Shelley’nin Güncelliği


Seyyit Nezir

Seyyit Nezir

Okunma 18 Temmuz 2016, 09:20

FETÖ’nün edebiyat ve sanat yaşamındaki uzantılarının 12 Eylül’den beri ne tür mafiyöz ilişkiler üzerinden ödül ve teşviklerle edebiyatımızı ana yatağından saptırdığını, kimilerinin bu başarı için nasıl da şişindiğini anımsatmak üzere hazırladığım yazıyı yayımlamayı, Lale Akalın’ın Shelley’den çevirdiği görkemli şiiri herkesle bir an önce paylaşma isteğimi bastıramayınca erteledim. İlkin Marx’ın şu saptamasını anımsayalım:
Shelley’nin şansı, Byron’un şanssızlığı
“Byron ve Shelley arasındaki asıl fark şundan ibarettir, onları seven ve anlayanlar, Byron’un 36 yaşındayken ölmesini bir şans kabul ederler, çünkü eğer daha uzun süre yaşasaydı tutucu bir burjuva olurdu; bunun tersine, Shelley’nin henüz 29 yaşındayken ölmesine üzülürler, çünkü o, tepeden tırnağa devrimciydi ve sosyalizmin öncüleri yanında dimdik yerini almayı sürdürecekti.”
19. yüzyılın başında yaşayan romantik İngiliz ozanı Shelley, dönemin öteki büyük şairleri gibi coşkulu, eşitlikçi, halkçı şiirler yazdı. Akalın, şairin “Halkıma” adlı şiirini, Nehru’nun yeni yayımlanan “Dünya Tarihi, Kesitler” kitabında görünce hemen çevirip gönderdi; şiir Türkçede ilk kez yayımlanıyor.

HALKIMA
İngiliz halkı, mirastır sana atalarının şanı,
Yazılmamış tarihin kahramanları,
Aynı güçlü ananın göz bebekleri,
Hem de umudu, birbirlerinin her biri.
Ayaklan, uykudan uyanmış aslan,
Bu kadar çokken, yenilmesi imkânsız olan,
Silkin, boşan zincirlerinden,
Uyurken çiğ gibi üstüne yağan...
Özgürlük nedir bilirsin sen,
Aldın dersini esaretten,
Senin adınla esir,
Bir ve aynı şeydir.
Çalışmak düşer payına,
Günbegün var olabilmek adına.
Hücreye sıkışmış gibi ağrılı bacaklar,
Heba olur, zorbaların uğruna.
İşte böyle, onlar adına,
Elde tezgâh, kılıç, kürek veya saban,
Uğraş dur istesen de istemesen de
Adanıp onların güvenliği ve beslenmesine.
Çocuklarını görürsün, zayıf ve güçsüz,
Anaları dersen neşesiz ve süzgün,
Kış rüzgârları eserken soğuk ve kasvetli,
Onlar şu anda bile ölmekteler, bir ardından öteki.
Onların yediğini yemez şişman köpekleri bile,
Beylerin, ziyafet sırasında attıklarıyla,
Tıka basa doymuş olduklarından yine,
Nasılsa yeni yiyecekler gelir diye.
Emekten, terden, yerden,
Bin kere fazla kâr edecek eskisinden,
Altının ruhu kâğıttan paraya
Geçmiş şimdi, her şey yüksek pahaya.
Kâğıt para -bu aldatmaca,
Karşılık değil uğraşıp yarattıklarına,
Yeryüzünün sunduğu güzelliklerden
Senin sahip için ter kattığın değerlere.
Yüreği köle olmak gerek,
Kendi iradene duymadan gerek,
Varlığını başkalarına adamalı,
Onlar seni sen yapmalı.
Yine de ufaktan şikâyet etsen,
Görürsün ki mırıldansan hafiften,
Zorbanın adamları yakıp yıkmış seni ve karını,
Kana bulamış her yanını.
Şimdi herkes toplanmalı,
Kalpler korkusuz, özgür çarpmalı,
İngiliz topraklarında bir yerde,
Yemyeşil ovada, çimenlerde...
Yukarıdaki masmavi gökyüzü,
Üstünde yürüdüğün yemyeşil yeryüzü,
Hepsi tanık olmalı,
Bu toplantıya, nasıl da görkemli:
Ülkenin dört bir yanından, tüm kıyılardan,
Her bir evden, köyden, şehirden,
Kim varsa buralarda yaşayıp acı çeken,
Yüreği ağırlaşır kendinin ve herkesin dertlerinden.
Yoksullar evlerinden, hapishanelerden,
Bembeyaz ceset gibi gelenlerden,
Kadın, çocuk, genç, ihtiyar,
Acıyla inliyor, üşümüş soğukta, her yer tipi kar.
Bütün mesleklerden, hayatın her yanından,
Günlük mücadelenin her alanından,
Ortak istekler, ortak endişeler,
İnsanın kalbini lime lime eder.
Acılarınızı kalbinize gömmüş,
Her şeyi bir bir hissetmiş, görmüş,
Hainin yurdumuz üstüne pazarlığını,
Altın alınıp kan satıldığını.
Toplanın en geniş birliktelikle,
Açıklayın büyük bir şerefle,
En özenli olsun seçtiğiniz kelimelerse
Tanrı özgür yarattı, tutsak değil kimse!
Güçlü ve yalın sözler söyle,
Kılıç gibi anında varsın hedefe,
Hem de kalkan misali savunsun seni,
Siper etsin sana gölgesini.
Ayaklan, uykudan uyanmış aslan,
Bu kadar çokken, yenilmesi imkânsız olan,
Silkin, boşan zincirlerinden,
Uyurken çiğ gibi üstüne yağan...
Ayaklan, uykudan uyanmış aslan,
Birleşince yenilmesi imkânsız olan!
Silkin, boşan zincirlerinden,
Uyurken çiğ gibi üstüne yağan...
Unutma, onlar az, ama karıncadan çoksun sen.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.