĞİTİM
Güvenlik Uzmanı Mete Yarar operasyonlardaki başarıyı şu şekilde özetledi: “Bu başarının en önemli nedeni güvenlik güçlerinin gösterdikleri özveri. Dünyanın hiç bir yerinde patyalıcıların olduğu bilinen bir yer askeri polisi gönderemezsiniz. İkinci olarak, sivillerin olduğu bilinen bir yerde ilk ateşi karşı taraftan bekleyerek hareket etmek sabır gerektirir. Üçüncü olarak vatan sevgisi son olarak da güvenlik güçlerinin aldığı eğitim.”

OPERASYONLARIN BİLANÇOSU
Genelkurmay Başkanlığı, PKK’lılara yönelik operasyonların dün tamamlandığı Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde 279 PKK’lının etkisiz hale getirildiğini, 206 barikatın kaldırıldığını, 7 hendeğin kapatıldığını ve 365 el yapımı patlayıcının imha edildiğini açıkladı. Diyarbakır’ın merkez Sur İlçesi’nde hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması ve PKK’lıların etkisiz hale getirilmesi için 2 Aralık günü Sur içinde kalan 15 mahalleden Fatihpaşa, Hasırlı, Dabanoğlu, Savaş, Cevatpaşa ve Cemal Yılmaz mahallerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasağın ardından 18 Aralık günü bordo bereliler, jandarma ve polis özel harekat timlerinin katıldığı operasyonlar önceki gün sona erdi.Genelkurmay Başkanlığı Sur’da yapılan operasyonun bilonçosunu dün açıkladı. Açıklamada şöyle denildi: “Bu operasyon neticesinde; 279 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiş, 206 barikat kaldırılmış, yedi hendek kapatılmış, 365 el yapımı patlayıcı (EYP) imha edilmiştir.
Operasyonda 504 adet silah, bu silahlara ait 48.048 adet mühimmat, 10 telsiz ve EYP yapımında kullanılan 3470 kg malzeme ele geçirilmiştir. Bölgede ayrıntılı arama/tarama, var olan hendekler ve barikatların kaldırılması, kapatılması, EYP’lerin etkisiz hale getirilmesi faaliyetlerine devam edilmektedir.

İNCELEME SIRASINDA ATEŞ AÇTILAR
Operasyonların önceki gün sona erdiği ancak sokağa çıkma yasağının sürdüğü Diyarbakır’ın Sur ilçesinde aralarında vali yardımcıları ile İl Emniyet Müdürü Adnan Taşdan’ın da bulunduğu heyetin inceleme yaptığı sırada teröristler tarafından ateş açıldı. Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın beraberindeki heyet ile birlikte inceleme yaptığı sırada ateş açılan tarihi Dört Ayaklı Minare civarında yaşanan olayda, güvenlik güçleri teröristlere anında karşılık verdi. Yaklaşık
5 dakika süren çatışmada, ilk belirlemelere göre 4 terörist öldürüldü. Ateşin, incelemelerde bulunan heyete yönelik olup, olmadığı henüz öğrenilemezken, heyet bölgeden ayrıldı. Akşam saatlerinde 3 terörist daha etkisiz hale getirildi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.