Halkadan al haberi

- Özellikle uzakdoğuda büyük çaplı gerçekleşen volkanik patlamaların Türkiye’deki ağaçlarda, patlamanın olduğu ve çoğunlukla ertesi yılda da yıllık halka genişliklerinin arttığı saptandı. Yeşim Çataltaş

Halkadan al haberi
14 Ekim 2014 Salı 00:41

20manset
Uzmanlar, ağaç halkalarına bakarak iklim değişikliklerini, doğa olaylarını tespit ediyor.  İ.Ü. Dendrokronoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Akkemik, Türkiye’nin 900 yıllık iklim grafiğinin bu yolla saptandığını söyledi
Türkiye’de yalnızca İstanbul Üniversitesi Orman Bilimleri Fakültesi Orman Botaniği Anabilim Dalı bünyesinde var olan laboratuvarda, ağaçların yıl halkaları üzerinde yapılan çalışmalar aracılığıyla geçmişte yaşanmış olayların tarihleri tespit ediliyor. Dendrokronoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ünal Akkemik ile ağaçların yıl halkarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak adlandırılan dendrokronoloji hakkında konuştuk. Dendrokronolojinin geçmişi 1900’lü yılların başına kadar uzanıyor. Prof. Dr. Ünal Akkemik, “İlk olarak Andrew Ellicot Douglass, yıllık halkalar ile güneş lekelerinin arasındaki ilişkiyi tespit etmiş. Bilim dalındaki ilerleme Halka genişliğindeki yıllık değişimlerle kuraklık arasındaki ilişkilerin ortaya konmasıyla devam etmiş” dedi.
YAĞIŞLARA GÖRE ŞEKİLLENİYOR
Ünal Akkemik, halkalara bakılarak nasıl tarihlendirme yapılabildiğini şu sözlerle anlattı: “Örneğin bir yıl kurak geçmişse, o yıl oluşan yıllık halkalar ağaçların çoğunda dardır; eğer yağışlı geçmişse halkalar geniştir. İlk aşamada öncelikle doğal ormanlardaki yaşlı ağaçlardan alınmış yıllık halka genişlikleri ölçülür ve sonrasında yapılan bir dizi istatistik analizler sonucunda takvim yılları belli olan ve kronoloji olarak adlandırılan referans grafikler oluşturulur. İkinci aşamada eğer bir binanın, sanat objesinin, arkeolojik kazı alanının tarihlendirmesi yapılacaksa, buralarda kullanılmış olan ağaç parçalarından örnekler alınır ve benzer şekilde yıllık halka genişlikleri ölçülür ve takvim yılları bilinmeyen bir kronoloji oluşturulur. Üçüncü aşamada ise bu kronoloji referans kronoloji ile karşılaştırılarak hangi döneme ait olduğu bulunur.”
Tarihlendirme için kullanılan ağaçların özellikle insan etkisinden uzak ormanlardan seçildiğini vurgulayan Akkemik, “Doğal ormanların insan etkisinden uzak olan ve daha taşlık-kayalık kısımlarındaki ağçalardan örnekler alınması gerekiyor. Bu örnekler de genellikle karaçam, meşe, kayın, sedir ve ardıçlardan alınır. Bu ağaçlar hem ileri yaşlara ulaşır hem de bu amaca uygun yıllık halkalar oluştururlar. Bunlar dışında ne meyve ağaçları ne de hızlı büyüyen genç ağaçlar kullanılır” dedi.
DENDROKRONOLOJİ İLE ÖĞRENDİK
- Türkiye’nin son 900 yıllık kurak ve yağışlı geçen yılları dendrokronoloji bilimiyle tespit edildi. Buna göre 1709 yılı çok yağışlı geçerken 1887’nin Türkiye’nin son 1000 yılındaki en kurak yılı olduğu belirlendi.
- Tokat’taki tarihi yapılardan Bedesten’in 1424, Deveciler Hanı’nın 1488, Gülbahar Hatun Külliyesi’nin 1485, Amasya-Merzifon’daki Bedesten’in 1672 yılında yapıldığını, İstanbul-Eminönü’nde bulunan Balkapanı Hanı’nın 1766 depreminden zarar gördüğüi saptandı.
- Kastamonu-Pınarbaşı Küre Dağlarında bulunan Ilgarini Mağarası’ndaki mezar ve kilise kalıntılarının 7.yüzyıla ait Bizans dönemi kalıntıları olduğu yıllık halkalarla belirlendi.
- Özellikle uzakdoğuda büyük çaplı gerçekleşen volkanik patlamaların Türkiye’deki ağaçlarda, patlamanın olduğu ve çoğunlukla ertesi yılda da yıllık halka genişliklerinin arttığı saptandı.

Yeşim Çataltaş


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.