AİHM'den zorunlu din dersi kararı

AKP Hükümeti'nin iktidara geldiğinden beri eğitim alanında yaptığı değişiklikleri değerlendiren Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Cansel Güven, "Eğitim, siyasi tarihimizin hesaba çekileceği, seçim vaatlerine malzeme yapılacak bir...

AİHM'den zorunlu din dersi kararı
17 Eylül 2014 Çarşamba 13:11

04mansetee
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), eğitimde zorunlu din ve ahlak kültürü derslerine karşı Ankara'dan davacı olan 14 Türk vatandaşının 2011 yılında açtığı davada kararını dün açıkladı. Mahkeme, en kısa sürede din ve ahlak kültürü derslerinin zorunlu olmaktan çıkartılıp, öğrencilerin muaf tutulabilecekleri bir sisteme geçilmesi gerektiğine hükmetti.
'EĞİTİM HAKKI İHLAL EDİLDİ'
Türkiye'nin Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi'nin (AİHS) eğitim hakkıyla ilgili maddesini ihlal ettiğine hükmeden AİHM kararında, Türkiye'de din ve ahlak kültürü kitaplarının içeriğinde yapılan son değişikliklerin "yetersiz" olduğu belirtilip, devletin dini konularla ilgili düzenlemelerde "yansız ve tarafsız olma yükümlülüğü" hatırlatıldı. Türk eğitim sisteminin sadece Hıristiyan ve Musevi öğrencilere zorunlu din derslerinden muaf tutulma hakkı tanıdığına işaret eden AİHM'nin gerekçeli kararında, "bu durum çocukları okulda gördükleri eğitim ile ailelerinin dini veya felsefi inançları arasında çatışmaya itebilir" sonucuna vardı. Avrupa ülkelerinin çoğunluğunun öğrencilere din derslerine girmeme veya bu ders yerine başka bir derse girme hakkı tanıdığını da hatırlatan AİHM, Türkiye'de ebeveynlerin inançlarına saygı konusunda hâlâ Avrupa standartlarında olmadığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin eğitim hakkıyla ilgili maddesini ihlal ettiğine hükmetti. AİHM'in bu kararı olası benzer davalar için emsal teşkil ediyor.
'İNSANLIK SUÇU İŞLENİYOR'
AİHM'in zorunlu din dersleri ile ilgli verdiği kararı Aydınlık'a değerlendiren Prof. Dr. Rıfat Okçabol, laikliğin bir devletin dini tercihi olmadığını, tüm dinlere karşı tarafsız olduğunu hatırlattı. Okçabol, "Türkiye'de iktidar bir dine taraflılıkla yaklaşıyor. Diğer dinlere karşı bir dini tercih ediyor. Son yapılan 4+4+4 eğitim sitemiyle, eğitimdeki yönetmelik değişiklikleriyle öğrencilere din dirsi zorlanıyor, Türkiye çeşitli dini inançlara, hatta inanmyan insanlara evshipiği yapıyor. Din eğitimi kişi iradesinde olması gerekirken, öğrenciler devlet tarafından bu dersleri almaya ve imam hatip liselerine gitmeye zorlanıyor" dedi. İktidarın getirdiği zorunlu din eğitiminin sadece laikliğe değil insan haklarına da aykırı olduğunu söyleyen Okçabol, "İktidar bu eğitim sistemiyle insanlık suçu işliyor. İktidarın içinde bulunduğu yanlışı AİHM düzeltti ama karara uyulur mu bilmiyorum. Daha önce AİHM'nin türbanla ilgili verdiği karara 'Siz ne karışıyorsunuz, bu karar ulemanın' denilmişti. Yine aynı açıklama gelebilir. Eğitim bu hale gelmesinde sadece iktadarın değil Meclis'teki muhalefetlerinde büyük payı var" şeklinde konuştu.
'ATEİST DE DİN DERSİ ALMALI'
Milli Eğitim Bakanlığı ziyaretinden sonra gazetecilere açıklamada bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, AİHM'in "Türkiye'de zorunlu din dersi kaldırılmalı" kararına ilişkin yaptığı değerlendirmede "Burada din kültürü ve ahlak dersine Türkiye'de duyulan ihtiyaç, başka ülkelere göre farklı olabilir. Benim marksist olmadığım halde marksizmi bilmem, bir ateistin dahi din kültürü bilgisi sahibi olması zarurettir" dedi. Devlet tarafından dini bilgi verilmediği taktirde IŞİD gibi radikal örgütlerin doğabileceğini savunan Davutoğlu, "Türkiye'nin çevresindeki gelişmelere baktığınızda bu Türkiye için elzemdir. Dini telakki ailede öğrenilir. Ama doğru ve sağlam bir dini bilgi eğitimle verilmezse, işte çevremizdeki radikalleşmenin kaynağını teşkil eden düzensiz dini bilgiyi denetleme imkanı kalmaz"

AKP'NİN EĞİTİMDEKİ GERİCİ UYGULAMALARI

2002'de iktidara gelen Akp Hükümeti eğitim cephesindeki yaptığı uygulamalarla kaos ortamı yarattı. Eğitimci öğrenci ve veliyi mağdur eden uygulamaları şöyle:
Değişim müfredatlarla başladı, felsefe, bilim, Atatürk ilke ve inkılapları ders içeriklerinden ayıklanarak “sadeleştirme” yapıldı. (2002)
Kaçak (kayıt dışı) Kuran kursu açmak, yatılı hizmet vermek suç olmaktan çıkarıldı, kabahatler kapsamına alındı. Konya’da çöken kaçak yatılı Kuran kursu binasında ölen öğrenciler için makul para cezasına hükmedildi. (2006)
 Üniversiteye geçişte katsayı yeniden kalktı. Mesleki ve teknik okullar dahil her okulun her öğrencisi dershaneye mahkum kılındı. (2011)
652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Yasası değiştirilerek “Atatürk ilke ve inkılapları ile cumhuriyetin temel değerlerine bağlı öğrenciler yetiştirmek” görevi Milli Eğitim Bakanlığı’nın görev tanımından çıkarıldı. (2011)
 4+4+4 kesintili 12 yıllık eğitim sistemi yürürlüğe girdi. (2012) Mesleğe erken yönlendirmek için mesleki ortaokullar açacağız diye bölünen 8 yıllık eğitim yalnızca imam hatip orta okullarının açılmasıyla sonuçlandı. Bu okullar mesleki okul kapsamına alınmadı.
 Van depremi ile Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının iptali diğer milli bayram (23 Nisan,19 Mayıs) kutlamalarının  statlarda, okullarda yapılmamasına yol açacak yasal düzenlemeye dönüştü. (2012)
Andımız'ın okunmasından vazgeçildi. (2013)
Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği değişti. Açık lise teşvik edildi, lisede evliliğin önü açıldı. (2013)
 2002’de 71 bin 100 olan İmam-Hatip okullarındaki öğrencisi sayısı, 714,111’e ulaştı (2014) TEOG sonucuna göre tercih etmemesine rağmen 40 bin öğrenci İmam-Hatip liselerine kaydedildi. Bu öğrencilerin bir kısmı gayrimüslim, bir kısmı da yerleştiği okuldan başka ilde ikamet etmekteydi. (2014)
Okula devam etmesine rağmen çalışmak zorunda kalan çocuk sayısında 2002 yılına göre yüzde 64'lük bir artış oldu. 2002 yılına göre zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen eğitime devam edemeyen çocuk sayısında yüzde 35'lik artış oldu. (2014)
Devlet okulları ödenek, destek ve öğretmen bulamazken özel okullara teşvik yasası ile öğrenci başına 3500 Liralık destek getirildi. (2014) Ataması yapılmayan öğretmen sayısı 300 binleri aşarken atanamadığı için intihar eden öğretmen sayısı 40'ı aştı. (2014)
Haftalık ders programlarında kültür, sanat ve spora verilen ağırlık  yüzde 13 seviyesinden yüzde 5'lere kadar geriledi.  Zorunlu ve (zorunlu) seçmeli dersler toplamında din derslerinin ağırlığı yüzde 11 seviyesinden yüzde 17 seviyesine çıkarıldı. (2002-2014)
AKP Hükümeti'nin iktidara geldiğinden beri eğitim alanında yaptığı değişiklikleri değerlendiren Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Cansel Güven, "Eğitim, siyasi tarihimizin hesaba çekileceği, seçim vaatlerine malzeme yapılacak bir alan değildir. İnsan üzerine deney yapılamaz" dedi. Güven,"4 yıllık sürelerle devleti yönetmek üzere seçilenlerin onlarca yıl etkisinde kalacağımız bir değişikliği bilimsel altyapı, toplumsal uzlaşı olamadan yalnızca koltuk üstünlüğüyle getirmesi demokrasiyle açıklanamaz. Her değişikliğin bir ihtiyaçtan kaynaklanması ve ihtiyacı gidermesi gerekirken, 'biz eğitim sistemini neden değiştiriyoruz?' sorusuna henüz bilimsel bir karşılık alamadık "dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.