Akşamdan hazırla sağlıklı beslen

Yoğun çalışma hayatında ne yediğimize dikkat etmiyoruz. Oysa bu koşuşturmada da yanımızda taşıdığımız besinlerle sağlıklı beslenebiliriz

Akşamdan hazırla sağlıklı beslen
07 Haziran 2015 Pazar 11:28

Özlem Konur Usta

Yaz geldi, gazetelerde boy boy diyet listeleri yayımlanmaya başladı. Bir haftada 5 kilo mu dersiniz, 3 günde 5 kilo mu... Peki bedenimiz bu işe ne diyor? Dr. Dyt. Yonca Sevim, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu, İstanbul Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bölümü’nde yüksek lisans ve Başkent Üniversitesi’nde doktora yapmış. Sevim’le sağlıklı beslenme üzerine konuştuk. Yonca Sevim diyete karşı! Çünkü önce sağlıklı beslenmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Sağlıklı beslenmeyi öğrenirsek zaten vücudumuz doğru kiloya ulaşacak. Bu hafta hızlı metropol yaşamında sağlıklı beslenmeyi konuştuk. Gelecek hafta beslenmede en çok yaptığımız hatalarla devam edeceğiz.
Hızlı metropol yaşamında nasıl sağlıklı besleneceğiz?
Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi öğrenmemiz gerek. Çok fazla bilgi kirliliği var. Herkesin kafası karışık. Eğitim düzeyi de fark etmiyor. Bu alanda uzman olmayan kişiler, reyting uğruna hiçbir çalışma yapılmamış, kanıtlanmamış, tamamen bilime ters söylemlerle insanların kafasını karıştırıyor. Beslenme uzmanları aslında beslenme eğitimcileridir. Bize birisi geldiğinde işe doğruları anlatmakla başlayamıyoruz. Önce yanlış bilgileri ayıklıyoruz. Şehir yaşamında işimiz biraz daha zor. Kendimize ait zamanımız çok az. Zamanımızın çoğu şehir trafiğinde geçiyor. Öncelikle bunu kabulleneceğiz. Günde 12 saat dışarıda kalan insanlar var. Sabah 7’de evden çıkıp akşam 9’da eve giden bir insanın beslenebilmesi için sadece iki saat kalıyor. İhtiyaç duyduğu besinleri birkaç saatte tüketmesi mümkün olmadığı için kişiler yanlarında gıda taşımak zorundalar. Metropolde başka türlü sağlıklı beslenmeyi yakalamak mümkün değil.
Evden kahvaltı yaparak çıkarsak güne güçlü başlamış oluruz. Bu kahvaltı illa ki donatılmış bir hafta sonu kahvaltısı değil tabii... İki, üç dilim ekmek, biraz peynir, haşlanmış yumurta. Sabah salatayla uğraşamayabilir. Ama bir çeri domates bir biber yiyebilir. Ya da bir bardak sütünü içer yanında meyvesini yer öyle çıkar. Mümkün olduğunca evden aç çıkmamalı. Çünkü trafikte ne kadar vakit geçirecek? Sonra kahvaltıya vakti olacak mı? Diyelim ki olmadı. Yolda şekeri düşecek. Birçok panik atak vakasının altında hipoglisemi var. Uzun süre trafikte kalıyorlar. Şekerleri düşüyor. Sonra ne kadar tatlı varsa saldırıyor. Çözüm evden kahvaltı yaparak çıkmak.

KURTARICIMIZ: ARA ÖĞÜNLER
Kahvaltı yapacak vakti yoksa?
Akşamdan hazırlayacak. Çocuklar, ev, iş derken kişi kendini unutuyor. En temel çözüm, kişinin kendini unutmaması. Akşamdan sandviç hazırlayabilir. İş yerine giderken yolda sandviçini yiyebilir. Ya da bir kutu süt, bir kutu kefir içebilir.
Cebine kuru meyve, ceviz fındık koyar. Yolda giderken onları yer. Yanımızda mutlaka sağlıklı aperitifler olacak. Kuru meyveler bizim için kurtarıcı. Kuru kayısı, kuru incir, kuru erik... Tabii avuç avuç değil. Ceviz, badem ya da diyet bisküviler, galetalar olabilir. Pratik tıpkı bir deprem çantası gibi uzayan açlıkların önüne geçmek için çantasında mutlaka bir şeyler taşısın.
Poğaça, börek gibi yağlı alternatifler yerine, ki eğer bedeni izin veriyorsa, sağlık sorunları yoksa her gün olmamak kaydıyla arada bir bunları da tüketebilir, satılan tam buğday sandviçlerden alabilir. Ya da uyandıktan sonra yaklaşık 1 buçuk saat içinde iş yerine varacak ve kahvaltısını yapabilecekse iş yerinde de kahvaltısını yapsa olur. Gün içerisinde mümkün olduğunca 3 saatten fazla aç kalmamak gerekiyor. Öğle yemekleri bir sorun olabilir. Her iş yeri çalışanına öğlen yemeği vermiyor. Ya da verse bile pilav, makarna ağırlıklı menüler oluyor. Oysa bir işçinin günlük kalori ihtiyacının yarısının öğle yemeğinde karşılanması ve işverenin de bunu çözmesi gerekiyor. Siz işçinizi doğru beslerseniz verim artar, iş kazaları azalır. O yüzden bu konuda da farkındalık artırılmalı. Eskiden bizim obez işçilerimiz yoktu. Evden yemek götürmek artık yalnızca diyet yapanlar için geçerli. Onun dışında küçümseniyor. Akşam yemek yaparken bir porsiyon fazla hazırlayalım. Çalışan kişi yanına bir kap yemeğini alır, etini yoğurduğunu, sezesini, meyvesini koyabilir. Çalıştığı yerde nelere ulaşacağını biliyordur, eksik gıdayı yanına alabilir. Peynirini koyar, salatasını götürür. Çalıştığı yerde kepek ekmek, yoğurt yoksa talep etmeleri gerekiyor. Akşamları da kurubaklagil, balık, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıl grubundan oluşan menuyle beslenecek. Kişi günde 5 porsiyon sebze ve meyvesini tüketerek ve ara öğünlerini gerekirse yanında taşıyarak tükettiği sürece metropol yaşamına da uyum sağlayabilir.

DOĞRU BESLENMEYLE STRESİ AZALT
“Metropol yaşantısında stres seviyemiz yüksek. Bu hastalıkları da tetikler. Vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı artar. Bunu yerine koymazsak stresle baş edemeyiz. Stresle baş etme yöntemlerinin en önemlisi sağlıklı beslenmedir. Siz sağlıklı beslenmezseniz stres artar. Tansiyon, çarpıntı, renksiz bir yüz, sivilcelenmeler gibi birçok depresif belirtiyle uğraşırsınız. 1 bardak kefir tüketimi stresle baş etmemizde en büyük yardımcımızdır.”

DANS ET, MUTLU OL
“Fiziksel aktivitemiz çok çok düşük. En büyük antidepresan spordur. İlla koşmamız gerekmiyor. Açık havada bir hareket planlayın. Gün boyunca masa başında çalışan bir kişi her 20 dakikada bir kalkıp esnese bile kişinin hayatına bir hareket girecek. Odaklanması artacak. Yürüyüş yapın diyoruz ama hangi semtte kimlerle nasıl yürüyecek? Vatandaş kendini güvende hissetmezse can güvenliği yoksa yürüyemiyor. O kadar çok genç kızla bunu konuştuk ki, babalarını ikna ettik. Çarpık şehirleşme, kaldırım yok. Bırakın engelli insanları sağlıklı insan da yürüyemiyor. Evde hareket edebilir. İp atlayabilir. Dans etmek en güzel fiziksel aktivite. Dans sadece bedeniniz için değil ruhunuz için de gerekli. İhtiyacımız olan motivasyon dansta var. Yürümeye başladınız, belki 20-30 dakikadan sonra ısınıyorsunuz nefes nefese kalıyorsunuz. Ama dans ederken daha parça bitmeden terlemeye başlıyorsunuz. Önemli olan hareket etmek.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.