Ölüme eğilmeyen lider Çavuşesku!

Kalkınma hamlesiyle Romanya’yı ihracat ülkesi yaptı. Balkanlarda dostluk ve barıştan yana oldu. Okuma yazma oranını yükseltti. Ülkede çiçekten sonra en çok kitap satılıyordu

Ölüme eğilmeyen lider Çavuşesku!
26 Aralık 2014 Cuma 16:35

Ölüme eğilmeyen lider Çavuşesku!
İlgili Galeriye Git
Ercan Dolapçı

Romanya Sosyalist Cumhuriyeti, Balkanlar'ın sanayileşmiş önde gelen ülkesiydi. Yugoslavya gibi çok yönlü dış politika güdüyor ve kendi ayakları üzerinde bağımsız olarak durmaya çalışıyordu. 24 yıldır ülkeyi yöneten Devlet Başkanı Nikolay Çavuşesku, Batı destekli darbe sonrası 25 Aralık 1989 günü eşiyle birlikte kurşuna dizilerek ketledildi. Çavuşesku'nun darbecilere söylediği "Ben yalnızca işçi sınıfına cevap veririm: Halk, dış güçlerle birlikte ülkeyi yıkmak isteyen, darbeci çeteyi yok etmek için mücadele etmelidir" sözleri hafızalara kazındı. Onurlu duruşuyla ezilen dünyada büyük hayranlık bıraktı.

Varşova Partı ülkesi olmasına rağmen Sovyetler Birliği'ne karşı bağımsızlığına titizlenen Çavuşesku'nun Romanyası, bugün, sıradan bir AB üyesi olarak yerlerde sürünüyor. 90 milyar Euro dış borçla boğuşan Romanya, güçlü sanayisini ve tarımını kaybetti.

ÇAVUŞESKULAR KURŞUNA DİZİLDİ

Romanya darbesi, 1989 yılında Berlin duvarının yıkılmasıyla art arda başlayan Batı destekli renkli devrimlerin ilk hamlesiydi. Sovyet Rusya (SSCB)'da Mihail Gorbaçov'un iktidara gelmesiyle başlayan "Açıklık" ve "Yeniden Yapılanma" adı altında hızlı geriye dönüş ve Batı karşısında havlu atma politikası, kısa sürede Doğu Avrupa'yı sardı ve sonunda Sovyetler Birliği ve onun müttefiki Varşova Paktı ülkelerindeki zayıf sosyalist rejimlerin yıkılmasına neden oldu. İşte bunların en kanlısı Romanya'da meydana geldi.

ÇOCUKLARI BİLİM ADAMI

ABD ve AB ülkelerinin tertibiyle içerdeki işbirlikçiler harekete geçirildi. 16 Aralık günü başlayan olaylarda, dünya basınının da desteğiyle ülkede 'katliam' yapılıyor yaygarası koparıldı. Macar azınlığının yaşadığı Temeşvar'da 'katliam yapılıyor' denilerek hastane morglarındaki cesetler sergilenerek katilama 'gerçeklik' kazandırıldı. 'Özgürlük' sloganlarıyla günlerce süren eylemler sırasında, ordu en öndeydi. Bu oldu bitti içinde Devlet Başkanı Çavuşesku ve Kimya Mühendisi eşi Dr. Elena Hanım (Bilim adamı olan üç çocukları vardı) 22 Aralık günü kaçırıldı. 25 Aralık günü alel acele sözde bir yargılama sonrası kurşuna dizildi. Romanya derin bir sessizliğe ve ardından da ekonomik çöküntüye uğradı. Romen devrimiyle elde edilen bütün kazanımlar bir bir elden çıkmaya başladı.

YOKSUL HALK ÇOCUĞUYDU

Nikolay Çavuşesku, 10 çocuklu yoksul bir köylü ailenin üçüncü çocuğu olarak 26 Ocak 1918 günü dünyaya geldi. 11 yaşında köyünden ayrılıp Bükreş'e geldi ve burada atölyede çalışmaya başladı. 15 yaşında Genç Komünistler Birliği ve Komünist Partisi'ne üye oldu. Tutuklandı. İkinci Dünya Savaşı'nı hapiste geçirdi. Faşist yönetime karşı mücadelesini burada da sürdürdü. 23 Ağustos 1944 ayaklanmasında silahlı mücadelenin önündeydi. Faşist yönetimi yıktıktan sonra iktidara gelen yönetimin, ekonomi ve toprak reformu politikalarını yönetti. 1946'da milletvekili oldu. Tarım Bakanlığı yaptı. 1952'de KP Merkez Komite üyesi oldu. 1965 yılında KP Birinci Sekreteri oldu. Hızla yükselerek 1967'de Devlet Konseyi Başkanı oldu. 1974 yılında da Meclis, Cumhurbaşkanı ünvanı verdi.

ROMANYA'YI SANAYİ ÜLKESİ YAPTI

Romanya'yı sanayi ve tarımda kendine yeterli ve daha sonra önemli ihracat ülkesi yaptı. 1966 yılından itibaren çok yönlü dış politika uyguladı. Ezilen ve gelişmekte olan ülkelere destek verdi. Balkanlarda dostluk ve barıştan yana oldu. Türkiye ile iyi ilişkilere önem verdi. Üniversiteye kadar eğitim ücretsizdi. Okuma yazma oranını yükseltti. Kültür, sanat ve spora önem verdi. Dünya çapında sporcular yetiştirdi. Ülkede çiçekten sonra en çok kitap satılıyordu. Kalkınma hamlesi sırasında yapılan doş borçları ödemek için, sıkı tasarruf politikası uygulamış ve dış borcu sıfırlamıştı. 23 milyonluk ülkenin, 2010 yılı dış borcunun 90 milyar Euro olduğu düşünülürse, Romanya'nın geldiği yer daha iyi anlaşılır.

ROMEN BİRLİĞİNE ÇALIŞTI

Romenler tarih boyu en çok birlik konusunda sıkıntı çekti. Üç unsurun (Wallachia, Moldovya ve Transsilvanya) birleşmesiyle doğan Romanya, çeşitli dönemlerde bölünme ve işgale uğradı. Bunu bilen Çavuşesku, ülkede etnik unsurların kardeşçe yaşaması için 'birlik' politikasına önem verdi. 1972 yılında yaptığı bir konuşmada şunlara vurgu yaptı:

"Yaşanan günler inkâr edilemeyecek bir gerçeği, Romanyalılar, Macarlar, Almanlar, Türkler ve diğer azınlıkların, tarihin getirdiği zorluklara karşı çıkmayı, sömürücü ve zalimlere karşı mücadelede muzaffer olmayı, kalkınma yolunda yürümeye devam etmeyi, ancak, kardeşçe bir birlik halinde savaşarak başarabileceklerini açıkça ortaya koymuşlardır. İşte bunun için, halktan başka hiç kimse birliğin kuruluş şerefine sahip çıkamaz." (İlhan Çevik, Romanya, 1974, s.68-69)

AYDINLIKÇILAR 'DARBE' DEDİ

Romanya olaylarını Aydınlıkçıların 2000'e Doğru dergisi, 31 Aralık 1989 tarihli sayısında kapak haberden "Sovyet-ABD işbirliği sunar: Romanya'da ordu darbesi" başlığıyla verdi. Başyazarımız Doğu Perinçek ise "'Büyükelçi' Sürünmesi" başlıklı yazısında şunlara değindi:

"Çavuşesku, o Jivkovlardan, Husaklardan farklıydı. Yaşarken de farklıydı, kurşuna dizilirken de. Ülkesine SSCB orduları "davet" etmedi. Çekoslovakya'nın işgaline karşı çıktı yiğitçe. ABD ve SSCB tehditleri karşısında eğilmedi, kurşuna dizilirken eğilmediği gibi. Afganistan'ın işgaline Varşova Paktı içinde tek başına karşı çıktı. Bulgaristan'daki Türk azınlığa yapılan baskılara gene tek başına karşı çıktı Doğu Avrupa'da. Çevresinde düşmanlar yaratmayı göze aldı bunları yaparken.

Demek ki, bir davası vardı. Derken Malta'da Lambada yaptı Bush ile Gorbaçov. Çavuşesku,

ABD-SSCB işbirliğinin ne anlama geldiğini çoktan görmüştü ve göğüs gerdi onlara. Kimin için? Bütün mazlumlar, bütün yoksullar için. Süper devletlerden birine yaslanıp, "İsviçre'deki kasalarını doldurabilir", "seks âlemlerini sürdürebilir"di. Demek ki, onun için iktidarda oturmaktan önce gelen değerler vardı. Kurşuna dizilmeden önce haykırdığı değerler!

Çavuşesku'ya dün saygı duyuyordum, kurşuna dizildikten sonra gene saygı duyuyorum. Çünkü "büyükelçi" değilim. Dünyada tek bir insanın bile "büyükelçi" olarak kalmasından derin acı duyarım. Romanya'nın boğazlanmasını düğün bayram alkışlayan budalalar, bütün mazlum insanlığın ve kendi halkımızın da hangi tehditlerle karşı karşıya olduğunu hiç düşünüyorlar mı acaba?"

CALLATLARINA BOYUN EĞMEYEN NİKOLAY ÇAVUŞESKU: 'YALNIZ, İŞÇİ SINIFINA CEVAP VERİRİM'

Romanya'da darbeyle devrilen ve on kişilik bir idam mangası tarafından kurşuna dizilen Devlet Başkanı Nikolay Çavuşesku ve eşi Dr. Elena Hanım'ın iki saat süren gizli yargılanmasından 40 dakikalık bir bölüm, Romen Televizyonu'ndan yayınlandı. Mahkemede Çavuşesku çifti ile sorgucu arasında geçen konuşmaların bir bölümü şöyle oldu:

Nikolay Çavuşesku: Tek bir soruyu bile yanıtlamayacağım. Hiçbir şeyi imzalamayacağım. Bu mahkemeyi tanımayacağım.

Sorgucu: Halkın vurulmasını kim emretti?

Çavuşesku: Hiçbir şeye cevap vermeyeceğim. Suskunluğumu cevap olarak nitelendirmeyin. Nikolay Çavuşesku bu noktada kollarını iki yana açtı. İşaret parmağını öfkeyle indirip kaldırarak, "Ben yalnızca işçi sınıfına cevap veririm: Halka anlatacağım. Halk, dış güçlerle birlikte ülkeyi yıkmak isteyen, darbeci çeteyi yok etmek için mücadele etmelidir" diye bağırdı.

Sorgucu: Devlet Başkanlığı ve Silahlı Kuvvetler Komutantığı'ndan atıldığını biliyor musun?

Çavuşesku: Hayır, bunu tanımıyorum. Romanya Sosyalist Cumhuriyeti'nin Devlet Başkanı'yım.

Sorgucu: Romen halkını ve ekonomisini mahvettin. Uygar dünyada böyle bir şey duyulmamıştır.

Çavuşesku: Sizinle tartışmaya hiç niyetimiz yok. Halk ihtiyacı olan her şeye sahip. Ben yalnızca, ihanet, darbe ve Romen tarihindeki olaylar hakkında, halkın parlamentosuna cevap vereceğim.

Sorgucu devam etti: Halkı bu duruma neden düşürdün? Halk aç.

Çavuşesku: Bu yalan...

Sorgucu: Köylülerin bile buğdayları olmadığı için, Bükreş'e ekmek almaya geldikleri yalan mı?

Çavuşesku: Bu yalan. Dikkatli düşünün. Bu bir yalan ve ülkede şu anda vatanseverlik olmadığının kanıtı.

Sorgucu: Elena Çavuşesku bize, kitaplarını ülke dışında yayınlatmanın maliyetini söylesin.

Elena: Ben bütün hayatımı halkıma adadım. Halkımıza adadım.

Sorgucu: Ya İsviçre bankalarında hesabınıza yatırdığınız paralar?

Elena: Kanıtlayın. Bunlar provokasyon.

Sorgucu: Kızınız Zoia'nın villası, mücevherleri... Hepsine halk el koydu. Halk yiyecek ekmek bulamazken, Zoia'nın iki köpeği ithal et yiyordu! Nikolay ve Elena Çavuşesku'nun bu "ithal et" sözüne güldükleri görüldü.

Elena: Bizim tek bir villamız bile yok. Sıradan bir vatandaş gibi yaşadık.

Çavuşesku: Ben yalnızca halkın parlamentosu tarafından suçlanabilirim. Siz darbecisiniz. Romanya'nın bağımsızlığını yok ettiniz. Fabrikalara gittiğimde bana saygı gösteriliyordu.

Sorgucu: Macar köylerini, tarım sanayii merkezlerine dönüştürmek için yaktınız.

Çavuşesku: O köylere ilerleme götürdük. Doktor götürdük, okul götürdük. Buna mı yıkım diyorsunuz?

Sorgucu, "Lütfen duruşma kayıtlarına suçlu hükmünün verilmesi için bütün koşulların bulunduğu hükmünü geçirin" dedi ve Çavuşesku çiftinin suçlu bulunduğu ceza maddelerini sıraladı.

Sorgucu daha sonra, "Size bir avukat tutmaya çalıştık. Suçlarınız öyle büyük ki, en büyük cezayı hak ediyorsunuz. Çavuşesku ailesinin hareketleri karşısında, ikinizi "ölüm cezasına mahkûm ediyoruz" dedi.

Çavuşesku: Önemli değil, hiç önemi yok! Bu mahkemeyi tanımayı reddediyorum.

Sorgucu: (Çavuşesku'nun sözünü keserek.) Ayağa kalkın!

Elena: Ayağa kalkmak için çok yaşlıyız, canım. (Güneş, 28.12.1989)

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
T.C. - 6 yıl önce
Devrimden önce de sonra da Romanya da bulundum.Söylenenlere kısmen katılıyorum.Katıldığım noktalar halkın zorunlu ihtiyaçları karşılanıyordu ve gerçekten spor,sanat,kültür alanında iyiydiler.Ancak halk çocuğu olarak doğsa da halk çocuğu olarak hayatını devam ettirememiştir.Onunda muhteşem bir sarayı (oda sayısı 1150 den az da olsa) vardı.Ancak Romanya nın şu hali içler açısı.Tüm samayi çökömüş,halk sefil ümitsiz bir haldee.Yabancı sermaye talanı had safhada.Transilvanya da tarım arazileri tamamen yabancıda.Romen halkı ülkesinde yabancının kölesi.Ülkemdeki bu gidişat beni akıbetimizin onlar gibi olacağı endişesine sürüklüyor.Lütfen birlik olalım.Dirlik olalım.Dini morfin gibi kullananlardan uzak duralım.Lütfen...
Avatar
bora - 6 yıl önce
dunyada en başarılı olmuş kara propaganda orneklerinden biridir. hangi romenle konuşsam özlemle anıyor. aydınlık dergisine haberi için teşekkürler
Avatar
hatice - 6 yıl önce
bir insan bu kadar uzun süre iktidarda kalmamalı. ülkesinde ondan başka kişi yokmu
Avatar
ejder kenan - 6 yıl önce
elena'nın doktor oluşu da kimya mühendisi oluşu da yalandır; aslında ilkokul mezunudur, tekstil fabrikasında laboratuar asistanı olarak çalışmışlığı vardır, doktora dereceleri "fahri"dir, gerçek phd değildir..
Avatar
TOA - 6 yıl önce
ne cavusevsku iyiydi ne de sonraki rejim.
bu tarz demokrasi kulturu oturmamis ulkeler asla bellerini dogrultamazlar, avrupa birligine girseler bile. agababalarinin koleleri olurlar.
ancak bu yazi cok yanli yazilmis bir yazi
aydinlik'tan tarihsel gercekleri bu kadar basitlestimeden, ve tek yonlu bakmadan yazmasini beklerdim
cavusevskuyu yucelten bir yazi ki asla durum gercekte boyle degil
Avatar
Tanz - 6 yıl önce
devrim den 4 gün önce 15 gün sonrası oradaydım ve birebir yaşadım , halk ı katlettiler binlerce kişi ağır silahlarla öldürüldü hatta şehir içmesuyu şebekesine zehir attılar , braşov/sinai de ki diktatörün şatosunu görün de halk çocuğumuydu diktatör müydü karar verir ...