Yatağan’dan Ankara’ya direnişin öyküsü

Belma Yücel

Yatağan’dan Ankara’ya direnişin öyküsü
18 Eylül 2014 Perşembe 02:05

20sodradagi
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy’den tüm Türkiye’ye ışık tuttular, direnişin simgesi haline geldiler. ‘Santral ve madenler vatandır vatan satılmaz’ dediler
“Santrallarımızı ve madenlerimizi, satın da görelim sizi. Siyasetçi katili yapmayın bizi. Cezaevleriniz korkutamaz bizi, Tankınız TOMA’nız copunuz biber gazınız yıldıramaz bizi. Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy enerji ve maden işçileri, direnişin simgesi”... Böyle yemin etti Yatağan işçisi. Ve yapılan baskılar durduramadı enerji ve maden işçisini. Kararlı duruşları ile tüm işçi sınıfının gözünde simgeleştiler. İşçiler kurdukları direniş çadırında 1 yılı geride bıraktı.
60 BİN İMZA
Aslında mücadele 2012 yılının sonlarına doğru TES-İş ve Maden-İş sendikalarının Yatağan şube yöneticilerinin aldığı özelleştirmeye karşı ortak mücadele kararıyla başladı. Komiteler kuruldu, eylem planı çizildi. Alınan kararla Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santral ve kömür ocaklarında mücadele süreci işçilere anlatıldı. İşçiler Muğla, Yatağan ve Milas’ta yurttaşlarla teker teker görüşerek eylemlerine başladı. 60 bin imza toplandı, Meclis’e gönderildi. Bölge köylerine de ziyaretler gerçekleşti.
KEFENLERİ GİYDİLER
21 Aralık 2012 günü Dünyanın gözü kıyamet söylentileri nedeniyle Şirince’ye çevrilmişti. Özelleştirmelere karşı seslerini duyuramayan işçiler yaratıcı bir eylem yaparak kıyametin özelleştirmelerle geleceğini gösterdiler. Dünya basını oradayken kefenlerini giydiler. “Kıyamet dünyanın, özelleştirme işçinin sorunudur” sloganıyla ilgi çekecek bir eyleme imza attılar.
ERDOĞAN İLE GÖRÜŞME
Maden-iş Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin ve Tes-iş Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik 30 Kasım 2013 günü Marmaris’te Tayyip Erdoğan ile görüştü. Erdoğan’a özelleştirmeye neden karşı çıktıklarını, Türkiye ekonomisine katkılarını, işçilerin ve bölge insanının fikirlerini ve çevreye karşı hassasiyetini anlatan bir dosya verildi. Erdoğan işçilere santralların değerinin altında teklif alması durumunda özelleştirmelerin iptal edileceğini söyledi. Ancak bu Erdoğan’la yapılan son görüşme oldu.
YATAĞAN SOMA OLMASIN
13 Mayıs 2014’te ise tüm Türkiye’yi yasa boğan Soma katliamı oldu. Özelleştirmelerin ölüm getirdiğini eylemlerinin ilk gününden bu yana haykıran işçiler Güvenpark’a yürüdü. Ege bölgesinin pek çok yerinde sessiz eylemler yapıldı. Yatağan direnişinin önderleri Soma’ya akın etti. Tüm milletvekillerine iş cinayetlerinin önlenmesi için görüş ve öneriler yazan e-postalar gönderildi. İşçiler, 30 Mayıs günü Enerji Bakanlığı önünde yaptıkları açıklamayla “Yatağan Soma olmasın” mesajı verdi. Polis bir daha kez daha sert müdahale etti. Yatağan işçisi, Soma’da 22 Haziran’da gerçekleşen kamulaştırma mitinginde de boy gösterdi.
bitmedi...
Türk-İş Başkanlar Kurulu 1 günü iş bırakma olmak üzere 3 günlük eylem kararı aldı. Türkiye’nin dört bir yanında AKP binalarına yüründü. Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle Muğla’ya mitinge giden Tayyip Erdoğan’la görüşmek isteyen 100 işçi yaka paça gözaltına alındı.
İşçilerin vatan dedikleri santrallar Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından teker teker onaylandı. İşçileri ne barikatlar, ne TOMA’lar durdurabildi. Özelleştirmeler gerçekleşti ama işçiler, direnişi sona erdirmedi. Yatağan işçileri, işyerleri önünde iş makineleri ve kurdukları barikatlarla kararlı mücadelelerini sürdürüyorlar.
TÜRKİYE’Yİ BİRLEŞTİRDİLER
İşçiler, 9 Aralık 2013’te bu kez açlık grevine başladı. Günlerce süren açlık grevinin ardından 29 Aralık’ta Milas’ta tüm Türkiye’yi tek yürek yapan “Emek ve Bağımsızlık Mitingi” gerçekleşti. Bu mitinge ve işçilerin mücadelesine CHP’den MHP’ye, İşçi Partisi’nden Demokrat Parti’ye kadar pekçok siyasi parti ve kitle örgütünden destek geldi. 24 Ocak 2014 günü İşçiler Ankara’ya yürümek istedi ancak buna izin verilmedi. Engellemeler işçileri durduramadı. İşçiler, Yatağan’dan Muğla’ya kadar yürüdü. Barikatları aşan İşçiler, Ankara’da Özelleştirme İdaresi önünde açıklama yaptı.
İŞÇİLER DAĞA ÇIKTI
İşçiler, özelleştirmenin Türkiye’ye vereceği zararı hükümete anlatmanın değişik yollarını denediler. İşçilerin sesini duymayan ama dağdaki bölücü unsurların taleplerini ciddiye alan hükümete ellerinde Türk bayraklarıyla 24 Eylül 2013’te Milas’ta bulunan Sodra Dağı’ndan seslendi. Bu eylem Türkiye’nin gözünü Yatağan’a çevirdi. 7 Ekim 2013’te Milas’tan Ankara’ya 4 günlük yürüyüş gerçekleşti. İşçilerin istikameti, Yatağan’a döndüklerinde bu kez AKP binaları oldu. Türk bayraklarıyla önlerine çıkan barikatlar teker teker yıkıldı.
ZİNCİRLİ EYLEM
İstanbul, Ankara ve İzmir’de yapılan eylemler, gözaltılar, iş bırakma eylemleri ve bir direniş çadırının da 10 Nisan 2014’te Ankara Kurtuluş Parkı’nda kurulması peş peşe geldi. Türk-İş’e ziyaretler gerçekleşti, “Mücadelemize sahip çıkın” mesajı verildi. 14 Nisan’daki Yeniköy ve Kemerköy Santral ihalesi sırasında Özelleştirme İdaresi önünde toplanan işçiler, zincirlerle kendilerini kapıya bağladılar. Çok sayıda işçi yaka paça gözaltına alındı. İşçiler 30 Nisan 2014’te yine kefenleriyle ve zincirlerle Ankara Maliye Bakanlığı önündeydi. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda işçiler direnişin kalesi haline gelen Yatağan’daydı. 1 Mayıs’ın ardından Sendika önderleri Türk-İş Başkanlar Kurulu’na olağanüstü toplanma çağrısı yaptı.
Belma Yücel


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.