Parazite karşı salyangoz kozu

Bir çeşit su salyangozunun, yassı solucanların neden olduğu şistozomiyaza yakalanma riskini 8 kat azaltan genlere sahip olduğu keşfedildi. Oregon Devlet Üniversitesi’nden bilim insanları hastalığa karşı bu genler üzerinde çalışıyor

Parazite karşı salyangoz kozu
27 Mart 2015 Cuma 13:24

Doç. Dr. Şehime G. Temel 

BİLİM insanları, su salyangozu içinde çoğalan şistozomiyaz için yine salyangozdan yararlanacak. Yassı solucanların neden olduğu paraziter bir hastalık olan şistozomiyaz, dünyada 200 milyondan fazla insanı etkiliyor. Oregon Devlet Üniversitesi’nden bilim insanları, “Biomphalaria glabrata” adlı su salyangozunun, şistozomiyaz enfeksiyonuna yakalanma riskini 8 kat azaltan genlere sahip olduğunu keşfetti. Bu genler, yeni ilaçların yapılmasında ya da hastalığa neden olan parazitin aktarım döngüsünü kesintiye uğratmada kullanılabilir. Şistozomiyaza karşı kullanılan tek ilaç prazikuvantelin bir süre sonra parazit üzerinde etkisini yitirmesi olasılığına karşı alternatif ilaçlara ihtiyaç duyuluyor. Bu genler, ilaç geliştirme katkısının yanı sıra şistozomiyaz iletimini sağlayan salyangoz türlerine ilave edilebilir.  

İLAÇ VE GENETİK DEĞİŞİMDE KULLANILABİLİR 

Bu buluş çok yakın bir zamanda saygın bilim dergilerinden PLOS Genetics’de “Salyangozdaki aşırı farklı gen kümeleri insan Şistozom parazitleri için direnç taşır” baslığıyla yayımlandı. Makalede gen kümesi Guadeloupe Direnç Kompleksinin (GDK), yeni ilaç hedefleri veya genetik manipülasyon için yeni yollara işaret edebileceği belirtildi. 

Karayip popülasyonuna ait salyangoz biomphalaria glabratada doğal olarak parazite direnç sağlayan bir variant-değişken tespit ettiklerini ifade eden yazarlar ayrıca “Bağımsız deney evrim hatlarında RAD genotipleme ile aynı genomik bölgenin parazit Schistosoma Mansoni’ye karşı da direnç gösterdiğini ve bu bölgede baskın alelin enfeksiyon riskinde 8 katlık bir azalma sağladığını da vurguladılar. Bilim adamları, iyi bir haritalama ve RNA-dizileme karakterizasyonu ile 1Mb’dan daha küçük bir bölgede 15 tane kodlanan gen ile GDK’yı ortaya koyduklarını belirttiler. GDK’nın diğer taksonlarda görülen bağışıklık gen komplekslerine benzediğini ve büyük olasılıkla paraziti tanıma yeri olduğunu da vurguladılar. Oregon Devlet Üniversitesi Fen Fakültesi bütünleştirici biyoloji profesörü Dr. Michael Blouin, bu genlerin diğer hayvan türlerinde, hastalık yapıcı etkenleri (patojenler) tanıdığını ve bağışıklık tepkisini tetiklemeye yardımcı olduğunu açıkladı. Ayrıca Dr. Blouin; “Bu önemli yeni bilgilerin ışığında daha fazla araştırma ile parazit-ev sahibi arasındaki etkileşime katılan kesin genetik mekanizmayı ve bu moleküller hakkında daha fazla bilgi edinme şansımız var” dedi. 

Şiştozomiyazı kontrol altına almak için yapılan uygulamalarda GRC bariz bir hedeftir. Salyangoz genetik modifikasyonu henüz emekleme aşamasında olmasına rağmen, CRISPR nükleaz sistemi olmayan model türlerinin bile ince ölçekli değişikliğine ümit vaat etmektedir. Eğer GRC genleri parazitin tanınması üzerine bir bağışıklık sinyal akışını başlatabilirse, gelecekteki araştırma bu sinyal yolağının ifadesinin arttırılması şeklinde genetik olarak manipüle edilebilir. Parazitin eşleşen bölgesi birkez tanımlandı mı ilaç ve genetik manipülasyon için hedef haline gelebilir. 

Şistozomiyazın insan sağlığı üzerindeki etkisi rakibi sıtma nedeniyle gözardı edilerek salgın halini almıştır. 70’den fazla ülkede 200 milyondan fazla insanı enfekte etmiş ve gıda üretiminin temizliğinin gözardı edildiği bölgelerde daha yaygındır. Şistozomiyaz enfeksiyonu; mide-bağırsak sorunları ile başlayan ve bazen karaciğer hasarı, böbrek yetmezliği, kısırlık ve mesane kanserine yol açabilir. Enfeksiyon insanlara, şistozoma taşıyan tatlı su salyangozlarının belli türlerinin yaşadığı sularla temas sonucu bulaşır. Enfekte insanların, idrar ve dışkılarıyla atılan şistozoma yumurtaları vasıtasıyla tatlı sular kontamine olur. Yumurtalar çatlar ve suda tatlı su salyangozlarının belli türlerinin içinde pek çok ‘Cercaria’ denilen parazit larvaları gelişir. Salyangozun vücudunda çoğalan parazit larvaları salyangozu terk ederek içinde yaklaşık 48 saat canlı kalabilecekleri suya geçerler. Kontamine suda yıkanma, suda çıplak ayakla korunmasız yürüme ve yüzme sonucunda larvalar insanların derisinden içeri girerler. Birkaç hafta içinde vücudun kan damarları içerisinde yerleşerek dişilerinin yumurta üreteceği yetişkin solucanlar haline dönüşürler. Yumurtaların bir kısmı mesane veya bağırsaklara göç eder ve idrar veya dışkıyla atılırlar. Özellikle Asya, Afrika, Güney Amerika gibi bölgelerde görülür. Ülkemizde yalnızca Nusaybin’de, akarsu kıyısındaki bazı köylerde rastlanmıştır. Yakın zamanda da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tibbi Patoloji Anabilim Dalı’ndan da 37 yaşında bir S. Hematobium olgusu bildirilmiştir. Olgunun Gine ve Mali’ye yapmış olduğu iş seyahati sonrasında hastalandığı tespit edilmiştir. 

200 MİLYON HASTA VAR 

Şistozomiyazın insan sağlığı üzerindeki etkisi rakibi sıtma nedeniyle gözardı edilerek salgın halini almıştır. 70’den fazla ülkede 200 milyondan fazla insanı enfekte etmiş ve gıda üretiminin temizliğinin gözardı edildiği bölgelerde daha yaygındır. Şistozomiyaz enfeksiyonu; mide-bağırsak sorunları ile başlayan ve bazen karaciğer hasarı, böbrek yetmezliği, kısırlık ve mesane kanserine yol açabilir. Enfeksiyon insanlara, şistozoma taşıyan tatlı su salyangozlarının belli türlerinin yaşadığı sularla temas sonucu bulaşır. Enfekte insanların, idrar ve dışkılarıyla atılan şistozoma yumurtaları vasıtasıyla tatlı sular kontamine olur. Yumurtalar çatlar ve suda tatlı su salyangozlarının belli türlerinin içinde pek çok ‘Cercaria’ denilen parazit larvaları gelişir. Salyangozun vücudunda çoğalan parazit larvaları salyangozu terk ederek içinde yaklaşık 48 saat canlı kalabilecekleri suya geçerler. Kontamine suda yıkanma, suda çıplak ayakla korunmasız yürüme ve yüzme sonucunda larvalar insanların derisinden içeri girerler. Birkaç hafta içinde vücudun kan damarları içerisinde yerleşerek dişilerinin yumurta üreteceği yetişkin solucanlar haline dönüşürler. Yumurtaların bir kısmı mesane veya bağırsaklara göç eder ve idrar veya dışkıyla atılırlar. Özellikle Asya, Afrika, Güney Amerika gibi bölgelerde görülür. Ülkemizde yalnızca Nusaybin’de, akarsu kıyısındaki bazı köylerde rastlanmıştır. Yakın zamanda da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tibbi Patoloji Anabilim Dalı’ndan da 37 yaşında bir S. Hematobium olgusu bildirilmiştir. Olgunun Gine ve Mali’ye yapmış olduğu iş seyahati sonrasında hastalandığı tespit edilmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.