Sabretmek lazım

Bülent Ünder

Bülent Ünder



Okunma 25 Eylül 2015, 19:47

Futbolculuk kariyerinde sadece Galatasaray forması giyen Bülent Ünder, sarı-kırmızılılar’ın bu sezonki durumundan, transfer politikasına kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.Ünder, ilerleyen haftalarda Galatasaray’ın daha iyi olacağını söyledi

Cenk Çınar

Aktif futbol yaşantısı boyunca sadece sarı-kırmızılı ve ay-yıldızlı formayı sırtına geçirmiş olan ve Galatasaray’ın 2010-2011 sezonunda teknik direktörlük yapan Bülent Ünder, Aydınlık’a önemli açıklamalarda bulundu. Sorularımıza içtenlikle cevap veren ve sarı-kırmızılı taraftarın sabretmesi gerektiğini söyleyen Ünder özellikle istikrarın altını önemle çizdi.

l Sezonu 3 kupayla bitiren Galatasaray, neden yeni sezona istediği gibi başlayamadı?

Sezona iyi başlamamak demek önümüzdeki haftaların da aynı şekilde devam edeceği anlamına gelmez. Evet Galatasaray bir başarısızlık yaşıyor, fakat bu sürecin çok uzun süreceğini tahmin etmiyorum. 34 maçlık maratonda bu kadar sendelemeyi çok karamsar görmemek lazım. Biraz sabretmek lazım. Çünkü çok uzun vadede takımla birlikte çalışamayan bazı oyuncuların gelmesi takımı fiziksel anlamda ve uyum sorunu konusunda sorun yaratmış olabilir. Ama bu durumun ilerleyen haftalarda geçeceğini düşünüyorum.

l Galatasaray’ın bu sezonki transfer politikasını nasıl buluyorsunuz? Son gün giden Melo’nun yerine alternatif in alınmaması ve şuana kadar oynanan maçlarda bu oyuncunun boşluğunun doldurulamaması... Sizce Galatasaray transfer dönemini nasıl geçirdi, nasıl bir politika izlenmeliydi?

Bunu sadece Galatasaray için söylemeyeceğim, bütün takımlar için söyleyeceğim. Maalesef ülkemizde transfer politikamızı evvelden programlayarak yapmıyoruz. Güncel yaşam içerisinde hareket eden bazı transferlerle işi örtbas etmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla sıkıntıyı yaratan sebeplerin en başında bu var. Transfer stratejimiz yok. Bir tane menajer geliyor, “Falanca iyi futbolcu var hemen alalım...’’ Hayır öyle olmaz. Daha önceden, sezon biter bitmez, teknik adam, yönetim kurulu, futbol şube sorumlusu beraber otururlar, takımın oluşmasına bakarlar. O oluşma içerisinde gönderilecek veya kalacak futbolcuların isimleriyle, birinci, ikinci, üçüncü... sıradakiler düşünülerek transfer politikası uygulamak lazım. Maalesef ülkemizde günlük programlarla tıransferlerle sezonu bitirmeye çalışıyorlar.

l Yabancı sınırlaması neredeyse kaldırılmasına karşın 3 büyükler arasında Galatasaray en az yabancı oyuncu oynatan ve en az transfer yapan takım olarak göze çarpıyor. Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın transferlerine bakıldığında Galatasaray’ın ilerleyen zamanlarda bu konuda sıkıntı çekeceğini düşünüyor musunuz?

UEFA, FIFA öyle katı kurallar içerisinde gelmeye başladı ki. Eğer bütçenin farklı bir şekilde, bir açıklık içerisinde transfer yaparsanız sizi, şimdilik Avrupa Kupalarından men eder. Yarın sizi hiç almaz. Dolayısıyla belirli bir sıkma politikası içerisine gitmek zorunda. Yoksa bu fuzuli harcamalarla devam edersek ne ülke futbolu kazanır nede kulüplerimiz özledikleri Avrupa klasmanına çıkmakta çok büyük bir sıkıntı çekerler. Dolayısıyla biraz daha kemer sıkma politikasına gidildi.

l Galatasaray mali durumunu düzeltmek açısından Beşiktaş’ın önceki sezonda yaptığı gibi bir ‘Feda’ sezonuna gitmeli miydi? Taraftar bu durumu nasıl karşılardı?

O zaman geçti. Bunu daha daha önceden, sezon başında belirli programlarla, stratejiyle kamuoyuna iletmek lazım. Eğer Galatasaray bu sezon kamuoyuna böyle bir açıklama yapmış olsaydı zannediyorum Galatasaray taraftarı çok sıcak bakmazdı.

l Hamza Hamzaoğlu’nun Galatasaray’daki geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Başarıyı getirebilmemiz için istikrarlı olmalıyız. İstikrar başarıyı getirir. Şimdi Hamza hoca şampiyon oldu ‘yeter sen git’ olmaz. Bu işi biraz süregelir hale gelmesi lazım. İstikrarı korumak lazım çünkü dünyanın neresine gidersek gidelim başarılı olmuş bütün kulüplere bakın hep aynı kadroyla istikrarlı bir şekilde devam etmişlerdir. Hamza hoca başarılı bir teknik direktördür ve takımdaki kredisi oldukça fazladır.

l Şu ana kadar 11 başkanla beraber çalıştınız. Dursun Özbek hakkında neler söylemek istersiniz?
Dursun beyle ben hiç çalışmadım. Dursun bey geldiğinde, sadece yönetici olarak gelmişti, onun döneminde ben görevden alındım. Dursun Özbek hakkında bir şey konuşamam ama Galatasaraylı olduğunu, Galatasaray için bir şeyler yapmaya çalıştığını biliyorum ve hissediyorum...

l Türk futbolunda alt yapıya gerekli değer veriliyor mu?
Türkiye’nin en büyük sorunu eğitim. Bunu geldiğimden beri söylüyorum. Ben Galatasaray’ın genç takımdan çıktım. Genç takım, A takım ve Milli takım. Ben sadece sarı-kırmızı ve kırmızı-beyaz forma giydim.
O zamandan beri söylerim biz gerekli oyuncuyu bulmak konusunda gerçekten üst düzey bir ülkeyiz fakat biraz programsızız. En büyük sorunumuz eğitim. Bu eğitim sadece spor anlamında değil, her yönden eğitim sorunumuz var. Bu sorunu hallettiğimiz an Türkiye’de her şey çok iyi gider. Fatih Terim 5 senelik bir proje ile bu gibi sorunları çözmek için geldi. Türkiye’de futbolun başına her kulüpten ilgili kişileri çağırdı ve görüşler aldı. Bunun la birlikte altyapıya değer ve önem artacaktır. Bugün İzlanda’yı görüyoruz. Yıllar önce 4-5 yiyen, bizlerin moralimiz düzelsin diye maç yaptığımız İzlanda bugün ne düzeye geldi. Buradaki istikrar ve alt yapıya çok önemli.

‘HER ŞEYİN ÜSTESİNDEN GELİRİZ’
Son olarak ülkemizde son dönemde meydana gelen terör olaylarına da değinen Bülent Ünder, kulüplerin bu olay karşısında birleşmesini oldukça önemli bir gelişme olarak görürken şu açıklamalarda bulundu; ‘’Son haftalarda kulüplerin bu konuda bütünleşmesi ülke adına önemli bir gelişmedir. Bu gelişmelerin ortaya farklı şeyler çıkaracağını umut ediyorum. Sevginin halledemeyeceği sorun yoktur. İnsanlar birbirine sevgiyle yaklaşırsa halledemeyeceği hiçbir şey yoktur. Hepsini halledebilir. Çünkü çok büyük bir ülkeyiz biz her şeyin üstesinden gelebiliriz.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.