‘Dayanın, 500 atlıyla geliyoruz!’

Kemaliye, bir yaşam modelidir. Geleceğin büyük uygarlığını, Kemaliye gibi kayaları delerek, taşları oya gibi işleyerek kuracağız. Zahmetle, emekle, dişle tırnakla, çalışarak, didinerek, zorlukların üstesinden gelerek... Tek model budur,...

‘Dayanın, 500 atlıyla geliyoruz!’
26 Ekim 2014 Pazar 08:13

20-Egin--1922

Amasya Genelgesi’ne ilk yanıt giden yerlerden biri Eğin’dir. Düşman Polatlı’ya yaklaştığında yine Eğinliler, ses verir: 500 atlıyla geliyoruz!… Sakarya Savaşı’nda Eğin’den 620 kişi şehit düşer. 92 yıldır Eğin, Kemaliye’dir
1921’in Ağustos’u… Yunan ordusu Ankara'ya doğru ilerliyor. Sıkıntılı günler... Eskişehir düşmüş, düşman Polatlı’ya dayanmış. Ankara boşaltılıyor. Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilleri, Mustafa Kemal Paşa’yı suçlamakta. Paşa, kürsüye çıkar, heyecanla bir telgrafı okumaya başlar. Ankara’nın 600 kilometre doğusundan gelen bu satırlarda, “Dayanın, 500 atlıyla geliyoruz!” denmektedir. Belediye Başkanı Hasan Askeri Bey, Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Orhan Arıtan ve Misak-ı Milli Cemiyeti böyle seslenmektedir. 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi’nin ardından da ilk harekete geçen yine Eğin olmuştur. Eğinliler, vatan için can vermeye hazırdırlar. Mebuslar, Eğin’in haritadaki yerine bakarlar… Anadolu’da küçücük bir kasaba. Eğin’den gelen birkaç satır sözcük, Anadolu’nun ruh halini yansıtmaktadır. Anadolu, canını dişine takmıştır. Direnecektir!
EĞİN’DEN 620 ŞEHİT
Kemaliyeli gazeteci yazar Abdullah Ataman, o satırların önemini “Mustafa Kemal, kürsüde telgrafı okur. Anadolu’dan destek vardır. Onu eleştiren mebusların sesi kesilir…” diye ifade ediyor. O telgraf, milli mücadelenin dayanağı olur. Türk Ordusu, 10 Eylül'de karşı taarruza geçer. Önce Çal Dağı, ardından adım adım stratejik noktalar geri alınır. Yunan Ordusu, geri çekilmektedir. Sakarya Meydan Muharebesi, 21 gün 21 gece sürer. Türk Ordusu, 5 bin 713 şehit vermiştir. Sakarya’ya Eğin’den yaklaşık 800 atlı gider. Eğin Sakarya’da 620 şehit vermiştir.
10 GÜN KUTLAMA
9 Eylül 1922’de düşman İzmir’den denize döküldüğünde, Eğin’den Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf daha gider. Sonrasını Abdullah Ataman’dan dinliyoruz: “Eğin’in o dönem Belediye Başkanı Hasan Askeri Bey, Atatürk’ün Trablusgarp’tan silah arkadaşı. Gazi olmuş, memleketine dönmüş. Askeri ve Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Orhan Arıtan, Sakarya Harbi’nden sonra Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf çekiyorlar... 'Adını bahşedersen, Eğin’e vermek istiyoruz'. Atatürk, ‘İkinci mektubuma kadar bekleyiniz’ diye yanıt verir. 21 Ekim 1922 tarihinde Bakanlar Kurulu, Eğin’in adını 'milli mefhum ifade etmemesi nedeniyle' Kemaliye diye değiştirir. O gün Kemaliye’nin bayramı olur. 10 gün kutlama yapılır.” Ataman, son günlerde resmi yazılarda bile 'Kemaliye (Eğin)' kullanımının yaygın olduğunu söylüyor ve "Bu, sistemli geri dönüşte iktidarın da payı var. Bu onurdan rahatsız olanların oyununa gelmeyelim" diye uyarıyor.

BELGESİ ATABE'DEN
21 Ekim 1922 tarihli Bakanlar Kurulu kararı, kendisi de Kemaliyeli olan Doğu Perinçek ve Şule Perinçek tarafından, Atatürk’ün Bütün Eserleri çalışmaları sırasında TBMM arşivinden gün yüzüne çıkarılır. Kemaliyeliler, bugün de Atatürk’ün adını taşımakla övünüyor. Belediyenin girişinde bu öykünün bir özeti de yer alıyor.
NOT: Fotoğraflar için Kemaliye Belediyesi, Abdullah Ataman ve Tahir Sehlikoğlu’na teşekkürler.

‘ADIMIZ ONURUMUZDUR’
Mustafa Haznedar Kemaliye Belediye Başkanı
Belediye Meclis üyeleri Eğin’den telgraf gönderdiği sırada Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları “Silahlı mücadelenin doğru mu yanlış mı” olduğunu tartışıyorlar. Böyle küçük bir kasabadan destek gelmesi mücadele gücü veriyor. Bizim için Kemaliye adını taşımak onurdur, şereftir… Adımızla övünüyoruz. Prof. Dr. Rahmi Aksungur’un hediyesi olan Atatürk heykelini parkımıza diktik. Kemaliye’nin adının nasıl verildiği nesiller boyu unutulmasın diye kaidenin altına yazdık.
‘İLELEBET YAŞASIN’
Prof. Dr. Ali Demirsoy Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi
Milli mücadeleye en sıkışık olduğu dönemde destek olduğu için Kemaliye adı çok önem taşıyor. Müziklerimizde, şiirlerimizde, manilerimizde Eğin adı geçiyor. İkisini birlikte kullanıyoruz. Hem Cumhuriyet tarihi açısından hem de eski özellikleri barındırması açısından önemi var. Dilerim ki Kemaliye adını ilelebet bu Cumhuriyet yaşatır.

‘BİZİM İÇİN ŞEREFTİR’

Prof. Dr. Rahmi Aksungur
Eski Mimar Sinan Güzel Sanatlar Rektörü

Büyük önderin ismi ailemin yaşadığı ilçe için bir şeref. Anadolu’nun uzak bir köşesine Cumhuriyetimizin kurucusunun kendi adını bizzat verdiği bir yer olması ayrıca gururlandırıyor. Dünya görüşü ne olursa olsun bütün Kemaliyeliler onur duyuyor.

‘GURUR DUYUYORUZ’

Hacı Hüseyin Duru
Kemaliye Kültür ve Kalkındırma Derneği Yöneticisi
Mustafa Kemal Atatürk'ün adını taşımak bize gururdur her zaman gurur duyuyorum.

‘HER ORTAMDA ANIYORUZ’

Gönül Önderoğlu Eski Kemaliye Kültür ve Kalkınma Derneği Başkanı

Kemaliye adı günümüzde her şeyi ifade ediyor. Daima anıyor, yad ediyor, her ortamda ifade ediyoruz. Atatürk'ün adına layık olmaya, günümüzde hayli zor da olsa Atatürk'ün ilkelerine bağlılıkla medeni olarak ilerlemeye çalışıyoruz. 92. yılını kutluyor, şerefle değişmeden taşımaya çalışıyoruz.
92’NCİ YIL ANISINA 92 ENSTRÜMAN

Kemaliyeliler, gurur duydukları adlarını her yıl 21 Ekim’i takip eden pazar günü kutluyorlar. Bugün Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu, Eğin türküleriyle gülecek, ağlayacak… Saat 15.00’da başlayan etkinlikte 92’nci yıl anısına 92 enstrümanla yerel türküler seslendirilecek. Prof. Dr. Ali Demirsoy’un Kemaliye’ye ilişkin sunumunun ardından İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi Doç. Dr. Pınar Somakçı, Necdet Özgül, Şafak Uğur Müzik Merkezi sanatçıları, yerel sanatçılar sahne alacak.
Dut Ağacı Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tahir Şehlikoğlu, Ankara’dan sonra İstanbul’da benzeri bir etkinliğin yapılacağını müjdeledi. Şehlikoğlu, “Yörede ağırlıklı enstrüman ilk başta kemandı. Sonra davul ve klarnete döndü. Biz de bu nedenle Ankara’da keman, İstanbul’da davul ve klarnet ağırlıklı bir etkinlik hazırladık” dedi.

Taş uğruna şehit olmuşuz

Dr. Doğu Perinçek İşçi Partisi Genel Başkanı

Bizim Kemaliyemizin köyleri, hele bizim Apçaağa köyü tırnaklarını kayalara geçirmiş gibidir. Bütün sermayemiz, taştır, kayadır. Doğaldır, Mustafa Kemal Paşa’nın arkasında sağlam durmuşuz. Çünkü başka türlü durmayı bilmeyiz. Çünkü biz, zorluktan başka bir şey görmemiş, dağlarla boğuşmaktan başka bir şey bilmemişiz. Fırat’ın en deli aktığı vadilerin çocuğuyuz. Bu nedenle yara yara akar gideriz, bozgunculuk nedir bilmemişiz.
Sırakonak köyü muhtarımız Mehmet Karagöz'ün dediği gibi "Herkes toprak için şehit olmuştur. Bizim toprağımız olmadığı için, taş için şehit olmuşuz." Yalnız Sırakonak köyünden 52 delikanlı savaşa gitmiş, ancak dördü dönmüştür. Biz vatanın taşı için savaştığımız için mi nedir, daha çok ölmüşüzdür. Kayalar için savaşanlar, cephede düşmanın üzerine en önde koşmaktadırlar.
BÜYÜK SERMAYEMİZ
Ne büyük övünçtür, Kemal Paşamız bizim taşlar için savaştığımızı bildi, bize değer verdi, bize kendi adını verdi. Zorlukları tanımayan Makedonya dağları ile yine zorluklara meydan okuyan bizim oraların dağları buluşmuştur o an. O nedenle bizim sermayemiz yalnız kaya değildir. Asıl büyük sermayemiz, adımızdır. Biz, Kemal'in, büyük devrimci Kemal'in memleketiyiz, Kemaliye'yiz. Bütün duvarlarımızı, bütün köprülerimizi seller götürse, Fırat delirip bağlarımızı yıksa, ismimiz yeter bize.
Kemaliye adı işte böyle, yine dişle ve tırnakla, canla ve kanla alınmıştır, Oysa bizim insanımız vurucu kırıcı değildir, hapisanemiz on yıllardan beri boştur, Ama vatan denince, aklımıza kayalarımız gelir, o zaman canımızın taş kadar değeri yoktur.
DİŞLE TIRNAKLA
Kemaliye, bir yaşam modelidir. Geleceğin büyük uygarlığını, Kemaliye gibi kayaları delerek, taşları oya gibi işleyerek kuracağız. Zahmetle, emekle, dişle tırnakla, çalışarak, didinerek, zorlukların üstesinden gelerek... Tek model budur, insanlık tarihinde başka bir gelişme modeli yoktur. Kemaliye modeli, Mustafa Kemal modelinin yalnızca bir örneğidir. Kolları sıvayacağız, başka çare yok.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.