Öğretmenler Doğu'yu anlattı

Tuncelili Seda Çakmak, ilkokulda 8 öğretmen değiştirdi. Kafasına koydu öğretmen oldu. Doğuyu tercih etti. Tek kelime Türkçe bilmeyen Resul, ‘Öğretmenim günaydın’ deyince dünyalar onun oldu.

Öğretmenler Doğu'yu anlattı
24 Kasım 2015 Salı 12:24

Özlem Konur Usta / Emine Dölek

Daha önce hiç görmedikleri bu topraklara öğrenmeye ve öğretmeye gittiler. Dile kolay Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna... Şırnak, Hakkari, Van... Tayin haberini ilk aldıklarında tedirgin oldularsa da doğunun insanı içlerini ısıttı, bütün kaygılar geride kaldı. Bir de doğunun halini bilip de “İlle de doğu” diyenler var. Seda Çakmak da onlardan... Van’da okul öncesi öğretmeni. Aslen Tuncelili. “Tunceli’de okurken 5. sınıfa kadar 8 öğretmen değiştirdim” diyor. Belki de bu yüzden doğu illerini tercih etmiş. Seda Çakmak, öğretmen çocuğu. İlk gözağrısı Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Ortaköy olmuş. Yeni tayin olan 2 öğretmenle birlikte harikalar yaratmışlar.



‘KIZLARI OKULA GÖNDERDİK’
Seda öğretmen anlatıyor:
Lojman vardı ama su yoktu. Merkezde oturmayı tercih ettik. Okul çok kirliydi. Cam pencere kırıktı. 15 gün temizlik, boya badana yaptık. Yüzümüz gözümüz boya oldu. Yoldan geçen bir arabayı şehre gitmek için durduk. Bizi mülteci sanmışlar. Birleşik eğitim veriliyordu. Anasınıfı yoktu. Öğretmenler odası niyetine küçücük bir oda vardı. Orayı anasınıfına dönüştürdük. İkinci yıl lojmanı anasınıfı yaptık. Fırat Üniversitesi’nden arkadaşlarımız geldi. Okulun duvarlarına resimler yaptı. Her Çocuk Bir Umuttur Derneği aracılığıyla kırtasiye, giyisi yardımları getirttik. 12 çocuğumuzu Ankara’ya Anıtkabir’e götürdük. Köyde kız çocuklarını okula göndermeme eğilimi vardı. Elimizden geldiğince gidip misafirleri olduk. Kendimi anlattım. Ben de doğuluyum, kız çocukları okumalı dedim. İkna ettiğimiz aileler oldu. Şimdi o çocuklardan bazıları liseye hatta üniversiteye gidiyor. Hiç Türkçe bilmeyen çocuklar var. Örneğin Resul adında bir öğrencim vardı. Aradan aylar geçmesine rağmen tek kelime Türkçe konuşmuyordu. Türkçeyi öğreteceğim diye kafama koydum. Arkadaşlarının hepsini ödül olarak oyun parkına gönderdim. Resul’e çıkamayacağını söyledim. Düşündü düşündü sonra bana dönüp “Öğretmenim günaydın” dedi. Gözlerim doldu. O iki kelime Türkçeyi öğrenebilmişti. Şimdi birinci sınıfta, artık kendini ifade edebiliyor.



900 LİRAYLA TUNCELİ’DE KÖY ÖĞRETMENİ!
Pınar Gültekin, 6 yıldır Tunceli’nin köylerinde okul öncesi ücretli öğretmenlik yapıyor. Aylık geliri 900 lira... Gültekin, lojmanda kaldığı için şanslı olduğunu söylüyor. “Eğer köyden kente gitmek zorunda kalsaydım, bu parayla geçinemezdim. Bütün öğretmenler kadar çalışıyorum ama onlardan daha az ücret alıyorum. KPSS önümüzde kocaman bir engel. Ev kirası ödeseydim veya evli olsaydım bu ücretle geçinemezdim.”
Pınar Gültekin, çocukları çok sevdiği için düşük ücrete katlandığını belirttiyor. Köylerde imkansızlıklar içinde imkan yaratmaya çalıştıklarını anlatan Gültekin, “Köy okulları yoksul. Sobamız, oyuncağımız yok. Halımız bile yoktu. Bir velimiz altındaki halıyı verdi. Yeğenlerimin arabalarını getirdim. Akrabalarımdan sevgililerinin verdiği ayıcıkları istedim” diyor.



1 KÂĞIT 5 KALEMLE EĞİTİM
Van’ın Erciş Düvenci köyünde okul öncesi öğretmenliği yapan Fulya Bayraktar, doğuda öğretmen olmanın zorluklarını Aydınlık’a anlattı. Bayraktar, şunları söyledi: “Doğuda şartların bu kadar kötü olduğunu bilmiyordum. Okula ilk geldiğimde her taraf fare pisliğiyle doluydu. Okulun boyasını bile ben yaptım. Geldiğimde sadece bir A4 beyaz kağıt ve 5 renk kalem vardı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bilgisi dahilinde yardım kampanyası düzenledik. Ben Çanakkale 18 Mart Üniversitesi mezunuyum. Üniversitemin de yardımıyla okula araç gereç aldık. Okulun lojmanı ana sınıfına çevrilmiş durumda. Biz merkezde kalıyoruz, servisle gidip geliyoruz. Bence zor olan Batı’da öğretmen olmak değil Doğu’da öğretmen olmak. Bir öğretmen öğretmenliğin ne olduğunu burada öğreniyor. El yıkamasını bilmeyen, tuvalet eğitimi almamış çocuklar var. Ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen çocuklar çok tatlılar. Size dokunuşları bile farklı. Çocuklar sayesinde çat pat Kürtçe bile öğrendim.”

‘AYDA BİN LİRA YOLA GİDİYOR’
Türk Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ahmet Burhan: Bölgede görev yapan öğretmenler hem ekonomik hem de sosyal ve kültürel olarak dezavantajlı. Burada öğretmeni tutan tek şey, çocukların eğitime olan gereksinimi. Bölgede özellikle köy ve ilçelerde görev yapan arkadaşlarımız güvenlik nedeniyle okullarının yakınlarında bir evde ikamet edemiyor. Sevise ayda 300-500 lira ödemek durumunda kalıyorlar. Servis bulamadığı için ticari taksiye ayda bin lira veren öğretmenlerimiz var. Bir yandan da çocuklarımızın eğitime daha fazla ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Devlet bölgede öğretmenliği cazip hale getirmeli. Burada hizmet veren öğretmenlere ek maaş sağlanmalı.



DOĞUDA EĞİTİM ‘HENDEĞE’ DÜŞTÜ
Silopi ve Şırnak’ta Aydınlık’a konuşan öğretmenler şu anda Doğu ve Güneydoğu’da eğitimin önündeki en büyük engelin PKK mensuplarınca, güvenlik güçlerinin mahallelere girmesini engellemek amacıyla kazılan hendekler olduğunu söyledi. Öğretmenler sokak ortasında çıkan çatışmanın ortasında kalıyor, veliler güvenlik nedeniyle çocuklarını okula göndermeye korkuyor.
Silopi’de kendisi de sokak ortasında çıkan bir çatışmada iki ateş arasında kalan bir öğretmen Aydınlık’a şunları söyledi: Silopi’nin yüzde 70’ine hendek kazılmış durumda. Okula giderken çatışma çıkabiliyor, arada kalabiliyorsun. Bu benim başıma da geldi. Evime giderken polise ateş etmeye başladılar, polis de karşılık verdi. Bir duvarın arkasına saklanarak korunmaya çalıştım. Bu sokağa çıkan herkesin başına gelebilir.”
Bazı velilerin çocuklarını okula göndermemelerinin nedeni de bu, boykot falan değil. Veliler korkuyor. Esnaf bile güvenlik nedeniyle dükkanını erkenden kapatıp evine gidiyor. Yoksa, köylerde yüzde 90-95 oranında, şehir merkezinde de yüzde 60-70 oranında katılım var okula. Öğretmenlere karşı hiçkimsenin tepkisi yok. Öğretmene oldukça saygılılar. Öğretmen olduğumu söylediğimde mutlaka yardım ediyorlar.

NE DEFTER YETER NE KALEM...
Şırnak merkezde görevli bir eğitimci de yaşadıklarını şu sözlerle özetledi: Burada eğitimle ilgili sorunları anlatmaya ne defter yeter, ne de kalem. Siz ister misiniz bütün sokaklarınıza hendek kazılmasını, her gün evinize gidip gelirken kimlik kontrolü yapılmasını? Doğma büyüme Şırnaklıyım. Burada bir korku imparatorluğu var.



‘BURASI BİZİM KÖYÜMÜZ’
Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bu yıl atanan öğretmenler kısa sürede halkın gönlünde taht kurdu. Akalın köyüne ilk geldiklerinde çiçeklerle karşılanan sınıf öğretmenleri Konyalı Ayşegül Kurt ile Adanalı Emine Bozer, kısa sürede vatandaşların sevgisini kazandı. Öğretmenleri ağırlamak için adeta birbirleriyle yarışan köylüler, en güzel yemekleri pişirip, ikramda bulunuyor. Ayşegül Kurt, “Birçok şeyi burada öğrendim. Buradan gidersem üzüleceğime adım kadar eminim. Artık burası bizim köyümüz” dedi. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.