Kadınlar sualtında bir adım daha önde

Özlem Konur Usta

Kadınlar sualtında bir adım daha önde
01 Ekim 2014 Çarşamba 06:32

20Aquarius10-copy
Dünya serbest dalış rekortmeni Yasemin Dalkılıç, yok olan deniz canlılarına dikkat çekmek için sualtında kamera karşısına geçti. Dalkılıç’a göre kadınlar sualtında çok daha akıllıca hareket ediyor. Daha az risk alarak kontrollü bir şekilde daha iyi başarılara ulaşabiliyorlar
Sualtı onun için hep bir tutku oldu. Daha 3-4 yaşlarında yüzmeyi öğrenirken bile küçük bir maskeyle balıkları görmeye çalışıyordu. Ankara’da doğması tutkusuna engel olmadı. Yazları gittiği Datça’da her yıl biraz daha derine daldı. Sıra üniversiteye geldiğinde, okuyacağı bölümden ziyade ODTÜ Sualtı Topluluğu’nu seçti. Yasemin Dalkılıç, 1999’dan 2010’a dokuz dünya rekoru kırdı.
Yasemin Dalkılıç, kendisini en çok sualtında özgür hissettiğini söylüyor. Ona göre sualtı, “Apayrı bir dünya. Sessiz sakin. Suyun ortasında uzaydaymışçasına yerçekimsiz bir şekilde durmak büyüleyici bir his. Medeniyetin izlerinden daha uzak olması ayrı bir güzellik”.
“Dünyanın İnanılmaz Dalışları” adlı belgesel için sualtında kamera karşısına geçti. Çekimler tamamlandı. Dalkılıç da belgeselin tanıtımı için birkaç günlüğüne Türkiye’deydi. Hem gelecek nesillere kalacak olan bu projeyi hem de sualtı dünyasını konuştuk. Yasemin Dalkılıç, dünyaca ünlü antrenörü Rudi Castineyra’yla evli. Bir çocukları var, biri de yolda...
‘DALMA OYUNLARI OYNARDIM’
- Sualtına ne zaman ilgi duymaya başladınız?
Daha 3-4 yaşlarında yüzmeyi öğrenirken dalışa meraklıydım. Üşüyüp sudan çıkarttıklarında bile elimde bir maskeyle balıklara bakmaya çalışıyordum. İlk yıl dalış maskesi kullandım, bir yıl sonra nefesimi iyi kontrol edebildiğimi gören ailem şnorkel aldı. Kış aylarında Ankara’ya döndüğümüzde dalma oyunları uyduruyor, Jacques Cousteau’nun Sessiz Dünya belgesellerini seyrediyordum.
- Kadınlar açısından yaptığınız sporun zor yanları var mı?
Eşim (Antrenörü Rudi Casineyra) kadınlarla çalışmayı tercih ettiğini söyler. Ona göre kadınların hayatta kalma mekanizmaları egolarına göre daha ağır basıyor. Kadınlar sualtında çok daha akıllıca hareket ediyor. Haklı olabileceğini düşünüyorum. Gerçekten de kadınlar daha az risk alarak kontrollü bir şekilde daha iyi başarılara ulaşabiliyor.
‘15 YIL ÖNCESİ GİBİ DEĞİL’
- “Dünyanın İnanılmaz Dalışları” belgeselini çekmeye nasıl karar verdiniz?
15 yıl kadar önce dünya şampiyonu serbest dalıcı olduğumda, dünyanın çeşitli yerlerinde dalabilme fırsatı buldum. Antreman ve derin dalışlar için seyahat ettiğim her yerde yoğun ve çok düzenli bir tempoda çalışmak zorundaydım. Çok kısa dalışlarda bile olağanüstü sualtı sahnelerine şahit oldum.
Rekor denemelerim bittiğinde nihayet özgürdüm. İstediğim kadar sualtında kalabilecektim. Ancak sualtındaki tahribatın çok fazla olduğunu gördük. Binlerce balığın olduğu yerlerde neredeyse hiç balık yoktu. Koca mercan oluşumlarının yerinde harabeler kalmış... Canlı renkleri griye dönmüş... 15 yıl gibi kısa bir sürede bile bu kadar büyük değişiklik çok üzücüydü. Kızımız Lara ve onun neslinin sulatını bizler kadar canlı göremeyeceğini düşündük. Bu sualtı harikaları sonsuza kadar kaybolmadan filme almaya karar verdik. Hem geleceğe bırakmak hem de ne kadar büyük bir tehlike altında olduğumuzu göstermek istedik. Cantek soğutma sistemlerinin sponsorluğunda “Enerjini doğru kullan” sloganıyla bu projeyi gerçekleştirdik.
‘DALGALARLA BOĞUŞTUK’
- Çekimler ne kadar sürdü? Kızınız henüz 3 yaşında, zor oldu mu?
Çekimleri, 2 yıl boyunca bir yerde çok odaklanmadan yaptık. Bahamalar, Jamaika, Meksika, Cayman Adaları, Dominik Cumhuriyeti ve Şili’de batıklar, gemi enkazları, mercan kayalıkları ve mağaralara dalışlar gerçekleştirdik. Karayipler kış aylarında çok sakin olur. Ama öyle değildi. sürekli ertelemek zorunda kaldık. Telefonla denizin havasını takip ediyorduk. Günlerce aylarca dalma şartları oluşmadı. En dalınabilir havalarda dalmaya çalıştık. Dalgalarla boğuşa boğuşa çalışmaları yaptık. Tahminimden çok daha zordu. Bu süreçte Lara’dan ayrılmayı istemedik. Pek çok kişi zorunlu olarak çocuğunu annesine, kayınvalidesine ya da bakıcıya emanet etmiştir. Eşim, antrenörüm koruyucu tabiattadır. Dalarken benim riske girmemem için inanılmaz tedbirler alırdı. Bir baba olarak da koruyucu... Seyahatlerde kayınvalidem de Lara için bizimle birlikteydi. Bazen Lara, dalışa gitmememiz için ağlıyordu... Ama bunlar güzel zorluklar.
HAMİLEYKEN DE DALDI
- İkinci çocuğunuz için gün sayıyorsunuz. Çekimler sırasında da hamile miydiniz?
2 yıllık sürenin son aşamasında birkaç çekimde hamileydim. Bu dönemi serbest dalışla geçirdim. Hamileler için tüplü dalış sakıncalı görülüyor ama serbest dalışın sakıncası yok. Limitlerin altında kaldım. Derin dalışları yapmamaya çalıştım.
DENİZ CANLILARI İÇİN TEHLİKE ÇANLARI
“Bilim adamları bu hızda devam edilirse, 50 yıl içinde denizlerdeki canlıların çok büyük bir kısmının yok olacağına inanıyor. Birçok canlı bundan daha da kısa bir sürede yok olmuş olacak. Bu nedenle, kızımız Lara bir yunus, balina ya da mercan kayalıklarının mucizesine belki asla şahit olamayacak. Rudi (Eşi) ve ben bunu fark ettiğimizde bu belgesel dizisini çekmeye karar verdik. Paylaşacağımız heyecan verici görüntüler sayesinde denizleri koruma mücadelemize mümkün olduğunca çok kişinin katılması için ilham vermek istedik. Son 30 yılda dünyanın mercan resiflerinin yüzde 50’si ve bununla balık nüfusunun da yarısı kayboldu. Bu hızda devam edersek önümüzdeki 30 yıl içinde resiflerin yüzde 90’ını ve balık stoklarının yüzde 70’ini kaybetmiş olacağız ve size garanti ediyorum denizlerde hayat olmadan yeryüzünde hayat da olamaz, çok basit bir gerçek bu.”
EŞİM PES EDECEĞİMİ DÜŞÜNDÜ
Yasemin Dalkılıç’ın eşi ya da antrenörü Rudi Castineyra’yla tanışma öyküsü de ilginç... Dalkılıç’tan dinliyoruz: “ODTÜ Sualtı Topluluğu’ndayken serbest dalış kategorisinde bir dünya şampiyonasına katıldım. Orada bayanlar arasında en iyi dereceyi elde ettim. Rudi, baya tanınan bir isimdi. Ona yazarak, bana yardımcı olmasını istedim. Beni çalıştırmasını beklemiyordum yalnızca sorularımı yanıtlamasını istedim.  Beni bir İtalyan dergisinde okumuş. Sorularımı çok güzel bir şekilde yanıtladı. Sonra birlikte çalışmayı teklif ettim. Başından savmak için bana oldukça zor bir program gönderdi. Sonuçta bu şekilde yardım isteyen çok fazla sporcu vardı. Çok ağır tempolu bir programdı. Benim pes edeceğimi düşünüyordu. Ama programı uyguladım. Devam ettik, iyi sonuçlar aldığımı görüp dünya rekoru deneyebileceğimi söyledi. Böylece ilk dünya rekoru denememde bir araya geldik. 9 dünya rekoruna imza attık.”
SPORCULAR GÖNÜLDEN BAĞLI
Yasemin Dalkılıç, doğa sporlarını yapan sporcular arasında gönülden bir bağlılık olduğu kanısında. “Bütün dalgıçlar aynı tutkuyu paylaşıyor. Bir rekor kırılıyor. Siz alıp onu kaldığı yerden geliştiriyorsunuz. Herkes kişisel amaca ulaşmış oluyor. Dağcılıkta da öyle... Sporcular birbirine destek oluyor. Amaç bir tutkuyu gerçekleştirmek.”
LAGOS’U OKŞAMAK
Hiç, bir balığın okşanabildiğini görmüş müydünüz? Görüntülerde, Yasemin Dalkılıç ürkek yapısıyla tanınan Lagos balığını okşarken görülüyor. Lagos, resmen izin veriyor... Keyif alıyor. Dalkılıç, “Rastlanmayan bir şey. Medeniyetten çok uzak bir yerde olması ve insanları tanımaması sonucu buna izin verdi. Benim de çok hoşuma gitti” diyor.
Özlem Konur Usta


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.