Bafa Gölü ölüyor

Uzmanlar, Bafa Gölü’ndeki kirliliğin çevre ve insan sağlığını tehdit ettiğini vurguluyor. Türkiye’de 40 gölün kuruduğuna dikkat çeken çevreciler Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın duruma müdahale etmesi gerektiğini belirtti

Bafa Gölü ölüyor
02 Şubat 2015 Pazartesi 18:45

Aliye Ulusoy
AYDIN’ın Söke ile Muğla’nın Milas ilçelerini birbirine bağlayan Bafa Gölü, kirlilik nedeniyle alarm veriyor. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Bilim Danışmanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kesici, Bafa Gölü’ndeki kimyasal kirliliğin had safhalara ulaştığına değindi. 15 yıldır aynı sorunun devam ettiğini ve gölün hasta olduğunu söyleyen Kesici şöyle devam etti: “15 yıldır aynı sorun devam ediyor. Soğuk havalarda yüzeye vurmuyor ama göl hasta ve tedavi edilmesi gerekiyor. Verilen su temiz değil, gölün kendi havzasında doğal yapısı muhafaza edilmeli. Göldeki kirlilik had safhaya ulaşmış durumda... Bu, analiz yapmaya bile gerek duyulmadan anlaşılabiliyor. Yetkililer çözüm olarak bütün dönemlerde gölü Büyük Menderes’ten besliyor. Oysa Büyük Menderes’in suyu pis... Kimyasal kirlilik, tarım, sanayi ve evsel atıkları taşıyor. Uşak’ta deri, Denizli’de dokuma fabrikaları atıklarının kimyasalları suyun içine yerleşiyor. Büyük Menderes, fabrikaların atıklarını onun dışında tarımsal ve evsel atıkları da alarak Bafa’ya ulaştırıyor. Bunun dışında balık çiftliklerinin göle bırakılan atıkları var. Söylediklerim, ispatlanmış ve ortadan kalkması için karar alınmış durumlar... Göl zaten kirli, bir de kirli suyla besleniyor. Dipte biriken atıklar ve çamur mekanik yöntemlerle temizlenmeli. Sonrasında biyolojik arıtma üniteleriyle temizlik devam etmeli. Gölü besleyen suların tümü arıtılmalı.”
'GÖL HER MEVSİM ARITILABİLİR'
Bafa Gölü’ndeki kirlilikle nasıl mücadele edileceğini anlatan su uzmanı Erol Kesici, etkili olacak yöntemleri şöyle sıraladı: “Her mevsim arıtma yapılabilir. Tehlikeli algler, gölün kendi bitkileri kullanılarak bile temizlenebilir. Su bitkilerle, bakterilerle ve probiyotik yöntemlerle arıtılabilir. Ama önce çamur yapı temizlenmeli. 40 gölü kuruttuk. Su doğal akmalı, gölün dolaşım sistemi sağlanmalı ve gölü besleyen kaynaklar korunmalı. Bafa Gölü’nde oluşan algler tehlikeli. Avrupa ülkelerinde de benzer sorunlar yaşanmış, literatüre geçen bu tehlikeli alglerin çözümü de bulunuyor. Yetkililer, Bafa Gölü’ndeki bu sorunun dönemsel olarak yaz aylarında görüldüğünü söylüyor. 18 Ocak’ta göle gittim. Hala koku var. Suyun rengi kahverengi ve birtakım bölümleri köpüklenmiş. İyileştirmeye yönelik hiçbir şey yok. Bol bol kefal çıkıyor fakat kefal lağımda bile yaşayabilir. Bu bir sağlık göstergesi değil. Balıkçılar hiçbir kış böyle görmediklerini söylüyor. Yazın daha tehlikeli, hale geliyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın göle müdahale etmesi lazım. Bafa Gölü’nün 40 yıl öncesini de biliyorum. Günümüzdeki hallerini kabul etmem imkansız. Mikrop çukuru olmaktan kurtarılmalı. Çok zor değil. Su kötüyse yediğimiz gıda kötü, insanlar ve hayvanlar da sağlıksız olur.” 
'10 YILDIR BİR ŞEY YAPILMADI'
EkodosD Derneği Başkanı Bahattin Sürücü dernek olarak son 10 yıldır, Bafa Gölü’nü izlediklerini söyledi. Sonuçları ilgili kurumlarla paylaştıklarını belirten Sürücü şunları aktardı: “Gölü, kurtarmaya yonelik sağlıklı hiçbir şey yapılmadı. Şu anda en büyük sorun göldeki kirlilik... Büyük Menderes Nehri, evsel atık ve etrafındaki sanayi kuruluşlarının atıklarını taşıyarak Bafa Gölü’ne ulaşıyor. 3 tane balık üretim tesisi var. Bafa Gölü’ndeki balık tesislerinde ve Büyük Menderes’in etrafındaki fabrikalarda arıtma tesisi yok. Bilim insanlarının görüşleri alınarak, mekanik ve biyolojik temizleme yapılması gerekiyor. Sıcaklığın etkisiyle altındaki tortular koku ve sinek meydana getiriyor.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.