Aynı örgüt aynı bomba!

Ankara’da 37 kişinin ölümüne 125 kişinin yaralanmasına yol açan bombalı intihar saldırısını gerçekleştiren saldırganın kimliğinin belirlendiği öğrenildi. Saldırganın PKK davasından yargılanan Balıkesir Üniversitesi öğrencisi Seher Çağla Demir olduğu bildirildi.

Aynı örgüt aynı bomba!
15 Mart 2016 Salı 12:00

Aydınlık / Ankara
Ankara’da 37 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırılarının ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. 37 kişinin ölümü 125 kişinin yaralanmasına yol açan saldırıyı düzenleyen kişinin kadın olduğu ve Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Seyahat İşletmeciliği bölümüne 2012 yılında kayıt yaptırdığı bildirildi.
Seher Çağla Demir ismine bomba yüklü BMW marka araçtan elde edilen ceset parçaları ve parmak izi sayesinde ulaşıldığı öğrenildi. Canlı bomba ile ilgili araştırmalar sürerken olayı soruşturan savcıların 17 Şubat saldırısındaki gibi isim sıkıntısı yaşamamak için DNA testi sonuçlarını aldıktan sonra açıklama yapacakları bildirildi. Konu ile ilgili olarak bilgi veren güvenlik kaynakları bilginin kesine yakın olduğunu ancak inceleme tam sonuçlandıktan sonra açıklama yapılacağını ifade ettiler.

AİLESİNDEN ALINAN DNA İLE KARŞILAŞTIRILIYOR
Canlı bomba Demir, 1992 doğumlu ve Kars nüfusuna kayıtlı. Ailesi Tekirdağ’ın Marmara Ereğlisi’nde yaşıyor. Bu arada aileye ulaşan güvenlik birimlerinin aileden aldıkları DNA örneği ile canlı bombanın DNA’sını karşılaştırdıkları ifade edildi. Bu arada canlı bombanın daha önce Aynel Arap’a (Kobani) geçtiği de iddia edildi. Canlı bomba Demir’in daha önce 4 kadın arkadaşı ile “PKK terör örgütü üyeliği” suçundan yargılandığı da ortaya çıktı. Demir’i savunan avukatın KCK davalarında yargılananların da avukatı olması dikkat çekti.

MERASİM SOKAK’LA AYNI YÖNTEM
ANKARA Kızılay’da 37 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı ile 17 Şubat günü Merasim Sokak’ta askeri servis araçlarına düzenlenen saldırı arasında önemli benzerlikler olduğu bildirildi. Güvenlik güçleri iki saldırının da aynı örgüt tarafından gerçekleştirildiğini ve benzer patlayıcılar kullanıldığını ifade ettiler. Ankara’nın en işlek merkezlerinden Kızılay’da Pazar günü saat 18. 43’de gerçekleştirilen saldırı ile ilgili yapılan araştırmalarda ilginç bulgulara ulaşıldı.
13 Mart Pazar günü gerçekleştirilen saldırı ile 18 Şubat’ta 29 kişinin yaşamını yitirdiği askeri servis araçlarına yapılan saldırı arasında büyük benzerlikler olduğunu kaydeden güvenlik yetkilileri, saldırıyla ilgili görüntü kayıtları ve deliller ışığında ulaşılan bilgilerin çarpıcı olduğunu ifade ettiler.
Güvenlik kaynakları, “Saldırıda kullanılan bombanın 17 Şubat’ta yine Ankara’da gerçekleşen ve 29 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda kullanılan bomba ile aynı tipte . Yer seçiminin yanında saldırı şekli de her iki saldırıda aynı. Son saldırı da devletin bir çok önemli kurumunun yer aldığı çemberin içinde gerçekleşti” dediler.

OPERASYONDA 11 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Saldırı sonrası yapılan araştırmada patlamada kullanılan BMW marka aracın, Şanlıurfa’daki bir galeriden satın alındığı bilgisine ulaşıldı. Söz konusu aracın Viranşehir ilçesinde ismi açıklanmayan yaşlı bir çift tarafından Cumhuriyet Caddesi’ndeki galeriye satıldığını belirleyen ekipler, düzenledikleri operasyonda M.A.D, N.B, İ.D. ve A.D’yi gözaltına aldı. Yaşlı çift ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlanan 4 şüpheli, Ankara’ya götürüldü. Bu arada zanlıların ifadeleri doğrultusunda aranan 3 kişinin yakalanması için çalışma başlatıldığı öğrenildi.
Diğer yandan saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen canlı bombanın Tekirdağ’da yaşayan ailesi de gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Baba D.’nin ifadesinde, “Kızım ilk, orta ve liseyi Marmara Ereğlisi’nde okudu. Balıkesir’de üniversite kazanarak 2012 yılında kayıt yaptırdı. Daha sonra kendisinden haber alamadık. Ama böyle bir olaya karışmışsa cenazesini de kabul etmiyorum” dediği öğrenildi.

15 YARALININ DURUMU AĞIR
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bombalı saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının 37 olduğunu açıkladı. Müezzinoğlu, olay yerinde hayatını kaybedenlerin sayısının 30 olduğunu, bunlardan birinin kesin, ikincisinin ise şüpheli olarak saldırıyı düzenleyen kişiler olduğunu kaydetti. Dün sabah itibariyle hastanede yaşamını yitirenlerin sayısının ise 7’ye çıktığını belirten Müezzinoğlu, toplamda şu ana kadar 37 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Müezzinoğlu şu anda hastanelerde 71 yaralı bulunduğunu da söyleyerek, bunlardan 15’inin durumunun ciddiyetini koruduğunu ifade etti.

PATLAMA BÖLGESİ TRAFİĞE KAPATILDI
Bombalı saldırının yapıldığı Atatürk Bulvarı’nın Kızılay bölümü dün trafiğe kapalıydı. Güvenlik güçleri Atatürk Bulvarı’nın Ziya Gökalp Caddesi ve Gazi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı ile birleştiği yeri, Milli Müdafaa Caddesi’nin girişini, Yüksel Caddesi girişini ve Atatürk Bulvarının Meşrutiyet Caddesi’ne bakan tarafını da barikatlarla kapattı. Bölgeye kimsenin girmesine izin verilmezken, 17 Şubat’ta yapılan bombalı saldırıda olduğu gibi saldırı yeri beyaz brandalarla kapatıldı. Saldırının yapıldığı noktada ise çukurlar oluştuğu görüldü.

TÜRGEV ‘KIZILAY’A GİTMEYİN’ UYARISI YAPMIŞ
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Ankara’daki terör saldırısı öncesinde TÜRGEV’in kendine bağlı öğrencilere “Kızılay’a gitmeyin” uyarısı yaptığını öne sürdü. Murat Emir Meclis’te düzenlediği basın toplantısında ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinin kentteki vatandaşlarını terör eylemi konusunda uyardığını dile getirdi. Emir, “Sadece korunan Amerikan vatandaşları mı? Öyle görünmüyor, maalesef. İktidarın kayırmalarıyla ve fahiş bağışlarla büyüyen TÜRGEV’in patlamadan birkaç saat önce kendi öğrencilerini uyardığını, Kızılay civarına gitmemelerinin istendiğini öğreniyoruz. Bu bilgi doğruysa siyasi iktidarın bunun altından kalkması söz konusu değildir. Kızılay civarında bombalı araç aranıyor, bulunamıyorsa, böyle bir risk varsa herkesin uyarılması lazım. Böyle bir ayrımcılık yapılamaz” dedi. TÜRGEV’in öğrencilerine patlama günü saat 12.46’da “Sevgili öğrencimiz Kızılay civarında aranmakta olan bomba yüklü bir araç olduğu istihbari bilgisini aldık. Kızılay tarafına gitmemenizi rica ediyoruz” diye mesaj attığını ileri süren Emir, “Bu doğruysa burada ihmali aşan, kasta varan bir sorumluluk söz konusu. Başta Başbakan ve İçişleri Bakanı olarak bunun siyasi sorumluluğunu üstüne alması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.