Sessiz ölüm tromboz!

Ülkemizde allojeneik kemik iliği nakillerinde verici (donor) bulma sorunu henüz devam etmektedir. . Ülkemizde akraba dışı kök hücre vericisi kullanım oranı yüzde 16’dır. Ülkemizde TRİS (İstanbul Üniversitesi) ve TRAN (Ankara Üniversitesi)...

Sessiz ölüm tromboz!
27 Ekim 2014 Pazartesi 08:21

20tromboz

Dünyada ölüm nedenlerinin ilk sırasında yer aldığı halde, halen Dünya Sağlık Örgütü’nün Global Hastalık Yükü listesine giremeyen bir hastalık var: Toplardamar tıkanıklığı, ya da Latinceden gelen adıyla venöz tromboembolizm, kısa adı da VTE.
VTE, tromboza yol açan kalp-damar hastalıklarının ikinci büyük grubunu oluşturuyor. Birinci grubu, halk arasında kalp krizi ve inme olarak bilinen atardamar tıkanıklıklarının yol açtığı açtığı grup. İkincisi ise, toplardamar tıkanıklığı ve çoğunlukla akciğerlerdeki damarlarda tıkanıklığa (pulmoner emboli) veya bacaklardaki damarlarda tıkanıklığa yol açıyor. VTE, dünya ölçeğinde AIDS, meme kanseri ve trafik kazaları nedeniyle görülen ölümlerden daha fazla sayıda ölüme yol açtığı halde, toplumda az bilinen birhastalık.
UZUN SEYAHATLERDE DİKKAT
Pıhtının kopup bacaklardaki damarları tıkamasının belirtileri şişlik, kızarıklık, ağrı ile kendini gösteriyor. Hastayı, hastalığını fark etmeden yakalıyor, Oysa yüzde 70 oranında tedavi edilebilen bir hastalık.
Toplumda görülme sıklığı ortalama binde bir iken, sıklığı yaşla artıyor, 65 üstü yaş grubunda sıklığı binde 14’e kadar çıkıyor. Toplumumuzun yaşlandığı dikkate alındığında, ne kadar önemli bir sorun olduğu açıkça görülmektedir.
VTE’nin geçci ve kalıcı risk faktörleri var. Uzmanlar geçici risk faktörlerini şöyle sıralıyor:  Gebelik, lohusalık dönemi, doğum kontrol haplarının kullanımı, şişmanlık, hastaneye yatış, uzun süre hareketsiz yatmak, uzun süreli seyahatler, ortopedik ve genel cerrahinin büyük ameliyatları ve sigara kullanımı.
Bu sayılanların yanında kanser, kalp yetersizliği, hastaneye yatış gerektiren dahili hastalıklar, felç ve böbrek- karaciğer gibi organ yetersizliği de VTE için risk faktörü olarak sayılmaktadır.
Kalıcı risk faktörleri ise çoğunlukla ailesel olup, aile bireylerinde var olan bir genetik bozukluğun kişiye geçmesi ile VTE oluşumuna yatkınlık sağlanıyor. Vücudumuzda pıhtılaşmayı engelleyen sistemin bozukluklarında veya pıhtılaşmanın aşırı artmasına bağlı olarak ortaya çıkıyor. Ailesel trombozlar daha çok gençlerde ortaya çıkıyor.

UZMAN UYARILARI

Uzun süreli yolculuklar venöz tromboz oluşma riskini 2-4 kat arttırıyor.
Başlıca önlemler olarak
- Altı-sekiz saatten uzun süreli hava yolculukları başta olmak üzere tüm yolculuklar için her 1-2 saatte bir ayağa kalkılması ve yürünmesi.
- Seyahat esnasında sigara kullanmaktan kaçınılması.
- Baskı oluşturmayan rahat giysilerin tercih edilmesi.
- Bacakların sık olarak kasılıp gevşetilmesi.
- Oturma pozisyonunun sık değiştirilmesi.
- Sıvı kaybının önlenmesi ve bu amaçla tercihen alkol içermeyen sıvıların içilmesi.
- Varis çoraplarının kullanımı.
- Yatıştırıcılar ile alkol kullanımından kaçınılması tavsiye ediliyor.

KEMİK İLİĞİ NAKLİNDE ÇOK BAŞARILIYIZ

Türk Hematoloji Derneği’nden yapılan açıklamada şu bilgiler yer aldı:
Hematopoetik Kök Hücre Nakli olarak da adlandırdığımız kemik iliği nakilleri ülkemizde sürekli gelişme gösteriyor. Günümüzde 60’dan fazla ruhsatlı kemik iliği nakli merkezi mevcuttur ve 38 kadarı halen Avrupa Kan ve Kemik İliği Nakli Derneği üyesidir. Dünyada yılda 60.000 nakil,  Türkiye’de 2000 yılında toplam 293 nakil gerçekleşmişken 2013 yılının ilk 6 ayında bu sayı 1500 dolayındadır.
2012 yılında 2500’ü aşan kemik iliği nakli yapılmış, bunların yüzde 54.6’sı otology (kendinden), yüzde 34’ü allojeneik (başkasından) kök hücre nakli olarak bildirilmiştir.
Ülkemizde allojeneik kemik iliği nakillerinde verici (donor) bulma sorunu henüz devam etmektedir. . Ülkemizde akraba dışı kök hücre vericisi kullanım oranı yüzde 16’dır. Ülkemizde TRİS (İstanbul Üniversitesi) ve TRAN (Ankara Üniversitesi) olmak üzere iki ulusal doku bilgi bankası vardır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.