Efe Can Gürcan / Arjantin'in 'Taksim'i ve 'Kadıköy'ü

'Arjantin'de 1 Mayıs yürüyüşün özelliği, hızlı 'solcu' olarak nitelendiren örgütçüklerin kendini göstermemesi ve kendini 'milli kuvvetler' olarak adlandıran halk örgütlerinin öne çıkmasıydı' Buenos Aires'te...

Efe Can Gürcan / Arjantin'in 'Taksim'i ve 'Kadıköy'ü
11 Mayıs 2014 Pazar 15:24

02arjantin

'Arjantin'de 1 Mayıs yürüyüşün özelliği, hızlı 'solcu' olarak nitelendiren örgütçüklerin kendini göstermemesi ve kendini 'milli kuvvetler' olarak adlandıran halk örgütlerinin öne çıkmasıydı'

Buenos Aires'te katıldığım 1 Mayıs yürüyüşü, Türkiye'de yaşanan tartışmalar ve işçi-köylü birlikteliği bağlamında son derece öğretici bir deneyim oldu. Kutlamalara, Milli Köylü ve Yerli Hareketi (Movimiento Nacional Campesino Indígena, MNCI) ve Halkçı Ekonomide Çalışan İşçiler Konfederasyonu (Confederación de Trabajadores de la Economía Popular, CTEP) kortejinde katıldım.

Milli bayrakla başlayan yürüyüş

Çöpçüler, kuryeler ve seyyar satıcılardan köylülere ve kooperatif isçilerine kadar uzanan oldukça kapsayıcı bir profile sahip 1 Mayıs yürüyüşü, "Halk iktidarı olmadan toplumsal adalet olmaz" ve "Eksik olan bizleriz" sloganları ile yaklaşık 20 bin kişiyi bir araya getirdi. Yürüyüş öğleden sonra iki civarında Obelisco'da kurulan ve Arjantin'in milli bayrağıyla dekore edilen Carpa Villera'dan (Villera Çadırı) başladı ve Çalışma Bakanlığı'na kadar sürdü.

Arjantin'in Kadıköy'ü: Obelisco

Movimiento Evita, Corriente Aníbal Verón, Marea Popular, Movimiento de Trabajadores Excluídos ve Frente Popular Darío Santillán-Corriente Nacional gibi örgütleri de içeren yürüyüşün özelliği, kendini hızlı "solcu" ve "komünist" olarak nitelendiren örgütçüklerin kendini göstermemesi ve kendini "milli kuvvetler" olarak adlandıran halk örgütlerinin öne çıkmasıydı.

Bir başka ortak payda da katılımcıların vatansız sol tarafından "hükümet yanlıları" olarak nitelendirilmesiydi. Oysa Arjantin'de aylardan beri gerçekleştirdiğim gözlemler, gerçek bir halk cephesi yerine dar bir solcu cephe yaratmakta ısrarcı vatansız solun kaba çıkarımlarını yanlışlar nitelikteydi. Bu halkçı hareketlerin "solcu" örgütçüklerin olmadığı kadar günlük mücadelelerin içinde olduğunu, birçok militanın gözaltılarla boğuştuğunu ve mücadelelerde zafer elde edebilmek için gerek işgaller, gerek yol kesmelerle ve direniş çadırları kurarak sürekli olarak sokakta çarpıştığını bizzat gözlemlemekteyim.

'Vatansız sol' kendi içinde de bölündü

Komünist Partisi, "Sol Cephe" (Frente de Izquierda) olarak adlandırılan örgütçükler ve diğer Troçkistler, 1 Mayıs'ı birbirinden ayrı olarak sönük bir şekilde kutladı. CTEP'in önayak olduğu kutlama ise, ülkenin geleneksel "işçi sınıfı aristokrasisine" ve bürokratik örgütlenmelere en mesafeli kesimi; kayıtsız işçiler ya da kendi hesabına çalışanlar olarak adlandırılan en fakir ve en fazla sömürülen çevreleri temsil etti. İstihdamın neredeyse %50'ye yakınını oluşturan ve bu denli çeşitliliğe sahip bir kesimin birlikteliğini sağlamak büyük bir başarıydı. Kutlamalar, bu başarıyı yansıtan bir coşkuda geçti.

Tek gündem 'hükümeti istikrarsızlaştırmak' olunca...

Kayıtsız isçileri örgütleme başarısının ardında, kitabi-solcu ve dar bir örgütçülük anlayışından ziyade, "Militan Peroncu" bir duruştan gücünü alan milli-demokratik bir halk cephesi stratejisi yatmaktadır. İlginçtir ki, kortejde konuşma fırsatı bulduğum birçok katılımcı, kendini "komünist" olarak gören sekter yapılanmaların bazı halkçı eğilimlere sahip Kirchner hükümetini istikrarsızlaştırmaktan başka bir gündeminin bulunmadığını belirtti.

'Sol' örgütçüklerin Kirchner karşıtlığı

Aynı "sol" örgütçükler, bu amaç uğruna "Yanki emperyalizminin" ve çokuluslu tekellerin yararına Federación Agraria Argentina ve Confederaciones Rurales Argentinas gibi aşırı sağ ve patron yanlısı sektörlere destek sağlamaktan çekinmemişti. Kitleden gelen bu tepkiler, Türkiye'deki, anti-kapitalist lafazanlığı ağzından düşürmeyen turuncu güçler ile anti-emperyalist ve milli-demokratik çizgideki kırmızı kuvvetler arasındaki saflaşmanın benzerinin Arjantin'de de hissedildiğini göstermiş oldu.

Obelisco'da işçi-köylü birliği

Kutlamalara damgasını vuran bir başka gelişme de, işçi-köylü birliğinin alanlarda ve kürsülerde tescil edilmesiydi. 20 binden fazla aile üyeye sahip MNCI adına kürsüye çıkan Deo arkadaş, uzun alkışlarla kesilen ateşli konuşmasında şunları ifade etti: "CTEP köylüdür; CTEP yerlidir. CTEP'i oluşturanlar, kendilerini dışlayan sistem tarafından marjinalize edilen gecekondulardır. Kim demiş bizim adaletsiz ve eşitsiz bir sisteme dahil olmak istediğimizi? Bizler, kadın ve erkeğin öncülüğünde başka bir sistem inşa etmekteyiz. Bir dayanışma, kardeşlik ve düşler toplumu... Bu bakanlığın şunu anlamasını istiyoruz: Geniş köylü kitleleri geniş şehirli kitlelerle birleşene kadar mücadelemiz devam edecek!" Deo arkadaş, gecekondularda yaşayan halk kitlelerinin kökeninin köylere ve ülkenin yerli geçmişine dayandığını vurguladı. MNCI, kent ve köylerdeki sorunların köklü bir şekilde çözülmesi için ülkede besin egemenliği siyasetlerinin hâkim kılınmasını ve kapsamlı bir toprak reformuna gidilmesi gerektiğini savunuyor.

Efe Can Gürcan

Bilim ve Ütopya ve Teori Yazı Kurulu Üyesi


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.