'İç güvenlik'e kimyasal destek / Halka karşı kullanılacak

Geçen ay ‘İç Güvenlik Paketi’ni yasalaştıran AKP Hükümeti şimdi de yaptığı yönetmelik değişikliğiyle toplumsal olaylarda kullanılabilecek, kimyasal silah niteliği de taşıyan bazı toksik maddeler üzerindeki denetimi gevşetti

'İç güvenlik'e kimyasal destek / Halka karşı kullanılacak
11 Nisan 2015 Cumartesi 05:20

Deniz Kahraman 

AKP gece yarısı esrarengiz bir yönetmelik çıkardı. Halka karşı kullanılacak kimyasalların bildirim koşulu kaldırıldı. Yapılan yönetmelik değişikliği “İç güvenliğe kimyasal destek” olarak yorumlandı. 

AKP Hükümeti çok tartışılan, “İç Güvenlik Paketi”ni yasallaştırdıktan sonra “Kimyasal Silahların Yasaklanması Kanununun Uygulanması ve Toksik Kimyasal Maddelerin Bildiriminin Yapılmasına İlişkin Yönetmelik”te de değişiklik yaptı. Yapılan değişiklikle, toplumsal olaylarda kullanılabilecek olan ve aynı zamanda kimyasal silah niteliği de taşıyan bazı toksik maddeler üzerindeki denetimi gevşetti. 9 Nisan tarihli yönetmelik değişikliğiyle uyuşturucu gaz olan Kuinuklidinil Benzilat ve bir çeşit sinir gazı olan Amiton’un belli oranlar dışında devlete bildirilmesi zorunluluğu kaldırıldı. AKP, bildirim zorunluluğunun kaldırılmasıyla ithalatçılardan ya da üretici firmalardan aldıkları kimyasal ürünlerin içe-riğinin gizlenmesinin yolunu açtı. 

KİMYASALLAR GİZLENECEK 

AYM’ye iç güvenlik başvurusu 

Sevim Erol / Bursa 

Bursa Barosu avukatlarından Erol Çiçek, İç Güvenlik Yasası’yla “Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvenceye alınan hakların, kamu gücü tarafından doğrudan ihlal edildiği” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu.  

Anayasaya aykırılığı açık olan hükümlerin ivedi olarak AYM Genel Kurulu önüne götürülmesini isteyen Çiçek yürürlüklerinin durdurulmasını talep etti. Çiçek dilekçesinde, yasanın sadece toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanları değil, sokakları kullanan yurttaşları da “potansiyel mağdur” konumuna soktuğunu belirtti. 

Avukat Çiçek yaptığı açıklamada Polis Vazife Ve Salâhiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat Görev Ve Yetkileri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 04 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Çiçek, anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından doğrudan ihlal edildiğini vurguladı. 

Konunun uzmanları, yapılan yönetmelik değişikliğiyle halka karşı kullanılan kimyasalların içeriğinin gizleneceğini bildirdi. Taksim Gezi Parkı protestolarıyla başlayıp tüm Türkiye’ye yayılan eylemlere benzer gelişmelere karşı önlem alındığını kaydeden uzmanlar, “Çıkarılan yönetmelik şüphe uyandırıcı. Halka karşı kullanılan kimyasalların hem halk hem de uluslararası kuruluşların dikkatinden kaçırılması amaçlanmış görünüyor. Çok tehlikeli bir girişim” değerlendirmesi yaptı. 

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ 

Türkiye, 1997 yılında Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne taraf olduktan sonra AKP Hükümeti 2006 yılında bu sözleşmenin ulusal düzeyde tam olarak uygulanmasına olanak sağlayacak cezai ve idari düzenlemeleri kapsayan 5564 sayılı Kimyasal Silahların Geliştirilmesi, Üretimi, Stoklanması ve Kullanımının Yasaklanması Hakkında Kanun çıkarıldı. 2007 yılında da söz konusu kanun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarla kanun kapsamındaki toksik kimyasal maddeler ve prekürsörleri (ana maddeyi oluşturan öncü madde) ve farklı kimyasal maddelerin bildirimlerinin yapılması hakkında bir yönetmelik çıkarıldı. Bu yönetmelikle kanunda yasaklanmamış amaçlar için kullanılan, kanuna ekli cetvellerdeki toksik kimyasal maddeler ve prekürsörleri ile farklı kimyasal maddelerin (diğer organik kimyasalların) geliştirilmesi, üretilmesi veya elde bulundurulması faaliyetinde bulunan her türlü tesisin kurulması ve işletilmesiyle ilgili bildirimlerin yapılması ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlendi. 

GÖZLER TÜRKİYE’YE ÇEVRİLMİŞTİ 

Söz konusu yönetmelik 2007 yılından bu yana dikkatle uygulandı. Özellikle, Suriye’de cihatçı grupların kimyasal silah kullandığının ortaya çıkması, Guta’da yapılan kimyasal silah saldırısı sonrasında yapılan incelemelerde söz konusu silahın Türkiye’de üretilmiş olduğu anlaşılması, uluslararası kamuoyunda dikkatlerin bir anda Türkiye’ye çevrilmesine neden olmuştu.  

AKP Hükümeti, uluslararası alandan gelen eleştirileri, Türkiye’de kimyasal silah için kullanılan kimyasal maddelerin yasa ve yönetmeliklerle sıkı denetim altında tutulduğu değerlendirmesiyle yanıtlamayı sürdürdü. Ancak AKP Hükümeti, bu konuya ilişkin bütün dikkatlerin Türkiye’de olduğu bir dönemde söz konusu uygulama yönetmeliğinde değişikliğe gitti. 9 Nisan tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikle birlikte, bir önceki yönetmeliğin ekinde yer alan “Kuinuklidinil Benzilat” ve “Amiton: O,O - Dietil S- ( 2 - (dietilamino) etil) fosforotiolat ve tekabül eden alkile veya protonlandırılmış tuzlar” isimli kimyasal maddelere ilişkin “üretim aşamaları dâhil olmak üzere, üretilen bir kimyasal karışım içerisinde yer alan herhangi bir kimyasal madde konsantrasyonu (ağırlıkça) yüzde 1’den az ise, bu kimyasal maddenin Bakanlığa bildirilmesi zorunlu değildir” düzenlemesi yapıldı. 

HALKA KARŞI KULLANILACAK 

Bu iki maddeden biri olan Kuinuklidinil Benzilat’ın “uyuşturucu bir kimyasal madde” olması ise dikkat çekti. Diğer madde olan Amiton ise “sinir gazı” olarak kullanılıyor. Sarin gazından daha hafif olmakla birlikte insanların doğrudan sinir sistemine etki ediyor. Etkilediği insanları, oluşturduğu fizyolojik ve zihinsel etkilerle önemli bir süre etkisiz hale sokan, felç, körlük ve sağırlık gibi geçici fiziksel etki gösteren Kuinuklidinil Benzilat’ın toplumsal olaylarda halka karşı kullanılması söz konusu olacak.  



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nadir Şener Hatunoğlu - 5 yıl önce
saygı ile.. bu görüşe katılıyorum; çünkü iktidar partisinin alternatifi, virüs kaptı... *matematikçi-bilim uzmanı*
Avatar
Nadir Şener Hatunoğlu - 5 yıl önce
akılcı, lâik, demokratik kesimi ancak, kitle imha silâhı kökten kazıyabilir...
* matematikçi-bilim uzmanı *