Sendikacı gözüyle eğitim sistemi

Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, AKP’nin uygulamaları sonucu eğitim sisteminin karmakarışık olduğunu söyledi Anadolu Eğitim Sen Genel Başkanı Cansel Güven ise ‘Atatürk’ten özür diliyorum!’ dedi

Sendikacı gözüyle eğitim sistemi
05 Ekim 2015 Pazartesi 18:16

Aydınlık / Ankara
Ulusal Eğitim Derneği’nin düzenlediği “Yeni öğretim yılına başlarken sendikacı gözüyle eğitim” konferansı eğitim sendikalarının başkanlarını bir araya getirdi. Konferansta konuşmacılar AKP’nin eğitimi sistemsizleştirdiğine dikkat çekti Ulusal Eğitim Derneği’nin düzenlediği “Yeni öğretim yılına başlarken sendikacı gözüyle eğitim” kanferansı Türk-İş Konfederasyonu genel merkezi salonunda yapıldı. Konferansa Eğitim Sen Genel Başkanı kamuran Karaca, Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir ve Anadolu Eğitim Sen Genel Başkanı Cansel Güven konuşmacı olarak katıldı. Konferansta eğitim alanındaki sistemsizlik, özelleştirme, nitelik kaybı, kadrolaşma, altyapı, ataması yapılmayan öğretmenler, laik, bilimsel eğitimden uzaklaşılarak eğitimin dinselleştirilmesi, sınavların bir karmaşaya dönmesi, öğretmen yetiştirme düzeni gibi sorunlar konuşuldu.
Konferansta ilk sözü alan Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, AKP’nin oluşturmak istediği toplum modeline eğitim sistemiyle ulaşmaya çalıştığını vurguladı. AKP’nin uygulamaları sonucu eğitim sisteminin karmakarışık olduğunu söyleyen Karaca, “Anaokulu zorunlu olacak dediler. Bu alanda bir sürü öğretmen yetişti. Sonra zorunlu olmaktan çıkardılar. 4+4+4 sistemi ile ilk dörtte zorunlu din derslerini 1, 2 ve 3. sınıflara kadar yaymayı, ikinci dörtte çocukları imam, cemaat, tarikat çevreleriyle buluşturmayı hedeflemişler. Üçüncü dörte biçtikleri misyon ise liselerde mescit açılmasıymış” dedi.
Konuşmasında Cumhuriyet eğitim sistemiyle günümüzde eğitimin geldiği noktayı karşılaştıran Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, “Cumhuriyet eğitim sisteminin en temel özelliklerinden birisi ulusallık. Bugün ulusal eğitim var mı? İkinci en önemli özellik bilimsellik, laiklik, çağdaşlık. Üçüncüsü karma eğitim. Ne yazık ki 2015 yılında milli eğitimin en önemli temel sorunu olarak AKP tarafından karma eğitimin bitirilmesi karşımıza çıkıyor. Karma eğitim, eğitim sistemimizin temelidir. Buradan asla ve asla taviz verilmemelidir. Aksi çağdışı bir anlayıştır” ifadelerini kullandı. Demir, eğitimde birliğin önemine de değindi.
Bir başka konuşmacı, Anadolu Eğitim Sen Genel Başkanı Cansel Güven, “Bizler hem eğitim sisteminin hem de eğitimcilerin geleceğine dair umut olması gereken, sorumluluk alıp sorunların çözümünü bulması gereken makamlardayız. Ben o zaman itiraf ediyorum; AKP 12 yılda eğitimi bilimsellikten uzaklaştırıp seçmen devşirir hale getirmişken, bundan ben sorumluyum. Bütün ebediyete intikal etmiş öğrtemenlerimden ve başöğretmen Mustafa Kemal Atatürkten özür diliyorum. Biz o mirasa sahip çıkamadık. Bugün eğitimin en önemli sorunu ne derseniz, öğretmen niteliği derim. Çünkü hangi iktidar gelirse gelsin, istediği uygulamayı yapsın, öğretmen eğer bilimsel kafadaysa, öğretmen olmanın bilincindeyse o sınıfın kapısı kapandığı an hiçbir iktidar bu ülkenin yurttaşlarını ve seçmenlerini deforme edemez, hasar veremez” diye konuştu. Güven, eğitim sendikalarının öğretmeni örgütlemenin yanında eğitmesi de gerektiğini vurguladı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nadir Şener Hatunoğlu - 5 yıl önce
Saygı ile.. Bir insan, birçok duyguyu aynı anda ruhunda barındırabilir mi? Ben barındırabildiğimi duyumsadım: Hüzün, üzüntü, keder, öfke... Yapılanı, halkın anlayacağı dille söylersem: Adam sıtma hastalığından kurtulmak için, çalıya eski yırtık parçayı bağlıyordu. Elbet sıtma geçmek bilmiyordu. Bataklığı, sivrisineği, mikrobu öğrettikten sonra, 'kinin' ilacı içirdik. Kinin çirkin acı bir nesne; fakat hastalığı da yok ediyor. Cumhuriyetin getirdiği bu yöntem, halkımızca benimsendi, beğenildi.
Devir değişti; kendi çıkarını öne çeken çirkin politikacı, kinin denilen acı ilâcın parayla satın alındığını, içiminin zor olduğunu, üstelik Allah'tan gelen sıtmanın, gavur ilâcıyla silinemeyeceğini söyledi; kolayı öğütledi: "Yırtık bir bez parçasını çalıya bağlayın; gerisini Allah'a bırakın."
Bunu diyen politikacı intikam duygusuyla diyor ki: "Siz bize acı kinini içirirken ne zahmetler çekmiştik. Şimdi de siz sıtmadan kurtulmak(!) için cırık (yırtık bez) parçasını çalıya bağlayarak, sıtmadan kurtu