Madenci annesine ‘hakaret’ davası

Biri oğlunu, diğeri eşini kaybetti. Mahkeme salonunda sanıkların tahliyesi istenince tepki gösterdiler, bu kez de haklarında hakaret davası açıldı. Madenci yakınları ‘18 canı alanlar suçlu değil de biz mi suçluyuz?’ diye soruyor

Madenci annesine ‘hakaret’ davası
24 Ocak 2016 Pazar 15:00

Irmak Mete
Ermenek’te maden ocağında hayatını kaybeden Ömer Cansu’nun annesi Pakize Cansu’ya sanık avukatına gösterdiği tepki nedeniyle “hakaret” davası açıldı. Aynı gün yaşanan olaylar nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan madenci eşi Zeynep Tokat için ise takipsizklik kararı verildi. Has Şekerler Maden Ocağı’nda 18 madencinin hayatını kaybettiği su baskınına ilişkin Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 30 Eylül 2015 tarihli duruşmasında tartışmalar yaşandı. Sanık avukatları madenci ailelerinin sanıklara hakaret ettiklerini savunarak, sanıkların mağdur olduğunu iddia etti.
Duruşmada, Cenne Maden İşletmeleri Genel Müdürü tutuklu sanık Abdullah Özbey’in avukatı Battal Özer söz alarak müvekkilinn tahliyesini istedi. 22 yaşında hayatını kaybeden madenci Ömer Cansu’nun annesi Pakize Cansu tepki göstererek “Suçlu onlar değil. Biziz. Onlar bayram etsin, biz ağlıyoruz. Bayram oldu herkesin çocukları geldi. Bir benimki gelmedi” diye bağırdı. Mahkeme Başkanı anne Cansu’nun salondan çıkartılmasını istedi. Bu durum Cansu ve diğer madenci aileleri tarafından da tepkiyle karşılandı. Cansu’nun salondan çıkartıldığı sırada “Satılmışlar” dediği iddia edildi. Madenci Mehmet Tokat’ın eşi Zeynep Tokat da diğer ailelere “Hadi çıkın. Hep beraber boşaltalım burayı” diye seslendi. Mahkeme Başkanı, Tokat’ın çıkartılması için de talimat verdi.

SANIK AVUKATI ‘MÜŞTEKİ’ OLDU
Cansu ve Tokat hakkında duruşma salonunda sanık avukatına “hakaret” ettikleri iddiasıyla Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı. Sanık avukatı Battal Özer’in “müşteki” olduğu dosya kapsamında madenci aileleri savcılığa giderek ifade verdi.
Anne Pakize Cansu hakkında Ermenek Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Kamu görevlisine görevden dolayı hakaret” suçlamasıyla dava açıldı. Avukat Battal’ın Cansu’dan şikayetçi olmadığı ifade edilen iddianamede “Müştekinin taraf vekili olarak duruşma salonunda bulunduğu, kamu görevi yaptığı, suçun kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret kapsamında kaldığı ve bahse konu suçun takibinin şikayete tabii olmadığı” belirtildi. İddianamede, Cansu’nun TCK’nun 125/1-3 maddeleri uyarınca bir yıldan iki yıla kadar hapis veya para cezası ile cezalandırılması istendi. Mahkeme davanın ilk duruşması için 18 Mayıs tarihini belirledi.
Başsavcılık Tokat hakkında da “eyleminin tepki niteliğinde olduğu, soruşturmayı gerektirir hakaret içeren bir eyleminin bulunmadığı” gerekçesiyle 30 Aralık 2015’te takipsizlik kararı verdi.

‘ONLAR DEĞİL BEN SUÇLUYUM’
Aydınlık’a konuşan Zeynep Tokat, eşini 15 ay önce kaybettiğini söyledi ve şöyle devam etti:
“Eşime 3 ay maaş yatırmadılar. Parasız gidip geldi. Kömür karasının içinde ekmek yedirdiler. Yetmedi canlarını da aldılar. O da yetmedi ben ‘salonu terk edelim’ deyince bana soruşturma açtılar. Onlar 18 canı aldılar suçlu değiller. Ben suçluyum. Artık yeter. Adalet yerini bulsun.” Pakize Cansu da “Çocuğumun acısına dayanamıyorum, konuşuyorum. Beni mahkemeye veriyorlar. Benim huzursuzluğum yetmez mi? Çocuğumun hakkını arayacağım. Benimle uğraşmasınlar” dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.