Türk Rus gerilimine ABD yorumu

Richard D. Kauzlarich, David L. Phillips, Daniel Pipes

Richard D. Kauzlarich, David L. Phillips, Daniel Pipes



Okunma 06 Aralık 2015, 14:45

‘ABD’nin Türkiye’yi, Amerika karşıtı eylemleri ve söylemleri nedeniyle affedeceği ve Rusya ile bir sorun yaşadığı takdirde ABD’nin Türkiye’nin yanında duracağı konusunda bir varsayım var gibi görünmektedir’

Şafak Terzi

Su-24 Rus savaş uçağının düşürülmesiyle ilgili söyleşilerimize devam ediyoruz. Washington’daki değişik görüşleri yansıtabilmek için bugün de 3 değişik uzmanın değerlendirmelerini paylaşıyoruz.
Emekli Büyükelçi Richard D. Kauzlarich, ABD’nin enerji konusundaki önemli diplomatlarından. Ömrünü Rus doğalgazına alternatif oluşturacak Amerikan projelerine ve stratejik yatırımlara adamış ABD’li bir diplomat. Batı’nın enerji ve doğalgaz ihtiyacı doğrultusunda adımlar atabilmesi için Bill Clinton döneminde ABD’nin Azerbaycan Büyükelçisi olarak atanmış bir enerji uzmanı. Azerbaycan’ın Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan etmesinin hemen ardından, 1994-1997 yılları arasında bu ülkeye gönderilmiş. Kauzlarich, şu an George Mason Üniversitesi Enerji Bilimi ve Politikası Merkezi Direktörü ve Profesörü.
David L. Phillips, AKP’nin Kürt Açılımı’nın mimarı. David L. Phillips 2007’de hazırladığı “Kürdistan İşçi Partisi’nin(PKK) Silahsızlandırılması, Dağıtılması ve Yeniden Entegre Edilmesi (Disarming, Demobilizing and Reintegrating The Kurdistan Worker’s Party)” başlıklı raporla adından söz ettirmişti. Phillips bu raporu hazırlamak için Dışişleri Bakanlığı’nın desteğiyle Eylül 2007’de Türkiye’ye gelmiş ve Türkiye’deki siyasiler, medya mensupları ve iş adamlarıyla görüşmüştü. Phillips, New York City Üniversitesi’ne bağlı City College’de düzenlenen “Kobani” konulu seminerde şunları söylemişti:
“ABD, PKK’yı terör örgütleri listesinden çıkarmalı, PYD ile ilişki geliştirmeli ve Irak Kürdistan bölgesinin bağımsızlığına destek vermeli. Irak Kürdistanı, dünyada bundan sonra ilân edilecek ilk bağımsız devlet olacak. Bu devlet de Rojava ile ilişki kurup, bölgedeki Kürtler’i birbirine bağlayacak. Bu da yeni bölgede yeni bir Kürt muhiti doğuracak.”
Phillips, “Kobani” sayesinde ABD’nin PYD’ye silah yardımı yapıp, onlarla görüştüğünü, ayrıca yine “Kobani” sayesinde Irak ve Suriye Kürtleri ile PKK’nın birliğinin sağlandığını anlatmıştı.
Daniel Pipes, ABD muhafazakâr kanadına yakın bir Ortadoğu ve Türkiye uzmanı. ABD Dışişleri’nin ‘gayrı-resmi’ danışmanı, Ortadoğu Forumu(MEF) kurucu başkanı. Sözleri doğrudan Washington yönetiminin benimsediği politikaları yansıtmasa da, Türkiye ile ilgili eğilimleri “içeriden” biliyor. İfadeleri, ABD başkenti çevresinde yüksek sesle dillendirilen fikirleri öğrenmek açısından dikkate değer. Özellikle de 4 Kasım 2014 tarihli ABD ara seçimlerinde muhafazakâr kanadın, Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu elde etmesi ve Obama’nın yalnızlaşmasına bakılınca, Pipes’ın değerlendirmeleri daha da önem kazanıyor... Dr. Pipes, Amerikan Yahudi lobisine yakınlığı ile de tanınıyor ve ideolojik olarak her türlü İslamcı harekete karşı. The Boston Globe, “eğer Pipes’ın uyarıları dikkate alınsaydı, asla 11 Eylül gibi bir olay olmazdı” yorumunda bulunmuştu. The Wall Street Journal tarafından ise Ortadoğu ile ilgili konularda önemli bir analizci olarak tanımlandı.

‘WASHİNGTON’DA ERDOĞAN’I AFFETME EĞİLİMİ VAR’
| Sizce Türkiye, bir Rus savaş uçağı vurarak, ekonomik ve siyasi çıkarlarını neden tehlikeye sokar?
Saldırının planlı olduğuna inanmıyorum, bu nedenle bu olayın Türkiye’nin başka herhangi bir ülkeyle olan ekonomik ve politik ilişkilerini nasıl etkileyeceği konusunda bir hesap yapıldığını düşünmüyorum. Doğrulatma imkânım olmasa da, Türkiye’nin uçağın milliyetini bilmeme olasılığının ihtimal dâhilinde olduğunu düşünüyorum. Ancak bu, Rusya’nın Türk hava sahasını ihlallerini haklı çıkarmaz.

| Rusya, Batı’nın yaptırımlarına maruz kalırken, Türkiye’ye yaptırıma girişmesi sizce nasıl bir sonuç doğurur?
Rusya’nın Türkiye’ye bazı ekonomik yaptırımlar uygulamak için çalışacağını ancak bu yaptırımları aynı zamanda Rusya’ya da zarar vermeden uygulamasının çok zor olacağını düşünüyorum. Tabii bu durum, yine de Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesini devam ettirmemek için bir sebep sunuyor. Bu projeye başlamanın ticari olarak hiçbir anlamı yoktu, bu nedenle, projeye devam etmemek için bir siyasi sebebe sahip olmak Rusya’nın lehine olan bir durum.

| Sizce Türk-Rus ilişkilerindeki sorun, Türkiye’yi ABD’ye yaklaştırır mı?
Türkiye, Rusya ile iyi ilişkiler kurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile arasında denge kurabilecek kadar zeki olduğuna inanmaktadır. ABD’nin Türkiye’yi, Amerika karşıtı eylemleri ve söylemleri nedeniyle affedeceği ve Rusya ile bir sorun yaşadığı takdirde ABD’nin Türkiye’nin yanında duracağı konusunda bir varsayım var gibi görünmektedir. Amerika Türkiye’yi, ikili ilişkilerimizi ve NATO taahhütlerini son derece çok ciddiye alıyor. Türk-Amerikan ilişkilerinde son yıllarda gereğinden fazla inişler ve çıkışlar oldu ancak bunlar Türkiye’nin seçtiği yolların sonucu gerçekleşti. Bu son gelişmelerin Türk-Amerikan ilişkilerine uzun vadeli etkisinin ne yönde olabileceğini söylemek için çok erken. Suriye’de ve dünyada IŞİD destekli terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapma konusunda Türkiye’nin göstereceği beceri önemli bir sınav olacaktır.

‘TÜRKİYE PKK İLE SAVAŞTIĞI İÇİN ABD, ANKARA’YA GÜVENMİYOR’
| Özellikle İncirlik Mutabakatından sonraki mevcut Türk-Amerikan ilişkilerini, ilişkilerin kötüleştiği 2012-2015 arası süreçle karşılaştırınca, nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye IŞİD’e karşı savaşmıyor. İncirlik mutabakatını PKK’ya karşı saldırıları meşrulaştırmak ve Kürtleri terörle mücadele adı altında öldürmek için kullandı. ABD’deki çevrelerin Türkiye’nin niyetleri ve müttefik olarak güvenilirliği konusunda derin şüpheleri vardır.

| Türkiye, bir Rus savaş uçağı vurarak, ekonomik ve siyasi çıkarlarını sizce neden tehlikeye atıyor?
Dışlanmış millet(parya) davranışlarıyla Türkiye giderek tecrit olmaktadır. Bir Türk uçağı düşürülseydi Erdoğan’ın cevabı nasıl olurdu bir düşün! Diplomasi öngörülebilirlik gerektirir; Erdoğan ise aklına geldiği gibi davranan dürtüsel ve duygusal birisi, rasyonel değil.

| Rusya’nın Türkiye’ye karşı uygulayacağını söylediği yaptırımlar sizce gerçekçi mi?
Kimse uyuyan ayıyı uyandırmak istemez. İntikam almak için dönecektir. Erdoğan Rus uçağını pusuya düşürerek büyük bir hata yaptı.

‘PUTİN, ERDOĞAN’A BENZİYOR VE UZLAŞMAZ’
| Erdoğan, Rusya gibi önemli bir müttefiki kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya...
Erdoğan’ın saldırganlığı, Türkiye içinde ona neredeyse mutlak bir güç kazandırdı, bu nedenle -doğal olarak- aynı yöntemlerin uluslararası sahnede de işe yarayacağını varsayıyor. Ama işe yaramıyorlar. Yaklaşık 2011 yılına kadar dış politikada bazı önemli başarılar elde etmiş olmasına rağmen, o tarihten bu yana kayda geçen adımları iç karartıcı olmuştur. Sadece Türkiye’ye yakın neredeyse her devlet ile değil, aynı zamanda büyük güçlerle ve hatta Kuzey Kıbrıs’taki Türk yönetimiyle bile ilişkileri kötüleşti. Rus uçağını vurup indirmek, istikrarlı kavgacılığın kapsamına uygun.

| Sizce Rusya’yı kaybetmeye değer daha büyük bir kazancı mı var Türkiye’nin?
Hayır, hiçbir kazancı yok. Ben sadece dezavantajlar görebiliyorum. Bu olay Türk hükümeti açısından önemli bir geriye dönüşe işaret etmektedir.

| Uçağı vurmak Türk Silahlı Kuvvetleri için gerçekten gerekli miydi?
Kesinlikle gereksizdi. Rus ihlali sadece 17 saniye sürdü ve çok düşük bir ihlaldi. Barış içindeki iki ülke arasında pek de ölümcül sayılmayacak bir suçtur bu... Ayrıca, hava sahası ihlalleri düzenli bir şekilde gerçekleşiyor zaten; örneğin, bir Yunan savunma ekonomisti olan Christos Kollias, Türk askeri uçaklarının 2014 yılında günde 6 kez sınır ihlali yaptığını tespit etmiştir ama Yunanlar tek bir kez bile vurmadılar.
Belki de Suriye güçlerinin Haziran 2012’de bir Türk uçağını, Suriye hava sahasını ihlal ettiğini söyleyerek vurması konuyla ilgili olabilir. Rus uçağının vurulması biraz da, vurulan Türk uçağının intikamını alma arzusuyla gerçekleşmiş olabilir.

‘PUTİN, ANKARA İÇİN HAYATI ZOR BİR HALE GETİRİR’
| Peki, Rusya’nın Türkiye’ye karşı uygulayacağını söylediği yaptırımlar sizce gerçekçi mi?
Son derece gerçekçi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, büyük amaçlarına ulaşmak için ekonomik maliyetleri kabul etmeye istekli olduğunu Ukrayna krizinde gösterdi. Rusya ve Türkiye’nin birbirlerinin en büyük ticaret ortakları arasında yer aldıklarını göz önünde bulundurunca, Putin -özellikle de Türk ekonomisinin yavaşladığı bu zamanda- Ankara için hayatı kesinlikle daha zor bir hale getirebilir.

| Bu olay Rusya’nın Batı’yla olan ilişkilerini olumsuz yönde etkilemez mi?
Bu konuda şüpheliyim çünkü Rusya bu olayda yaygın bir şekilde mağdur olarak görülüyor. Nitekim Türkiye’nin NATO müttefikleri 1952 yılından bu yana ilk kez, bir NATO üyesinin bir Rus uçağını -herhangi bir sebep olmaksızın- vurmuş olmasından endişe duyuyorlar. Bunu sorumsuz ve tehlikeli olarak görüyorlar; diğer sorunların yanı sıra, bu mesele de Suriye semalarında Rusya ile işbirliğini engellemektedir. Erdoğan Türkiye’yi NATO için bir sorun haline getirmiştir.

| Bu olaydan sonra Türk-Amerikan ilişkilerini nasıl değerlendirirsiniz?
Uçağın düşürülmesi iki hükümet arasındaki ilişkilere bir gerginlik daha ekledi. Bu mesele Ankara’nın; basın özgürlüğüne, Suriye’deki iç savaşa ve Avrupa’ya kitlesel yasadışı göçe yönelik politikalarının üstüne başka sorunlar ekledi.

| Bu olayın uzun vadeli sonuçlarını nasıl görüyorsunuz?
Rus ve Türk liderlerinin benzer kişilikleri ikisinin de uzlaşmayacağını ve geri adım atmayacağını düşündürmektedir ve bu çatışmanın kalıcı yankıları olacağına işaret etmektedir.

Söyleşinin ilk bölümü: Rusya krizinde Washington cephesi


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.