Hapiste geçen hayat: Hasan Gülbahar

Hapiste geçen hayat: Hasan Gülbahar
12 Ocak 2015 Pazartesi 06:21

Yusuf Çelik

Hasan Gülbahar, 54 yaşında ve Osmaniye T-Tipi cezaevinde. İbrahim ve Dursun Gülbahar’ın 8 çocuğundan altıncısı.1962 yılında Tarsus’ta dünyaya merhaba diyen Hasan bebek ömrünün büyük çoğunluğunu zindanlarda geçireceğini nasıl bilebilirdi ki?

1981 yılında, henüz 19 yaşında ve Mersin Ticaret Lisesi'nde okurken TİKKO üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. Önce idama mahkûm edildi, daha sonra idam cezası müebbede çevrildi. Tam 10 yıl yattıktan sonra 1991 yılında çıkan af kapsamında şartlı tahliye edildi. 1995 yılında tekrar tutuklandı. Bu kez suçu örgüt yöneticiliğiydi. Torba yasadan yararlanan Hasan Gülbahar 2013 yılı sonlarında tekrar özgürlüğüne kavuştu. Cezaevi hayatı, 30 yıla yaklaşıyor ve Türkiye’de en uzun hapis yatan kişi unvanını alıyor. Gardiyanlar O’na Türkiye’nin Mandela’sı lakabını takmışlar.

Çıktıktan sonra kendisine güç bela bir bekçilik işi bularak geçimini sağlamaya çalışıyor. Bir yandan da yarım bıraktığı lise öğrenimini tamamlamak için aynı liseye kaydını yaptırıyor. Dışarıdaki hayata alışması bayağı zaman alıyor. Ancak Gülbahar, geç gelen özgürlüğünü çabuk kaybediyor ve16 Ekim 2014 günü apar topar tekrar cezaevine atılıyor. Abisi Esat Gülbahar “Hasan hapisteyken babamızı kaybettik, kahrından öldü. 86 yaşındaki annemiz ise 30 yıldır evlat hasreti çekti. Bu son duruma nasıl katlanır bilmiyoruz” diyor.

30 YIL YETMEZ 7 YIL DAHA

Adalet Bakanlığı, Hasan Gülbahar'ın bırakılması konusunda, 7 yıl daha yatması gerektiğini belirterek Yargıtay’a itirazda bulunmuş. Yargıtay üyeleri de 30 yıl yetmez demiş. Kardeşi Ali Gülbahar diyor ki “Adalet Bakanlığının Yargıtay’a itiraz ettiğinden bırakın bizi, avukatların bile haberi yoktu. Emsalleri hep çıktı. Bu kanun yalnızca Hasan’ı mı kapsıyor?”

DAVA ANAYASA MAHKEMESİ'NDE

Hasan Gülbahar Anayasa Mahkemesine başvurarak “Bu durumun Anayasa ihlali olduğunu, bu ihlalin tespitini ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması yönünde karar oluşturmasını” talep ediyor. Bir de mektubu var: “12 Eylül dönemi mahkûmiyetlerinden dolayı 10 yıldan beri içerde olanların tahliyesini sağlamak için çıkarılan yasada meclisteki tüm partilerin imzası var. Bakanlık yeniden tutuklanmamı isteyen itirazını sadece benim için yapıyor. Kişiselleştirilmiş hukuk olur mu? 12 Eylül darbesiyle 19 yaşımda başlayan mahpusluk hayatımı bir iki yıllık soluklama dışında 60 yaşımda noktalamam isteniyor. Artık yeter! Özgürlüğümü geri istiyorum.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.