Burdur Gölü'nün 20 yıllık ömrü kaldı

Her geçen gün yok olma tehlikesi artan Burdur Gölü için alarm çanları çalıyor. Pek çok insan günahı kuraklığa atıyor, ancak uzmanlar failin insanlar olduğunda ısrarlı Türkiye'mizin 14 uluslararası öneme sahip 'Ramsar...

Burdur Gölü'nün 20 yıllık ömrü kaldı
10 Eylül 2014 Çarşamba 03:30

04manset

Her geçen gün yok olma tehlikesi artan Burdur Gölü için alarm çanları çalıyor. Pek çok insan günahı kuraklığa atıyor, ancak uzmanlar failin insanlar olduğunda ısrarlı

Türkiye'mizin 14 uluslararası öneme sahip 'Ramsar Alanı'ndan ve 305 Önemli Doğa Alanı'ndan birisi. Aynı zamanda Doğal Sit Alanı ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahası gibi unvanları da cabası. Burdur Gölü, son 35 senede alanının yaklaşık üçte birini kaybetti ve su seviyesi yaklaşık 12 metre düşüş kaydetti. Gölün 4.3 milyar ton olan su varlığının 330 milyon tonu her yıl yok oluyor. Uzmanlar su kaybının bu hızla devam etmesi halinde gölün 20 yıl sonra tamamen kuruyacağı öngörüyor.

CANSIZ BİR SU KUYUSU OLACAK

Doğa Derneği Burdur Gölü'nü Kurtarma Projesi Koordinatörü Ayşe Sargın ve Burdur Gölüne Hayat Verelim Derneği Sekreteri Hasan Türkel, Burdur Gölü hakkında Aydınlık'a konuştu. Burdur Gölü Kapalı Havzası'nda 1995 yılında yağışlı bir döneme geçildiğini ancak bu dönemde de gölün hızla kurumaya devam ettiğini söyleyen Ayşe Sargı, ciddi uyarılarda bulundu:

"Göldeki bu kuraklık sorunu insan kaynaklı olduğunu ortaya koymaktadır. Gölün su seviyesindeki azalmanın başlıca nedenleri, tarımsal sulama amacıyla 1970'lerden bu yana gölü besleyen akarsuların sularının bu akarsuların üzerlerine inşa edilen baraj ve göletlerde tutulması; yine tarımsal sulama amacıyla havzadaki yeraltı sularının sondaj kuyuları ile aşırı miktarlarda çekilmesi. Eğer gölü besleyen akarsuların göle ulaşması sağlanmazsa, 2040 yılında Burdur Gölü'nün ekolojik işlevlerini yitirerek cansız bir su kuyusuna dönüşeceği hesaplanıyor."

ONLARCA KUŞ TÜRÜNE ELVEDA

Dünyada sadece Burdur Gölü'nde yaşayan Burdur dişli sazancığının (Aphanius sureyanus), neslinin küresel ölcekte tehdit altında olan ikkuyruk (Oxyura leucocephala) da dahil 194 farklı kuş türü ve 10 tür sürüngen ile biyolojik zenginlik bakımından Türkiye doğasında önemli bir yere sahip Burdur Gölü'nün kuruması, bu canlıların yaşam alanlarının da daralması veya tamamıyla yok olması anlamına geldiğini söyleyen Sargın, gölün kuruması halinde oluşacak diğer tehlikeleri de söyle özetledi:

"Burdur Gölü'nün kuruması, yörede gölün yarattığı mikroklima etkisinin ortadan kaklmasına yol açar. Bu da yağışların düzensizleşmesi, don olaylarının daha sık görülmesi sonuçlarını doğurma riski taşıyor. Burdur Gölü'nün kurtarılması için alınması gereken acil önlemleri şöyle sıralayabiliriz:

*Gölün çekilmesinin durdurulması ve su seviyesinin kademeli olarak yükselmesi için gölü besleyen derelerin üzerine kurulu baraj ve göletlerden düzenli olarak göle su bırakılması.

*Burdur Gölü Havzası'nda tarımda kullanılan suyu azaltmak için, az su tüketimine dayalı yeni bir tarımsal ürün deseninin ve damla ve yağmurlama sulama gibi tasarruflu sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması."

'GÖLÜ KURUTAN HESAPSIZ İŞLER'

Burdur gölünün kurumasının iki nedeni olduğunu söyleyen Burdur Gölüne Hayat Verelim Derneği Sekreteri Hasan Türkel, "Bunun birinci nedeni gölü besleyen suların önüne kurulan gölet ve barajlar nedeniyle gölü besleyen hiçbir akarsuyun göle ulaşamamasıdır. Diğer neden ise gölün etrafında tarım yapılan arazilerde artezyen kuyuları açılarak yeraltı sularının hoyratça kullanılmasıdır. Bütün bunlar gölü kurutan hesapsızca yapılan işlemler" dedi.

Gölün su kapasitesinin üçte birini kaybettiğini dile getiren Türkel, halkın kurumaya karşı kayıtsız olduğunu, bir an önce harekete geçimesi gerektiğini söyledi. Türkel: "Mehmet Akif Ersoy Üniverstesi Doç. Dr. İskender Gülle'nin hazırladığı rapora göre sular 20 metre daha aşağı inerse sanayi atıklarının buharlaşıp şehrin üstüne gelme tehlikesi var. Gölün tabanında Isparta Organize Sanayi ve diğer sanayi atıkları bulunuyor. Bu gidişle 20 metreye inmesi söz konusu. Eğer tamamen kurursa, tabanında bulunan zehirli atıkların tozlarla birleşerek insanları kanser etme riski bulunuyor. Tarım alanlarında vahşi sulama yerine damlama sistemine geçilmesini öneriyoruz.Gölün önüne kurulan barajlardan göle su akıtılmalı. Sulama sistemi değişmeli " ifadelerini kullandı.

Yeşim Çataltaş


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.