Suriye’de Menbiç tiyatrosu


Mehmet Yuva

Mehmet Yuva

Okunma 14 Ağustos 2016, 09:39

Halep vilayetine bağlı Menbij kasabasında 100 bin nüfus vardı. Suriye’nin renkleri olan ve her mekânda şahit olacağımız sosyal yapı bu kasabada da hâkimdi. Temmuz 2012’ye kadar sakin olan belde önce “ılımlı” dini-dar silahlı terör örgütlerin ardından Ocak 2014’te IŞİD’in işgaline maruz kaldı.
El-Kaide gibi IŞİD’in kurulması, palazlanması, silahlanması ve paraya boğulması ABD ve şürekâsının Irak ve Suriye için tasarladığı bölünme için elzem ve hayati idi. Sahneye koyduğu infaz, işkence, tecavüz ve dehşet saçan fetvalarını sansürsüz yayınladılar. IŞİD bir Emperyalist-Siyonist projedir. Yol açan buldozer ve silindir görevi için imal edildi.

BÜYÜK KÜRDİSTAN’ İÇİN
Birkaç sene önce emaresi okunmayan IŞİD Irak ve Suriye’de özellikle tamah edilen “Büyük Kürdistan” coğrafyası içinde yer alan kent ve kasabalara musallat edildi. Hüküm sürdüğü bölgeleri, akıl almaz hükümlerle, kan ve talan ile yönetti. Onu yaratan, yol veren, kullanan ve istismar eden kuvvetler onun özellikle Suriye-Türkiye hududu boyunca yayılmasını sağladı.
Dün itibariyle ABD, kara gücü olarak telakki ettiği Suriye Demokratik Güçleri adlı örgüt kılıfı içinde pazarladığı PYD-YPG’nin Fırat’ın 30 km batısında yer alan Menbij’e hâkim olduğunu Dünyaya müjdeledi. ABD ve YPG sayesinde bir kent daha eli kanlı terör örgütü IŞİD’en temizlenmişti. Dünya ABD ve müttefiki YPG’ye ne kadar hamd ve şükretse az.
Suriye ordusu ılımlı dini-dar terör örgütleri sayesinde Halep’te tutulurken, Güney cephesinde, Irak sınırında, Lazkiye kırsalında, İsrail sınırında, Lübnan hududunda meşgul edilirken dünyayı tehdit eden yeni kara bela IŞİD’e karşı savaş veren ABD, Fransa, Almanya, Norveç, YPG ve enternasyonal dayanışma için, mazlum halkların devrimci mücadelesi için Blackwater ve emsali gönüllü özgürlük savaşçıları ile birlikte Kuzey Irak Barzanistan noktasından Menbij’e kadar olan bölgeyi kontrol ediyor.

ABD RÜYADAN UYANDIRIYOR’
‘Suriye’nin tek devlet olarak yaşayacağını hayal edenler bu rüyadan uyansın’ diyen ABD ve sahadaki taşeronları Menbij’te kazanılan zaferin mutluluğunu yaşıyor. Dünyaya kara çarşaflı kadınlarla kucaklaşan YPG’nin kadın militanları ile çekilmiş fotoğrafları servis ediliyor. IŞİD zulmünden sonra yaşanan barış, kardeşlik, huzur ve güven beyinlere enjekte ediliyor. Zorla sakal bırakan, şalvar veya fistan giyen erkekler kameralar önünde sakal tıraşı oluyor. IŞİD tarafından esir alınan 2 bin sivilin kurtarıldığı öyküleri anlatılıyor.
Dünyaya servis edilen bu haber ve fotoğraflar sorgulanmadan, ‘Menbij özgürleştikten sonra geri çekileceğiz’ yalanı arkasındaki sebepler analiz edilmeden ve Menbij’ten sonra hangi bölgeler aynı senaryoya maruz kalacak sormadan bizim mahalle medyası bu tehlikeli senaryoya bilerek veya bilmeyerek katkı yapıyor. Batının tedavüle soktuğu haberleri, fotoğrafları tercüme edip yayınlıyor.

CIA DEVRİMCİ Mİ OLDU?
O fotoğraflara iyi bakın, Menbiç kasabasının görüntülerini tekrar inceleyin IŞİD yalanları üzerinden sahneye koyulan esas proje olan Suriye’nin bölünmesi ve Suriye-Türkiye hududuna düşünülen bağımsız kartonların nasıl inşa edildiğini ve bunların örümcek ağı gibi nasıl örüldüğünü görürsünüz.
Sahi binlerce IŞİD mensubunun iki senedir yaşadığı Menbij’te hiç ölü IŞİD’çi gördünüz mü? Tutuklananı, yakalananı, çukurdan, hendekten, tünelden çıkarılanı gördünüz mü? Yanan bir tankını, zırhlı aracını, topunu, tüfeğini gördünüz mü? Kasabada çatışma sahnelerini seyrettiniz mi? Binlerce IŞİD’çi Fetö’nün Üçleri ile mi buharlaştı, görünmez oldu? Carablus veya hangi yeni mekâna taşındılarsa oraya ABD’nin ışınlaması sayesinde mi ulaştılar? Yoksa Fetö, PKK, IŞİD, YPG ve daha nice dini-dar ve bölücü taifesi aynı senarist ve rejisörün filmindeki artistler mi? ABD, CIA, MOSSAD devrimci oldular, bölge diktatörlerine karşı Kürt halkının özgürlük mücadelesine samimi destek veriyorlar da biz mi göremiyoruz?
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.