Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen faktörler

Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen faktörler
23 Mart 2015 Pazartesi 13:39

Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen faktörler hakkında bilgi verdi. 

Tüp bebek tedavisi, doğal yollarla ya da farklı yöntemlerle gebelik sağlayamayan çiftlere uygulanan bir tedavi biçimidir. Ancak yalnızca bebek sahibi olabilmek için başvurulmaz. Kimi zaman kalıtsal sorunları olan kişilerin sağlıklı çocuk sahibi olması için de etkin bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. 

Tüp bebek tedavisi mucizevi bir tedavi değildir. Başarıyı etkileyen birçok etken vardır. Bunlar çiftlerin bebek sahibi olmasını etkiler. 

1. Anne Adayının Yaşı 

Kadının yaşı tedavinin başarısını etkileyen en önemli faktördür. Kadınların 35 yaşından sonra yumurtalıkları sayıca ve kalite olarak azalır. Sayıları yeterli olsa da kalitesi düştüğü için çocuk sahibi olmak zorlaşır. (İlgili link için TIKLAYIN)

2. Yumurtalık Rezervleri 

Kadının yaşı ilerledikçe yumurtalık rezervleri azalır. Bu durum yalnızca yaşı ilerlemiş kadınlarda gözükmez. Bazen yaşı genç olsa da yumurtalık rezervleri azalabilir. Bu sebeple yüksek dozda ilaçlar kullanılsa dahi yanıt alınamayabilir. Bu durum, tedavinin başarısını olumsuz yönde etkiler.  

3.Hücrelerin Kalitesi 

Kadınların yaşı ilerledikçe hücre kaliteleri düşer. Yumurta hücreleri sayıca yeterli olsa dahi, arzu edilen olgunta olmayabilir. Bu sebeple de kaliteli embriyo oluşumu gerçekleşmez. Erkekler de durum sperm sayısı, hareketliliği ve şekillerinin düzgün olması başarıyı etkilemektedir. Sperm sayısının yetersiz olması, sperm hareketliliği ve şekil bozukluklarının olması döllenme şansını düşürür. Kimi zaman embriyolar iyi kalitede gözükse de kromozomal olarak bozuk olabilir. Bu sebeple gebelik şansı düşer. Gebelik gerçekleşse bile düşük olma ihtimali artar.  

4.Kadınlarda Rahim Problemleri 

Rahim iç zarının, tıbbi müdahaleler sonucu incelmesi de tüp bebek başarı oranlarını kötü etkiler. Embriyolar sağlıklı ve kaliteli olsa dahi tutunması zar ince olduğu için zorlaşacaktır. Bundan dolayı da rahim iç zarında hasar olan ya da hasar olduğundan kuşkulanılan kişilere tüp bebek tedavisine başlamadan önce histeroskopi yapılması gerekir. Bu sayede rahim iç zarı araştırılır. Sorun kesinlik kazanırsa düzeltilir ve başarı şansı artar.  

5. Rahim Kanalları 

Rahim kanallarında enfeksiyon ya da cerrahi müdahaleler sonucu tüplerde sorunlar gelişebilir. Tüpler tıkanabilir ya da içinde sıvı birikebilir. Tedaviden önce bu sorunların düzeltilmesi gerekir. Şayet sorun giderilmez ise, tedavi başarıya ulaşamayacaktır.  

Tüp bebek tedavisinde kadın ve erkek kaynaklı etkenlerin dışında tercih edilen merkezin koşulları, labarotuvar ortamları, doktor ve tüp bebek ekibinin deneyimi ve titizliği de oldukça etkilidir.  

Bunların dışında: 

  • Bazal FSH düzeyleri 

  • Kısırlık sebepleri 

  • Uygulanan ilaçlar(stimülasyon ve luteal faz desteği) 

  • Çiftin tedavi sürecine uyumluluğu(ilaç kullanımı, kontrollere gelmesi) 

  • Yumurta rezervlerinin azalması(yüksek FSH) 

  • Gelişen follikül sayısının ve elde edilen yumurta sayısının yetersiz olması 

  • Yumurtaların istenen kalitede olmaması 

  • Yumurtalarda genetik sorun riskinin fazla olması 

Bu faktörler de başarıyı etkilemektedir. 

Tüp Bebek Tedavisin Başarıyı Olumsuz Olarak Etkileyen Faktörler 

  • Kadın yaşının 35'ten fazla olması 

  • Yumurtalık rezervinin oldukça azalmış olması 

  • Tüplerde hidrosalpenx olması 

  • Rahim içi tabakasının tedavi yapılmasına karşın kalınlaşmaması 

  • Endometrioz kistinin ve myomların mevcudiyeti 

  • Sperm şekil bozuklukları 

  • Sigara kullanımı (İlgili link için TIKLAYIN)
     

Başarıyı Arttıracak Faktörler İse: 

1. Uygun yumurtlama protokolü 

Tüp bebek tedavisinde kadının yumurtalık rezervlerine en uygun ilaçlar verilmelidir. Bu ilaçların ne kadar süre ve hangi dozda kullanılacağı kişiye göre belirlenmelidir. Her kişiye uygun bir plan hazırlanmalıdır. Bu şekilde başarı oranı artacaktır.  

2. Spermlerin kaliteli olması 

Menisinde hiç sperm saptanamayan erkekler için TESE ya da TESA yöntemleri kullanılabilir. Bunun dışında Mikro TESE yöntemi ile sperm bulma şansı oldukça yüksektir. Mikro TESE ile spermler daha geniş bir perspektifle değerlendirilebilmektedir. Ayrıca kişinin kanama ya da ağrı riskleri oldukça azalmaktadır.  

3. Gebelik aşısı 

Henüz yeni bir uygulama olan gebelik aşısı ile, embriyoların trasnfer aşamasından önce rahmin içine gebelik hormonu olarak adlandırılan Beta HCG verilir. Bu sayede embriyo rahimde tutunma şansını arttırır.  

4. 5. gün transferi (Blastokist) 

5. gün transferi ile embriyolar blastokist olarak transfer edilir. Kaliteli embriyolar beşinci güne kadar bekletilir ve geliştirilir. Bu sayede transfer ardından gebelik oluşma şansı artar. Ancak bu noktada laboratuvar koşulları oldukça önemlidir.  

5. Ko-kültür  

Normal koşullarda embriyolar oldukça kaliteli bir şekilde gelişse dahi, rahme tutunmakta güçlük çekebilir. Bu durumlarda anne adayından bir önceki adet zamanından bir hafta önce rahim dokusu örneği alınır. Embriyo bu örnek içinde geliştirilir. Ko-kültür, yapay ana rahmi, olarak adlandırılmaktadır.  

6. Destekli yuvalama (Assist Hatching) 

Embriyonun üzerinde zona ismi verilen bir kabuk mevcuttur. Bu kabuklar embriyonun belirli bir zamanında çatlar. Embriyo da bu sayede anne rahmine gömülebilir. Embriyonun rahme tutunmasını sağlamak adına için zona, transfer edilmeden önce özel bir lazerle inceltilir. Bu sayede embriyonun rahme daha kolay tutunması amaçlanır.  

7. Embriyoskop 

Henüz yeni sayılabilecek bir yöntemdir. Embriyoların içerisinde muhafaza edildiği inkubatörlerde embriyoskop denilen kameralar bulunur. Bu kameralar sayesinde embriyo devamlı olarak izlenebilmektedir. Bu sayede embriyonun kontrol amaçlı dış ortama çıkarılması ve zarar görmesi engellenmiş olur. Bölünme hızları ve aşamaları net bir şekilde görülebilir.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.