Hava kirliliği ölümleri trafiği 6’ya katlıyor

Hava kirliliğinin neden olduğu hastalıklardan yılda 28 bin kişiyi kaybediyoruz. Bu, trafik kazalarındaki ölümlerin 6 misline denk geliyor. Yeni yapılacak santraller ise 100 bin ölüm anlamına geliyor

Hava kirliliği ölümleri trafiği 6’ya katlıyor
08 Nisan 2015 Çarşamba 10:47

Gamze Devrim Dönmez
Türk Toraks Derneği (TTD) 18. Yıllık Kongresi’nde kömür ve termik santrallerin ortaya koyduğu hava kirliliğinin çok yüksek olduğuna dikkat çekilerek, kömürün sigara kadar zararlı olduğu kaydedildi.
Türkiye’de yılda 28 bin kişinin hava kirliliğinin neden olduğu hastalıklardan dolayı hayatını kaybettiği, bu rakamın trafik kazalarında ölenlerden 5-6 kat daha yüksek olduğu açıklandı. Türk Toraks Derneği’nin 1-5 Nisan tarihleri arasında Antalya’da düzenlediği 18. yıllık kongresinde Türk Toraks Derneği 2. Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fuat Kalyoncu, hava kirliliğinin Türkiye’de ciddi boyutlarda olduğuna dikkat çekerek, “Sigara ne kadar zararlıysa kömür de o kadar zararlı. Kömürde ısrar edildiğinde hava kirliliğini önlemek mümkün değil. Gelişmiş ülkelerde kömür yakıt ve enerji kaynağı olarak kullanılmıyor. Ama bizde termik santraller kuruluyor” dedi.
Sağlık açısından dünyanın en önemli gündem maddelerinden birinin hava kirliliği olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kalyoncu şöyle devam etti: “Hava kirliliği kanserden astıma, KOAH’a kadar birçok hastalığın altında yatan en önemli etkendir. Kaynağı kullandığımız yakıtlar, egsoz gazları, içilen sigara ve kullandığımız kimyasallar, hepsi bir yana, en önemlisi enerji için kullandığımız yakıtlardır. Isınmak için kullandığımız kömürün etkisiyle oluşan hava kirliliği, sigara sizi kapalı ortamda nasıl etkiliyorsa insanları o şekilde etkilemektedir.”
‘YÜZDE 57 SOBA KULLANIYOR’
Dünyada 7 milyon, ülkemizde ise 28 bin kişinin hava kirliliğinin neden olduğu hastalıklardan öldüğünü belirten Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Görev Grubu Başkanı Doç. Dr. Haluk Çalışır ise Türkiye’de hava kirliliği kaynaklı ölümlerin trafik kazalarından 5- 6 kat daha fazla bir sayıya denk geldiğini söyledi. Ev içi ve dışarı olmak üzere iki farklı hava kirliliğine dikkati çeken Doç. Dr. Çalışır, soba, tandır gibi ısınma araçlarında kullanılan kömür, odun, tezek gibi yakıtların ev içinde özellikle kadınları ve çocukları etkilediğini, hatta anne karnındaki çocukta otizm tehlikesi oluşturduğunu, kadınlarda KOAH, astım, akciğer kanserine neden olduğunu kaydetti. Türkiye’nin yüzde 57’sinin soba kullandığını da belirten Doç. Dr. Çalışır, dış ortam hava kirliliği olarak trafik, katı yakıt, kömürlü termik santrallerini oldukça önemli nedenler olarak sıraladı.
Türkiye’de 80 yeni kömürlü termik santral planlandığını ve bundan oldukça kaygılandıklarını kaydeden Doç. Dr. Çalışır, “Çanakkale’de yapılacak bir termik santralin oluşturacağı hava kirliliği İstanbul’a ulaşır ve önemli hastalıklara yol açabilir. Yeni santrallerin kurulması 100 bin ölüm demektir. Türkiye enerjisiz mi kalsın, elektrik kesintilerini mi yaşasın? Hayır ama bunun da çözümü yenilenebilir enerji kaynaklarıdır” dedi.
VEREM HASTALARI İÇİNDE MÜLTECİ ORANI ARTTI 
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan veremle ilgili verileri paylaştı. 2005 yılı ile günümüz verilerini karşılaştıran Kılıçaslan, “İstanbul’da verem hastaları arasında yabancı ülkelerde doğumlu hasta oranı binde 5’ten yüzde 8.7’ye yükseldi. Özellikle Suriyeli hastaları görüyoruz. Suriye’de savaş öncesi verem bizden daha yüksek değildi. Savaş koşulları, göç ve ekonomik nedenlerle yabancılar içinde tüberküloz vakaları arttı” dedi.
‘KOAH ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR'
Türk Toraks Derneği Yönetim Kurulu Genel Başkanı Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu basın toplantısında yaptığı konuşmada, solunum yolu hastalıklarına dünyada çok fazla önem çekildiğini kaydederek, “Tütün kullanımı, annenin gebelik zamanında sigara içmesi gibi durumlar hastalıkların artmasına neden oluyor. Daha bebeklik çağında KOAH’ın tohumları ekilmiş oluyor. KOAH, müzmin tıkayıcı bir hastalıktır. Çevresel etkilerden çok etkilenmektedir” dedi.
KOAH’ın öldürücülüğü çok yüksek olan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Yorgancıoğlu şöyle devam etti: “KOAH dünyada ve ülkemizde tüm ölüm nedenleri arasında 4. sırada yer almaktadır. Çok önem verdiğimiz hastalıklardan bir tanesidir. Neden bu kadar çok önem veriyoruz, çünkü korunulabilir, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Türkiye’de KOAH hastalığının görlme sıklığı %15-%20 gibi yani 40 yaş üzerinde 5 kişiden birisi KOAH hastası ama ne yazık ki 10 hastadan sadece birisi KOAH tanısı almış durumdadır. Bu nedenle biz erken tanı ve tedaviye çok önem veriyoruz. 40 yaşının üzerinde sigara içen öksüren, balgam çıkaran kişilerin mutlaka bir nefes testi yaptırmasını istiyoruz” dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.