Uyuşturucu belasında korkunç artış

Uyuşturucudan ölüm olayları en çok, sürekli göç alan ve nüfus yoğunluğunun olduğu, İstanbul, Adana, Antalya, Ankara, İzmir, Mersin, Gaziantep, Kocaeli, Hatay ve Bursa illerinde yaşandı. Araştırmalar uyuşturucu kullanım yaşının 12'ye,...

Uyuşturucu belasında korkunç artış
08 Ekim 2014 Çarşamba 13:43

04uyusturuci

Türkiye'de 2013 yılında, önceki yıla göre uyuşturucudan doğrudan ölüm oranı yüzde 43, dolaylı olarak ölüm oranı ise, yüzde 155 arttı

Türkiye'de son yıllarda, bonzai başta olmak üzere sentetik uyuşturucu kullanımındaki artış korkutucu boyutlara ulaştı. Uyuşturucuyla ilk tanışma yaşı, gençlik dönemlerinden çocukluk yaşlarına indi.
2008 yılında 147, 2009'da 153, 2010'da 126, 2011'de 105 kişi uyuşturucu kullandıktan sonra  can verdi. 2012'de 162'ye çıkan ölüm sayısı 2013 yılında büyük artış göstererek 232'ye çıktı. Uyuşturucu kullanımından kaynaklı, kaza, cinayet, kavga, kalp krizi, psikolojik bunalım sonucu intihar gibi dolaylı olarak ölüm oranı ise, 2008 yılında 137 iken 2013'te 416'ya çıktı. Oransal olarak ise, uyuşturucudan doğrudan ölümler bir önceki yıla gore yüzde 43, dolaylı ölümler yüzde 155 oranında arttı. Bu rakamların 2014 yılı içerisinde kesin sonuçlar alınmasa da daha da büyük artış gösterdiği belirtildi.
Uyuşturucudan ölüm olayları en çok, sürekli göç alan ve nüfus yoğunluğunun olduğu, İstanbul, Adana, Antalya, Ankara, İzmir, Mersin, Gaziantep, Kocaeli, Hatay ve Bursa illerinde yaşandı. Araştırmalar uyuşturucu kullanım yaşının 12'ye, ölüm yaşının ise 14'e kadar indiğini gösterdi.

'İMAMA HAVALE EDEREK OLMAZ'

İstanbul Tabib Odası Üyesi Dr. Güray Kılıç ile birlikte uyuşturucuyla ilgili araştırma yürüten İzmir Tabip Odası Meclis Üyesi Dr. Ergün Demir, hükümetin "Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı" uygulamasının, belli konuların dikkate alınmaması durumunda başarılı olamayacağını dile getirdi. Demir, şöyle devam etti:

"Madde kullanımı ve madde kullanımına bağlı ortaya çıkan problemleri ortadan kaldırmak, ancak bu sorunu çağımızın ciddi bir sorunu olarak ele alıp uzun vadeli ve kalıcı devlet politikaları geliştirmek ve gerekli önleme, tedavi programları üretmekle mümkündür. Toplumun konu ile ilgili tüm kesimlerinin; sivil toplum kuruluşları, bağımlılık alanında çalışan meslek grupları, yerel yönetimler ve ilgili devlet organlarının katılımı ile sorunu çözecek politikaları geliştirmek hükümetin görevidir. Bu sorunlar imama, muhtara ve din dersi öğretmenine, havale edilerek çözülemez. Unutmamak gerekir ki Türkiye pazarlarına ulaşan illegal maddeler Afganistan, Pakistan ve İran'dan gelmektedir. Uyuşturucuya ilişkin yapılan bilimsel çalışmalarda belirtilen önerileri dikkate almadan, ergen ve genç erişkinlere yönelik bir planlama yapmadan, eğitim sistemini bilimsel ve nitelikli hale getirmeden, yoksulluk ve işsizliğe karşı mücadele edilmeden, mücadelede olumlu bir sonuç alınamaz."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.