Okullar açıldı, onlar tarlalarda

Çukurova’nın bereketli topraklarında henüz ders zili çalmadı. Güneydoğu’dan Adana’ya giden tarım işçisi aileler, naylon çadırlarda barınıyor. Şanslı olan çocuklar, ancak okullar açıldıktan 1 ay sonra öğretmen yüzü...

Okullar açıldı, onlar tarlalarda
25 Eylül 2013 Çarşamba 12:28

20okullaracildi

Çukurova’nın bereketli topraklarında henüz ders zili çalmadı. Güneydoğu’dan Adana’ya giden tarım işçisi aileler, naylon çadırlarda barınıyor. Şanslı olan çocuklar, ancak okullar açıldıktan 1 ay sonra öğretmen yüzü görüyor. Bir de 10 yaşından sonra okulu bırakanlar var.

12 yaşındaki Ceylan da öğrenme özlemi içinde. Aydınlar köyünde tarlada biber toplarken, bir yandan da bize “Ben okumak istiyorum, yetkililer benim durumumda olan çocukların sesini duymalı” diyor.

Dünya kızın elinde güğüm

Bir de Dünya var. 10 yaşlarında var yok. Ya da bana öyle geldi. Yüzü, gözü bedeni insana gülümsüyor. Kıpır kıpır. Gülünce inci gibi dişleri hemen fark ediliyor.

Bir elinde; alüminyumdan yapılmış, ağzı kapaklı güğüm, diğer elinde plastikten mavi renkli su tası. Koşar gibi, hızlı adımlarla onlarca ırgatın çapa salladığı büyük bir tarlada herkese su yetiştiriyor. Suyu içen, “Babana, anana, atana rahmet olsun” deyip elinin tersiyle ağzını siliyor. Sıradan, her ırgata uğruyor, su içen her ırgat rahatlayarak aynı duayı tekrarlıyor. O da her su verdiği ırgata gülümsüyor, sekerek, oynarcasına diğerlerine ulaşıyor.

Çiçekli, pembe renkli basma şalvarı, şapkasının üzerine beyaza yakın renkte bağladığı örtü, mavi siyah çizgili hırkası, boynunda iki ucu serbest bırakılmış atkısı, yeşil renkli naylon ayakkabıları onu olduğundan da sevimli gösteriyor.

Dünya kız, bir ara belli ki yoruldu. Oracıkta, toprağın üstüne oturuverdi. Terlemişti. Şapkanın üstünden bağladığı örtüyü çıkardı. Örtüyle yüzünü gözünü güzelce sildi. Yanına yaklaştım, gülümsedi. Başımla hafifçe selamladım. “Bana da su verir misin?” diye sordum. Mavi naylon tasa su doldurdu, konuşmadan tası uzattı. Adını o zaman öğrendim, Dünya...

‘Paramız olunca babam ev yapacak’

Bir süre konuşmadan oturduk. Sonra, “Sen okula gitmiyor musun?” diye sordum. “Yok” dedi ve anlatmaya başladı. “Urfa’da gidiyordum. Beşten çıktım, daha da babam okula göndermedi. Hepimiz geldik, burada çadır kurup anam, babam, iki de abim çalışırız. Gündelik 20 lira. Çok paramız olunca, babam köyümüzde ev yapacak.”

“Sonra” dedim. Gülümseyerek “Sonrası var mı akıllım” dedi. “Evimiz olduktan kelli anam rahat eder, babam da köyde hep yanımızda kalır. Belki abimler uzaklara çalışmaya giderler.”

“Gız Dünyaaa” diye bir ses geldi. Anam beni çağırıyor demesiyle fırladı gitti.

Bin yıllardır bu topraklar ne düşler kurdurmuş, ne ayrılıklar yaşatmış; ev yıkmış, evler yaptırmıştır. Dilerim, Dünya’nın hayalleri umutlarına karşılık gelir.

SACİT ATA


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.