Kasıktan girip kalp kapakçıcığını değiştiriyorlar

Tıp dünyasının önemsediği kasıktan kalp kapağı değişimi, açık kalp ameliyatı olamayanlar için umut oldu. İşlemin başarı oranı yüzde 95-98. Uzmanlar, ameliyatın kaderine terk edilen hastalar için hayat kurtarıcı olacağını söylüyor

Kasıktan girip kalp kapakçıcığını değiştiriyorlar
05 Ocak 2015 Pazartesi 13:03

Yeşim Çataltaş
Tıp dünyasında penisilinden sonra en önemli keşif olarak nitelendirilen kasıktan kalp kapağı değişimi artık Türkiye’de de yapılıyor. Ameliyat, genel anestezi olmaksızın hastanın kasık bölgesindeki damardan küçük bir kesi açılarak yapılıyor. Türk Kardiyoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Engin Bozkurt, hem bu ameliyat hem de kalp ve damar hastalıkları ile ilgli Aydınlık’a konuştu.
'YÜZDE 80 KASIKTAN'
Yöntemi, açık kalp ameliyatı ümidi olmayan hastaların hayata tutunmasında ciddi bir başarı elde ettiği için penisilinden sonraki en önemli keşif olarak nitelendiren Prof. Dr. Engin Bozkurt, “Ameliyat, genellikle kasık bölgesinden küçük bir kesi açılarak yapılıyor. Kasık damarı uygun olmayan hastaların ise kol damarından ya da göğüs bölgesinde elimizi koyduğumuz zaman kalbimizi hissettiğimiz yerden yapıyoruz. Hastaların yüzde 80’i kasıktan ameliyat olmaya çok uygun” dedi. “Bu yöntem bütün hastalar için uygulanmıyor” diyen Bozkurt, bu ameliyatın genç hastalar için çok uygun olmadığını belirterek bunun nedenini de genç hastalarının yaşlılara göre vücutlarının daha çalışkan olması olarak açıkladı. Çalışkan vücut, biyonik kalp kapağının çabuk bozulmasına neden oluyor. Bozkurt, “Bu işlemi 70 yaşın üstünde açık ameliyat yapılamayan sağlık sorunu olanlar ve yaşlı hastalarda uyguluyoruz. Başarı oranımız da yüzde 95-98 arasında” ifadelerini kullandı.
'SOĞUK HAVA SPAZMLARA YOL AÇIYOR
Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarıyla ilgili bilgi de veren Bozkurt, “Kış aylarındaki soğuk kişilerin ağrı eşiğini azaltıyor. Soğuk hava kalp damarını büzdüğü için spazmlara yol açar. Dolayısıyla kalp krizlerinde kış mevsiminde kalp krizi oranlarında gözlemsel olarak bir artış var. Fakat yapılan araştırmalar böyle bir artışın olmadığını gösteriyor” dedi. Dışarıdan bakıldığında sağlıklı görünen kişilerin neden kalp krizi geçirdiğini de anlatan Bozkurt, “Burada iki grup var. Birincisi gençler. Gençlerin kalp yüzünden bir anda hayatını kaybetmesinin nedeni kalp kalınlaşması. Yaşlılarda ise en önemli faktör kalp krizi. Kriz kalbe giden bir damarın aniden tıkanması ile başlıyor. Ve maalesef büyük bir bölümünde de ölümlere neden oluyor” diye konuştu.
'30 YAŞINDAN SONRA KONTROLE BAŞLAYIN'
Türkiye’de kalp ve damar hastalığı görülme sıklığı Avrupa ile aynı oranda. Akut tedavide Avrupa’dan ilerideyiz. Prof. Dr. Engin Bozkurt, “Türkiye kalp ve damar hastalığının akut tedavsinde Avrupadan ileride. Ama ilk tedaviden sonraki kronik tedavi yani hastalıktan sonraki rehabilatasyon dönemi Avrupa’dan maalesef geride. Ailesinde kalp ve damar hastası olan, erken ölüm vakası olan insanlar erkenden bir kalp ve damar doktoruna başvursun. Eğer yoksa 30 yaşından sonra kontrollerini yaptırabilirler” dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.