‘Ahırımızdaki buzağımız bile suyu parayla içecek’

Yemyeşil Trabzon’un bereketli topraklarından biri daha HES’lere kurban edilmek üzere. Kadınlar Trabzon’un yeşilini savunmak için direndi. Karşılarındaki “Bizim askerimiz” dediği jandarma ise bir sabah ansızın saldırdı. İşte...

‘Ahırımızdaki buzağımız bile suyu parayla içecek’
11 Ağustos 2014 Pazartesi 09:15

20susatis

Yemyeşil Trabzon’un bereketli topraklarından biri daha HES’lere kurban edilmek üzere. Kadınlar Trabzon’un yeşilini savunmak için direndi. Karşılarındaki “Bizim askerimiz” dediği jandarma ise bir sabah ansızın saldırdı. İşte o zaman daha da büyüdü mücadele

Yemyeşil Trabzon’un yemyeşil ve bereketli topraklarından biri daha HES’lere kurban edilmek üzere. Düzköy Çevre ve Yaşam Platformu Dönem Sözcüsü Yakup Civelek, “elektrik üreteceğiz” gerekçesiyle Düzköy’ün suyuna göz diken HES projelerini Aydınlık’a anlattı.

- Süreci özetler misiniz?

Şirket yaklaşık iki sene önce projesini yapıyor ve Çevre Bakanlığına sunuyor, ruhsatı alıyor. Ancak, verimliliği az olduğu için başka bir projeyle değiştiriliyor ve derenin diğer yamacına alınıyor. 6.3 Megawatt faaliyet gücü olan yeni proje de Bakanlık tarafından onaylanıyor. Bakanlığa yazı yazdık, ÇED Raporu sürecinin devam ettiğini bildirdiler. CD ile bize proje hakkında bilgi verdiler. Proje henüz uygulamaya geçmedi, fakat her an başlayabilir. 22 Temmuz’da Düzköy Belediyesinin yaptığı duyuruya göre Bakanlık ÇED Raporuna gerek olmadığına karar vermiş. Çünkü faaliyet gücü 10 Megawatt’tan az olan santraller ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendiriliyor. Şirket, şimdi ÇED Raporu sürecinin bitmesini bekliyor ve büyük bir ihtimal projeyi uygulamaya başlayacaklardır. Bu hukuksuz uygulamayı mahkemeye taşımaya çalışacağız.

TONYA FINDIKLI VE HOPA’YA GİREMEDİLER

- Düzköy halkı bu gelişmelere ne tepki veriyor?

HES’lerden sadece Düzköy değil, vadi halkının tamamı etkilenecek. Şu an 5-6 tane HES planlanıyor. Fakat aşama aşama tüm vadiye yayacaklar. Bizim bulunduğumuz Galanima Vadisi nüfusun yoğun olduğu bir vadidir. Sadece Düzköy’de 10 mahalle var. Akçaabat’a bağlı olanlarla birlikte 50’nin üzerinde mahalle var.  

Halkın karşı çıktığı, direndiği yerlerde ÇED Yönetmeliğini değerlendirmek zorunda kalıyorlar. Örneğin, Tonya’da, Fol Deresinde yapılmak istenen HES projeleri vardı. Tonya Çevre Platformu ÇED toplantısını bile yaptırtmadı. Tonya’dan çekilmek zorunda kaldılar. Şirketler Tonya’ya, Fındıklı’ya, Hopa’ya giremediler. Çaykara Karaçamlılar kışın ortasında mücadeleye başladılar. Kadınlar bir tarafta, askerler bir tarafta. Kadınlar “Bu çocuklar bizim askerimizdir” dedi. Yemek pişirdi, ateş yaktı, askerine yardım etti. Sabah,jandarma üzerlerine saldırınca kadınlar anladı ki bu jandarma sermayedarların askeri olmuş. Bu sefer kadınlar daha kararlı tepki göstermeye başladılar.        

SANKİ GELİŞEN BİR SANAYİMİZ VAR

- HES projelerinin Türkiye’nin elektrik ihtiyacını karşılayacağı iddia ediliyor. HES’lerin halkımıza, doğaya getirileri ve götürüleri neler?

Bakanlık ve şirket meseleyi oldu bittiye getirmek istiyor. Hükümet elektriğe ihtiyacımız var, açığımız var politikası güdüyor. Sanki süratle gelişmekte olan bir sanayimiz varmış gibi. Vatandaş da “lambalarımız yanmasın mı” diye düşünmeye başladı. Ben 20 yıldır aynı kilowatt saat tüketiyorum. Türkiye şu an Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan ve Suriye’ye elektrik ihraç ediyor. İhtiyacı olan bir ülkeysek bu kadar ülkeye elektrik ihraç etmememiz lazım. Türkiye’de tüm HES projelerinin tamamlandığını varsayalım. Ulusal enerji üretimine katkısı yüzde 3 ile yüzde 5 arasında olacaktır. Bana göre amaç elektrik üretimini artırmak değil. Amaç suyun ticarileştirilmesi. Sermayedarlar asırlardır halkın olan suya sahip olmak istiyor. Suyun en büyük değer olduğunun farkındalar. Böyle giderse suyu şirketlerden satın almak zorunda kalacağız. Haliyle fiyatını da onlar belirleyecekler. Ahırımızdaki buzağımız bile suyu parayla içecek. Ayrıca doğal denge de fazlasıyla bozulacak. İklim değişecek, yağışlar azalacak ve dengesizleşecek. Bütün canlıların düzeni bozulacak. Tarımsal üretim çökecek ve göçler başlayacak. Devasa tüketim kentlerinde taşeron işçi yani köle olacağız. Kapitalizmin amacı budur. Çevre mücadelesi bir sınıf mücadelesidir.  

AH SONUÇLARINI BİR GÖRSELER...

- Platformun çalışmaları nasıl gidiyor?

Düzköy Çevre ve Yaşam Platformu’nu oluşturalı 3 ay oldu. Bir hafta önce bir imza kampanyası başlattık. HES’in yapılacağı yerlerde, Çiğdemli, Gökçeler ve Taşocağı mahallelerinde yurttaşlarımızın daha duyarlı olmasını istiyoruz. Yarın şirketin iş makinaları oralara girdiği zaman vatandaş bunun zararını görecek. Ama iş işten geçmiş olacak. O mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızı imkânımız olsa da onları HES’in yapıldığı başka yerlere götürebilsek. O zaman kesinlikle HES’e karşı çıkarlar. Düzköy Belediyesinin de HES sürecine müdahil olmasını istiyoruz. Çevreye daha önce duyarlı olan belediyemizden şimdi de duyarlı olmasını istiyoruz.

YAKUP CİVELEK’TEN BÖLGE HALKINA ÇAĞRI

Yenilenebilir enerji kaynaklarımız var. HES’lerin yapıldığı yerde orman filan hiçbir şey kalmıyor. “Yol yapacağız” diyecekler, ağaçları kesecekler. Tünel yapacaklar, yer altı sularını toplamaya çalışacaklar. Tüneller yapıldığı zaman, patlatmalardan dolayı içme sularımızın yatağı değişecek, kaybolacak. Bütün derelerdeki mücadelelerin birlikte yürütülmesi zorunludur. Sermayedarlara, HES’lere karşı halkın, emekçilerin safında birleşik bir direniş inşa etmeliyiz. Birlikte mücadele verirsek, karalı olursak kazanacağımıza inanıyorum.

Fatih Saygın / Trabzon


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.