‘Tasfiye’ ve bilanço: 300’de 10!..-(TAMAMI)


Mehmet Faraç

Mehmet Faraç

Okunma 07 Şubat 2012, 19:34

PKK’nın Kandil Dağı’ndaki yöneticisi Murat Karayılan‘ın son açıklamalarını okuyunca; yalnızca Cengiz Çandar‘ın BDP etkinliğindeki kehaneti değil, Öcalan‘a yönelik suikast girişiminden “Yeşil”in Mercedes’ine kadar bir dizi gizemli konu da geldi aklıma...

Çandar, BDP’nin önceki gün düzenlediği “Kürt sorunu, çözüm olanakları ve Öcalan’ın rolü” konulu konferansta konuşurken sözü PKK’nın son durumuna getirmiş ve şöyle demiş:

“Bugüne kadar güvenlik öncelikli politikalar, PKK’yi Kürtlerin temsilcisi olarak reddederek tasfiyeyi hedef almıştır. Sonuç vermemiştir.”

Gelelim Karayılan’ın açıklamasına... Onun sözlerini, yalnızca Çandar’ın iddiasına bizzat örgütten gelen bir yanıt olarak yazmıyorum, PKK’nin kuruluşundan bu yana lider kadronun geçirdiği evrenin görülmesi açısından da dikkatinize sunuyorum... İşte Karayılan’ın önceki gün örgütün ajansı ANF’ye yaptığı açıklama:

“Biz Lübnan’a çıktığımız dönemde; sayımız 300’e yakındı. Ülkede mücadeleye ihtiyaç vardı ve biz ülkeye geri döndük, dağda örgütlendik. Şimdi o 300 arkadaştan yaklaşık 10 kişi kaldık. Bizden kopan, ihanet edenler var. Onlar dışındaki tüm arkadaşlarımız şehadete ulaştı! Önderlik (Öcalan) de dahil hepimiz onlarca kez tesadüfen ölümden kurtulmuşuz. Mesela ben 3 defa yaralandım. Kalan 10 civarında arkadaş da birçok sefer yaralandı.”

Cengiz Çandar belki “tasfiye sonuç vermemiştir”derken siyasi yapıya vurgu yapmak istedi!.. Ancak Karayılan’ın itirafı PKK’nın önder kadrosunun 26 yılda ulaştığı sonu anlatması bakımından dikkat çekici bir ilktir!..

50 milyon dolarlık suikast!..

Konu, PKK’nın önder kadrosunun nasıl azaldığına gelmişken örgüt lideri Abdullah Öcalan‘la ilgili gizemli bir suikast girişimine de dikkat çekmek gerekiyor!..

6 Mayıs 1996 gecesi PKK’nın Şam’daki karargahının önünde korkunç bir patlama meydana geldi...

“4. Ortadoğu Konferansı”yla ilgili hazırlıkların yürütüldüğü karargahın yakınında, saat 21.50’de meydana gelen patlama çevredeki üç katlı bir binayı anında yerle bir etti!

Şam’ın her noktasından duyulan patlama yol üzerinde on metre derinliğinde bir çukur açarken, PKK karargâhı da sarsıldı!..

Karargahta bulunan onlarca terörist panik halinde kaçışırken, kimileri de yeni bir patlamaya karşı sipere yattı... Aralarında, şimdilerde Kandil’de bulunan Cemil Bayık da vardı...

Büyük şokun geçmesinin ardından teröristler Şam Radyosu’nda verilen son dakika haberine odaklandı. Radyo; PKK karargahının önünde, bomba yüklü bir aracın havaya uçurulduğunu duyurmuştu!

Bu haber PKK’lıların paniğini daha da attırdı!.. Çünkü herkesin aklında şu soru vardı; “Öcalan yaşıyor mu”ydu?..

Bir süre sonra karargaha giren bir terörist, Öcalan’ın yaşadığını söyleyince herkes rahat bir nefes aldı.

Suikasttan diyaloga!..

PKK’lilere göre Şam’daki gizemli patlamaya bir Mercedese yerleştirilen 500 kilo TNT neden olmuştu!..

Olayın ardından medyaya konuşan emekli MİT mensupları ise mühimmat düzeneğinin yanlış bağlandığını ve patlamanın etkisinin çevre yerine zemine yönlendiğini iddia etmişti!..

Oysa o geceyle ilgili ayrıntıları veren PKK’lilere göre başarısızlığın gerekçesi çok şaşırtıcıydı!.. Onlar, eylemi planlayanların hedefi karıştırdığını söylediler. Çünkü bombalı araç, PKK karargahı yerine yanlış bir kapının önüne bırakılmıştı!..

Peki, bu olayı niçin mi anımsattım?.. PKK’nın iki numaralı ismi Murat Karayılan önceki gün yaptığı açıklamada, Öcalan’a yönelik bu suikastla ilgili de çok şaşırtıcı bir iddiada bulundu. İşte tartışma yaratacak olan o açıklama:

“Şu an belgeleri de açığa çıkmış; Tansu Çiller, ‘96 yılında Apo’ya suikast yapmak için 50 milyon dolar vermiş. Bunların hepsi belgelidir.”

Karayılan’ın iddiasına bakarsanız, Tansu Çiller’in iktidarı döneminde birileri suikast için devletten 50 milyon dolar almış ancak bombalı aracı yanlış kapıya park etmiş!..

Köprünün altından çok sular geçti!.. Devletin öldürmeye çalıştığı Öcalan, 11 yıldır özel bir hapishanede koruma altında!.. Üstelik devlet artık onunla yalnızca “diyalog” için para harcıyor!..

Mercedes’in sürücüsü!..

Karayılan’ın “50 milyon dolar” iddiası doğru mu?.. Tansu Çiller döneminde örtülü ödenek tartışmaları ayyuka çıktığı için bu iddianın doğruluk payı olabilir!..

Peki o halde yüklü miktardaki parayı kim ya da kimler aldı?..

Bu sorunun yanıtı için bomba yüklü Mercedesin sürücüsünün kim olduğunu da bilmek gerekiyor!..

İddiaya göre Mercedes “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından Şam‘a götürülmüş ve buradaki işbirlikçiye teslim edilmişti!..

Ben, Güneydoğu’nun en karanlık dönemleriyle ilgili şoke edici bilgi ve belgelere sahip olan Yeşil’in öyle kolaylıkla öldürülmeyeceğini düşünenlerdenim...

Çünkü “Yeşil” öldürülürse ardında çok önemli belgeler de bırakabilirdi!.. Üstelik bu belgeler bir gün ortaya çıkarılırsa çok kişinin de canını yakabilirdi...

Bana göre “Yeşil” suç ortaklarının da korunması açısından bir yerlerde yaşıyor!.. Çünkü bildiği şeylerin yarattığı tehdit onu yaşatıyor ve yaşatılmasını zorluyor diye düşünüyorum!..

Bakınız, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi de, “Yeşil”le ilgili arama ve yakalama kararı çıkarmış!.. Özel Yetkili Başsavcı ise “Yeşil”in “kırmızı bülten”le aranması için Adalet Bakanlığı’na başvurmuş!..

Mahkeme; 1994’te, Tunceli Jandarma Alay Komutanlığı görevini yürütürken intihar ettiği iddia edilen Albay Kazım Çillioğlu‘nun ölümünün aydınlatılması için “Yeşil”i arıyormuş!..

Ben ise “50 milyon dolar”lık Mercedesliyi merak ediyorum!..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.