Teslime teyze ayağa nasıl kalkacak

80 yaşında... Evi, toprağı baraj suları altında kalacak. Yetkililer gelmiş gitmiş, sözler vermiş. ‘Ben bundan sonra nasıl yaşarım’ dedi, yere yığılıverdi. 3 köy, devletin verdiği sözü tutmasını bekliyor

Teslime teyze ayağa nasıl kalkacak
21 Ocak 2015 Çarşamba 11:57

Yusuf Çelik / Mersin

MERSİN’in Anamur ilçesinde Akine, Ormancı ve Sarıağaç köyleri sular altında kalacak... Baraj tamamlanmış ve su verilmek üzere... Hatta muhtarlara tebligat bile yapılmış “Evleri boşaltın” diye. KKTC’ye su taşımak amacıyla Anamur’a 17 kilometre uzaklıkta inşa edilen Alaköprü Barajı’nın yapımı tamamlanmış. Köy muhtarları Mustafa Keklik, Süleyman Duman, Dursun Ali Karataş son çare bizi çağırdı, gittik. İstenilen yere gittiğimizde, barajın bentleri üzerinde Ormancık, Akine ve Sarıağaç köylerinden 300’e yakın yaşlı-genç, kadın-erkek bizi bekliyordu. Köylülere mikrofonu uzattık, sorunlarını anlatmaya başladılar. Sıra O’na gelmişti. Ayağında ayakkabı yerine yalnızca çorapları vardı. Gözlerinden süzülen yaşlarla derdini anlatmaya başladı. Kelimeler sanki boğazında düğümleniyordu. Üç beş kelimeden sonra devamını getiremedi, yavaş yavaş yere yıkıldı.

80 yaşındaki Teslime teyze sözlerini yığıldığı yerden tamamlayabildi. “Evladım ben burada doğdum, bu yaşıma kadar da burada yaşadım. Akşam olunca gidikleri (keçi yavrusu) ve kuzuları okşamadan yatamam. Elim toprağa değmeden, tırmığımla toprağı okşamadan yatamam. Tavuklarıma yem vermeden, bostanın tahta kapısını açıp son kez bakmadan yatamam. Bize verdikleri ev, ev değil, ne ahır ne de kümes var. Toprak vereceklerdi, vermiyorlar. Ben nasıl yaşarım?”

Teslime teyzenin sorusu yanıtsız...

YETKİLİLER SÖZLERİNİ TUTMADI

“Devlet köylüsünü kandırdı”. Bunu biz değil köylüler söylüyor. Diyorlar ki, “Evlerimize 80 bin lira değer biçmişlerdi, şimdi birçok evin değerini ‘metruk’ diyerek 20 bine düşürdüler. Bu evlerin değerleri ödensin. Bize yaptıkları evlerde yaşama imkânımız yok. Evin önünde ekeceğimiz biçeceğimiz toprak olacak, ahırımız olacak, kümesimiz olacak. Ama yok. Yapılan evlerin 50- 60 bin tutarında olacağını söylemişlerdi. Şimdi 150 bin lira fiyat çıkarıyorlar. Bu parayı hiçbirimizin ödeme imkânı yok. Bu evleri bize hibe etmeleri gerekiyor. Çünkü bizim hiçbir talebimiz olmadı, biz evlerimizden memnunduk. Verdikleri evlerin borçları ödenene kadar satılmasını yasaklamışlar. Bunun kalkmasını istiyoruz. Çünkü bu evler ancak durumu iyi olan yazlıkçıları memnun eder, bizim gibi gariban köylüleri değil.”

Köylülerin, iddiaları bunlarla kalmıyor. “Hayvanlar için ahır yapılacaktı. Ama yapmıyorlar, yerini bile göstermiyorlar. ‘Her köylüye 5 dönüm tarıma elverişli toprak vereceğiz’ dediler, vermediler. Bize bir dağın eteğinde taşlık bir yeri gösteriyorlar. Gösterdikleri yerde tarım yapılamaz. Tarım olmadan biz bu evlerin parasını nereden ödeyeceğiz? Bizim tarımdan başka yapacağımız bir iş yok. Hırsızlık ahlaksızlık bilmeyiz.”

‘BİZİ BURADA BOĞSUNLAR’

Köylüler, imam nikâhlı oldukları için bazı çiftlere ev verilmediğini söylüyorlar. Hatta tüm yurttaşlara sesleniyorlar, “Sakın imam nikâhı yapmayın, çünkü süründürürler. İmam nikâhlı olanlar intihar edecek duruma geldi, çünkü başını sokacak bir evleri yok.”

Bir çift söz de yetkililere, “Vaatlerini yerine getirmezlerse, evlerimizi yıksalar bile çadır kuracağız. Ya verdikleri sözleri yerine getirsinler ya da suyu üzerimize doldurup bizi boğsunlar.”


Etiketler; #Yusuf Çelik

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.