Baba kurşunuyla sona eren hayat

‘Seni öldüreceğim’ diyerek çıkarttı silahını. Karşısındaki henüz 21 yaşındaki oğluydu... Hiç acımadan 40 santimetreden kalbine ateş etti. Kredi kartlarını vermemesiydi oğlunu vurma sebebi. Baba sevgisine aç büyümüş oğulun ise son sözleri, ‘Beni vurdun ama seni seviyorum baba’ oldu

Baba kurşunuyla sona eren hayat
25 Eylül 2015 Cuma 17:01

Irmak Mete
Yakup Kemal Karataş, 1994 doğumlu bir genç. Üniversite öğrencisi. Bunun yanısıra Kadıköy’de bir kafe işletiyor. Erken yaşta iş hayatına girmiş, çevresi tarafından seviliyor. Ama o gencin hayatı 21 Şubat’ı 22’sine bağlayan gece işlettiği mekanda sona erdi. Hem de öz babası Seyfettin Karataş’ın 40 santimetre mesafeden kalbine sıktığı kurşunla.
Olayın görgü tanıkları Yakup’un arkadaşları ve kafenin çalışanları. Tanıkların anlatımına göre alkollü bir şekilde dükkana gelen baba Karataş, oğlundan kredi kartlarını kendisine vermesini istedi. Yakup’un reddetmesi üzerine ağır hakaretler ve küfürler başladı.
Yakup ise sarhoş olan babasını alttan aldı. Baba silahını çıkarttı ve “Seni öldüreceğim” diyerek 40 santimetreden ateş etti. Önce durumu anlayamayan Yakup, göğsüne değdirdiği elinde kanı görünce vurulduğunu farketti. “Baba, beni vurdun, ölüyorum. Arabayı getir. Hastaneye gidelim” sözlerine baba “Öldüreceğim demedim mi sana? Yere yat” yanıtı verdi.
Yakup son olarak babasına “Beni vurdun ama seni seviyorum baba” dedi. Seyfettin Karataş bir el yere bir el de havaya ateş etti. Yanındakilere, “Soranlara ‘Tanımadığımız bir müşteri gelip vurdu’ deyin” diye tembihledi. Gelen ambulans Yakup’u hastaneye, polisler ise baba Karataş’ı karakola götürdü. Arkadaşlarının “İstanbul beyefendisi”, annesinin “paşası” Yakup 20 yaşında hastanede hayata gözlerini yumdu.
Tek çocuğu eski eşi tarafından öldürülen Öznur Aksu ile Kadıköy’deki evinde görüştük. Evin dışarı bakan pencereleri, duvarlar, tüm odalar Yakup’un fotoğraflarıyla dolu. Salondaki gümüşlükte sünnet kıyafetlerinden bebeklik biberonuna kadar birçok eşya dizilmiş. Doğum ve ölüm bileklikleri aynı çerçeveyle asılmış. Kapının girişinde ilk ayakkabısı ve son ayakkabısı... Yakup’un odası olduğu gibi duruyor. 10 yaşında yazdığı günlüğü gösteriyor anne Öznur Aysu. Kargacık burgacık “Babam rakıyı bırakıyor” yazısı 10 yaşındaki Yakup’un... Bir de annesinin notlarını sakladığı sayfa...

‘1 HAFTA ÖNCE TEHDİT ETMİŞTİ’
Olayın nedenini soruyoruz Aksu’ya: “Ben eşimden 2000 yılında gördüğüm şiddet nedeniyle boşandım. Şiddet eğilimli bir ailede büyümüş. O da şiddet eğilimliydi. Çocuğuma geçen yıl Nisan ayında bir mekan açtık. Babasının mekan bulmak dışında bir katkısı olmadı ama kendi işini kaybettikten sonra oğlumun işini sahiplendi. Alkol alıp dükkana geliyordu, müşterileri rahatsız ediyordu. Belinde silahla geziyordu. Yaşam tarzını hazmedemedi, kıskandı oğlumu. Yakup’a olaydan 1 hafta önce silah çekerek ‘Seni öldüreceğim’ demiş. Oradaki aşçı almış silahını. Hiç ilgilenmedi Yakup’la. Oğlum baba sevgisine hasret büyüdü. Son güne kadar herkesle vedalaşmış, helalleşmiş. Biliyordu bunun olacağını. Son nefesinde ‘Beni vurdun ama seni seviyorum’ diyor. Aslında en büyük kurşunu Yakup atıyor.”
Yakup’un önce bir özel üniversiteye başladığını ardından dondurarak bir başka üniversitenin iş sağlığı ve iş güvenliği bölümüne yazıldığını anlatan Öznur Aksu, “Bütün mahalle tarafından, arkadaşları tarafından, hem iki üniversitedeki hem de lisedeki öğretmenleri tarafından sevilen bir insandı. Cenazesinde yüzlerce kişi vardı. Bütün hocaları oradaydı. Çevresindeki bütün kafeler ‘yastayız’ yazısı asarak o gün dükkanları kapattı. Hepsi cenazedeydi. 20 yaşındaki çocuk yüreğine yüzlerce kişiyi sığdırmıştı” diye anlatıyor oğlunu.

‘NASIL OLDUYSA SİLAH PATLADI!’
Daha önce de çeşitli suçlardan sabıkası olan Seyfettin Karataş’a ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle açılan davanın ilk duruşması 15 Eylül’de görüldü. Burada savunma yapan baba Karataş, oğlunun kendisini sık sık dövdüğünü, olay günü de itekleyip kendisini yere düşürdüğünü, Yakup’un borçları nedeniyle tartıştıklarını öne sürdü. Silahın oğluna ait olduğunu ve masada görünce eline aldığını savunan Karataş, “Nasıl olduysa patladı. Öldürme kastım yoktu” iddiasında bulundu. Tanık beyanlarının dinlendiği duruşmada Karataş’ın tahliye talebi reddedildi. Duruşma 14 Ekim’e ertelendi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.