Erdoğan’a oy verdim vicdanım sızlıyor

Çamlıhemşinli olan Havva ana, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın annesinin arkadaşıydı. Erdoğan’ın seçimi kazanması için birlikte çalışmışlardı. Şimdi, yıllarca zahmetini çektiği, kıymetini de bildiği yaylaları tehdit altında ve Havva ana, Erdoğan’a oy verdiği için vicdan azabı çekiyor

Erdoğan’a oy verdim vicdanım sızlıyor
14 Temmuz 2015 Salı 11:22

Adnan Türkkan / Çamlıhemşin - Rize
Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki yaylaları birbirine bağlama gerekçesi ile yapılmak istenen “Yeşil Yol” projesine karşı en çok kadınlar direniyor. Havva ana lakaplı Rabia Özcan da o kadınlardan biri. Hafta sonu yapılan ve valilik talimatıyla jandarmanın müdahale ettiği eylemde “Ben halkım, devlet kim? Devlet sayemizde devlettir” çıkışıyla bütün Türkiye’nin ilgi odağı olan Havva ana, Aydınlık’a konuştu. Güler yüzlü Havva anayla Çamlıhemşin Kaymakamlığı önündeki eylemden hemen önce buluştuk. İstisnasız herkesin ilgi odağı haline gelen Havva ana, “Aslında bu işleri bilmem ben. Sadece vatanıma, toprağıma, yaylama sahip çıkıyorum” diyor. Doğma büyüme Çamlıhemşinli olan Havva Ana 57 yaşında. Gerçek adı ise Rabia Özcan.
Çamlıhemşin’in Sırt Mahallesi’nde oturuyor. Yeşil Yol’un geçeceği Kavrun Yaylası ise her zaman kullandıkları yaylaları. “Bu yaylalar dedelerimizden, ninelerimizden bize yadigar kaldı” diyor. Yetkililere tepkili. Özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a. “Annesi rahmetli Tenzile Erdoğan arkadaşımdı. Üstelik Tenzile hanımı yaylada misafir etmiştim” diyor ve ekliyor “Erdoğan’ın ilk girdiği seçimlerde kazanması için çok çalıştık. Kızım da AKP Kadın Kolları Başkanı’ydı. Seçimde biz kazandırdık onu. Erdoğan’a oy verdiğim için vicdan azabı çekiyorum.”

'YEŞİL YOL'U KESİNLİKLE İSTEMİYORUZ'
Neye karşı çıkıyorsunuz diye sorunca kendi üslubuyla başlıyor anlatmaya: “Biz yayla yollarının kesinlikle birbirine bağlanmasını istemiyoruz. Gayemiz, düşüncemiz bu. Bizim yaylamız Kavrun Yaylası ama sadece Kavrun’un değil diğer yaylaların da yollarla birbirine bağlanmasını istemiyoruz. Her yaylanın zaten yolu var. Neyi amaçlıyorlar? Dedelerimizin, ninelerimizin sesleri kulaklarımızda çınlıyor, onların nasihatlerini dinlemek mecburiyetindeyiz. Olay Kavrun ya da Samistal olayı değil. Samsun’dan Artvin’e kadar hiç kimse yaylaların birbirine bağlanmasını istemiyor. Yaylaların yolları var zaten, turizm de var. Ama bunların istediği yollar açıldığı zaman şu anki turizm de ölecek. Torunlarımız yaylaya çıktığı zaman taşını toprağını, çiçeğini koklayarak yürüyüşlerini yapabiliyorlar. Yayladan yaylaya geçmek isteyenler yürüyerek gidebiliyorlar. Yaylacılık budur zaten.” Niye kadınların en önde olduğunu ise şöyle açıklıyor Havva ana: “Biz kadınlar yaylaların çok zahmetini çektik. Küçüklükten beri daha çok yorulduk, ızdırabını biz çektik. Erkekler bizim kadar zahmet çekmediği için oranın kıymetini biz biliriz.”

'VATANIMIZA SAHİP ÇIKALIM'
“Peki bundan sonra ne olur?” diyorum, son derece kararlı ve imalı bir sesle yanıt veriyor: “Gün geldiği zaman ne olacağını herkes görecek. Biz bu yola baş koyduk. Kesinlikle yaylalarımıza yol yapamazlar.” Yaylada iş makinelerinin yolu kapatması üzerine yüzlerce kişi elden ele taşlarla alternatif bir yol yapmıştı. Havva ana da koca taşları taşımıştı. O anları gülerek anlatıyor: “Aslında hastayım ben, o taşları kaldıracak gücüm yok. O an bana bir He-Man gücü geldi.”
Havva ana Türkiye’nin dört bir yanından gelen destek mesajlarından çok memnun. Peki senin mesajın ne diyorum. Yanıt kısa ve net: “Vatanımıza sahip çıksınlar, söyleyeceğim bu.”

MAHKEME AĞAÇ KESİMİNİ DURDURDU
Bu arada, Yeşil Yol projesinin geçeceği Avusor yaylasında Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 16 dönümlük alanda orman kesim izni vermesini ağaç katliamına yol açacağı gerekçesiyle mahkemeye taşıyan Fırtına İnisiyatifi grubunun Rize İdare Mahkemesi’nde açtığı davada mahkeme, idarenin savunmasını almaya bile gerek görmeden ‘yürütmeyi durdurma’  kararı verdi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.