Yargıtay tertibi hendeğe gömdü

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, tarihi bir karara imza atarak Ergenekon davasında örgüt olmadığını açıkladı. Eski özel görevlendirilmiş İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararlarını topa tuttu. Ergenekon Mahkemesi’ni ‘1 kuzudan 3 post çıkarmışlar’ diyerek kararların hukuksuz olduğunu vurguladı

Yargıtay tertibi hendeğe gömdü
21 Nisan 2016 Perşembe 10:42

Sezim Özadalı / Ankara
[email protected]

Yargıtay, asrın kumpası Ergenekon davasında temyiz incelemesini yaptıktan sonra dün kararını açıkladı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil, 231 sayfalık gerekçeli kararın özetini okudu. Ergenekon Mahkemesi’nin bütün karar ve uygulamalarının hukuka aykırı olduğunu çarpıcı cümlelerle vurgulayan Yeşil, kararın usul ve esas yönünden bozulduğunu kaydetti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bozma görüşüne katıldıklarını belirtti. Yeşil, bozma nedenlerini şöyle sıraladı:

ÖRGÜT YOK
Mahkemenin örgüt kabulü dairemizde yeterli kanaat oluşturamadı. Atılı suçlara ilişkin somut delillere dayalı olarak sanıkların eylem ve faaliyetlerindeki irtibatı ortaya koyduktan sonra varsa iştirak iradesini aşan hiyerarşik yapılanmanın bulunup bulunmadığı, bu yapılanmanın bir veya birden fazla oluşum veya örgüt niteliğinde olup olmadığını, varsa örgütün niteliğini dosya kapsamı ve somut delillere göre ortaya konularak, sanıkların hukuki durumlarının bu doğrultuda tayin edilmesi gerekirken bunlara riayet edilmeksizin örgüt kabulünde isabet bulunmadı.

DELİLLER HUKUKA AYKIRI
Mahkemenin kabul ettiği şekilde, bu örgütün diğer terör örgütlerini de yönlendirip, yönettiği konusunda somut delil ortaya konulamadı. Delillerin önemli bir kısmı hukuka aykırı yöntemlerle elde edildi.

DANIŞTAY’DA SOMUT DELİL YOK
Danıştay davası sanıkları ile Ergenekon sanıkları arasında hukuki ve fiili bağlantının varlığı somut delillerle ispat edilmedi. Danıştay saldırısında gerçekleştirilen suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği açıkça tespit edilmeliydi. Bu duruma aykırı zayıf delil ve iddialarla dosyaların birleştirilmesinin adil yargılanma hakkı ve davanın makul sürede sonuçlandırılmasına engel olacağının gözetilmesi gerekirdi.

İLKER BAŞBUĞ YÜCE DİVAN’DA YARGILANMALI
Türkiye’nin 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Yüce Divan’da yargılanması gerektiği yönündeki itirazını haklı gördük. İddia edilen suçun Anayasa gereğince yargılamasının Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’nde yapılması mümkündür.

TUNCAY GÜNEY MÜLAKATI
Şüphelilerin hakları hatırlatılmadan ve avukat yardımından da yararlandırılmadan mülakat şeklinde yasada yeri olmayan tutanaklar hükme esas alındı. Soruşturma aşamasında zorunlu müdafilik gerektiren suçlarda avukat bulundurulmadan kollukça alınan ifadeler duruşmada okunarak hükme esas alındı.

ANA BELGELER İNTERNETE DÜŞTÜ
Mahkemece Emniyet Genel Müdürlüğü’nün sadece bir yazısı hükme esas alındı, diğer kurum yazıları tartışmasız bırakıldı. Örgüt ana bilgileri kabul edilen dokümanlar Tuncay Güney ve Ümit Oğuztan’ın ev ve iş yeri aramalarında ele geçirildi. Daha sonra bir kısmı internet ortamında yayımlandı.

SOMUT DELİL YERİNE DÖKÜMAN
Sanıkların örgüte ilişkin nitelendirilmesi somut deliller yerine örgüt ana dokümanlarına atıf yapılarak kuruldu. Örgüt dokümanı kabul edilen belgelerdeki örgütün yapılanması ile mahkemenin kabul ettiği örgüt yapılanması arasında önemli şekilde farklılık bulundu.

ÖZKÖK’ÜN BEYANLARI DİKKATE ALINMADI
Tanık olarak dinlenen eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün ‘MİT Müsteşarlığı’nca kendisine yapılan sunumu ciddi bulmadığını ve daha önce örgüte ilişkin bir bilgisinin bulunmadığını’ beyan etmesine rağmen, bu husus hükümde dikkate alınmadı.

ERUYGUR’UN SAVUNMASI GEÇERSİZ
Eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur yargılama aşamasında nörolojik bir rahatsızlık geçirdi, dolayısıyla savunması sağlıklı şekilde alınamadı. Adli Tıp Kurumu’nda sanki cezai ehliyeti araştırılıyormuş gibi rapor düzenlendi. Bu savunma hukuka uygun değildir.

6 HAKİM KARAR VERDİ
Ağır Ceza Mahkemeleri yasal olarak 3 kişiden oluşur. Ancak özellikle kararın tefhimi aşamasında 6 hakim birden bulundu. Müzakerenin tüm hakimlerin katılımıyla yapıldığını açıkladılar. Halbuki hakimler bağımsız, tarafsız ve etkilenmeden kendi vicdani kanaatlerine göre karar vermeleri gerekir. Bu duruma riayet edilmedi.

EMNİYET SORGULARI SAĞLIKSIZ
Soruşturma aşamasında bir kısım sanıkların ifadesi ve sorgularında özellikle zorunlu gerekçeler gösterilmeden kesintisiz, uzun süreli, geceleyin, sağlıksız koşullarda yasaya aykırı ifadeleri alındı.

KONUŞMA HAKKI SINIRLANDIRILDI
Sanıkların savunmaları ve itirazlarıyla ilgili talepleri yasada olmayacak şekilde 1 saat, 2 saat, 15 dakika gibi sürelerle sınırlandırıldı. Sanık ve avukatlarının sözlü taleplerini yazılı olarak sunun diyerek sözlü yargılama ilkesine aykırı davranıldı.

SAVUNMA HAKLARI KISITLANDI
Tanıkların dinlendiği oturumlarda disiplin sebebiyle sanık ve avukatları duruşma salonundan çıkarıldı. Tekrar duruşmaya kabul edildiklerinde yapılan işlemler huzurlarında okunmayarak savunma hakları kısıtlandı. Bazı sanıklar hakkında hiç dava olmadığı halde hüküm kuruldu. Birçok dava gereksiz şekilde birleştirilerek davanın hacmi bu duruma getirildi.

HEM SANIK HEM GİZLİ TANIK
Savunmanın bildirdiği tanıkların dinlenmesi reddedildi. Duruşmalarda hazır edilen tanıklar açık kanun hükmüne rağmen dinlenmedi. Bazı sanıklar aynı zamanda tanık ve gizli tanık yapıldı. Dolayısıyla 1 kuzudan 3 post çıkarıldı.

CMK’YA MUHALEFET EDİLDİ
Davada ele geçirilen belgelerin tüm arama ve soruşturma işlemleri kolluk görevlilerine yaptırıldı. Devlet sırrı niteliğindeki belgeler kolluğa incelettirildi. Devlet sırrının cumhuriyet savcısı tarafından vasıflandırılması yapıldı. CMK’ya muhalefet edildi. Devlet sırrını mahkeme tayin eder. Dijital verilerin inceleme ve çözümü aynı kolluk görevlilerine ve bilirkişilere yaptırıldı. İtirazlar ciddiye alınmadı.

ASKERİ MAHALLERDE USULE AYKIRILIK
Aramalar sırasında ele geçirilen veriler, adli aramaya dönüştürülmeden muhafaza altına alındı. Daha sonra hükme esas alındı. Avukat büro ve evlerinde yapılan aramalarda CMK’ya aykırı davranıldı. Savcı ve baro temsilcisi bulundurulmadı. Askeri mahal olarak belirtilen yerlerdeki aramalar usullere aykırı yapıldı. Arama sırasında iki kişinin bulundurulması zorunludur. Bu kişiler aramaların tamamına nezaret etmedi.

DİJİTAL VERİLERE İLAVELER
Bilgisayarlardaki arama, kopyalama ve el koyma yapılırken düzenlemeye aykırı davranıldı. Yapılan aramalarda tüm dijital medyaların seri numaraları ve ayırt edici özellikleri yazılmadı. Arama mahalinde imajları alınmadı. İlgilisine bir kopya verilmedi. Yasaya uygun gerekçesi tutanağa yazılmadı. Dijital verilere kolluk tarafından ilave yapılmasının belirtilmesi rağmen mahkeme ayrıntılı araştırma yapmadı.

TELEFON DİNLEMELERİ
İletişim tespitine ilişkin kararlarda kuvvetli suç şüphesini gösteren nedenler yer almadı. Avukat ile görüşmeler yasak olmasına rağmen dinlendi.

GEREKÇELİ KARAR HUKUKSUZ
Gerekçeli kararda hangi hususların bulunacağı CMK’da açıkça düzenlenmiştir. Delillerin hangi gerekçeyle kabul edilmediği ayrıntılı olarak tartışmasız bırakıldı. CMK’da bir kısım kanun emredici hükümlerinin gerekçede eleştirisi yapılarak ‘Ben bu hükümleri uygulamıyorum’ denildi. Hukuka aykırı elde edildiği söylenen deliller gerekçede yeterince tartışılmadı.

İHBAR VE AÇIK KAYNAK DUYUMLARI
Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın yazılarında Ergenekon Örgütü’nün varlığına ilişkin bilgiler yer almadı. MİT Müsteşarlığı’nın yazısına göre örgüte ilişkin bilgiler, ihbar ve açık kaynak duyumlarına dayandı.

KİTAP VE KÖŞE YAZILARI DELİL GİBİ GÖSTERİLDİ
1997 yılı sonrasında dergilerde yazılmış yazılar, televizyonlarda yapılmış konuşmalar, programlar kitap ve köşe yazıları, röportajlar ve konferans konuşmalarının örgütün varlığına delil kabul edildi.

LİDER DE YOK EYLEM DE!
Yeşil, örgütün bulunamadığını vurguladı ve şöyle devam etti: “Örgütün nerede, ne zaman kim ya da kimler tarafından kurulduğunun ortaya konulamadığı gibi örgüt faaliyeti kapsamında daha önce işlenmiş suçlar ortaya konulmadı. Sanıkların örgütle nerede, ne zaman ve kimler vasıtasıyla ilişkiye geçtikleri ve hiyerarşik konumları açıklanamadı. Örgütün kabul ediliş şekliyle liderinin belli olmaması gibi, departman ve hücre arasındaki köprü elemanları ve bu irtibatın ne şekilde sağlandığı ortaya konulamadı. TSK içinde kurulu olmakla birlikte sivil yapılanmaya da sahip olduğu ve 1971’li yıllarda var olduğu mahkemece kabul edilen bir örgütten, MİT, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün haberdar olmamasının nedenlerinin makul şekilde açıklanmadı.”

‘OSMAN YILDIRIM CEZALANDIRILMALI’
Mahkemenin, “Örgütsel faaliyet içinde vahamet arz eden olaylar” olarak Cumhuriyet gazetesine bomba atılması ve Danıştay saldırısını kabul ettiğini aktaran Başkan Yeşil, “Danıştay saldırısıyla ilgili bir örgütsel faaliyet içinde olsa da olmasa da somut araç suç bakımından, yani öldürmeye teşebbüs bakımından sanıklar Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu, İsmail Sağır’ın, suçu bizzat işleyen Alparslan Aslan’a yardım eden sıfatıyla katıldıklarının anlaşılması karşısında cezalandırılmaları gerekirken beraatlerine karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır” dedi.

SIRA İSTANBUL’DAKİ HAKİMLERDE
Yargıtay 16. Ceza Dairesi heyetinin 231 sayfadan oluşan gerekçeli kararının bugün UYAP’a yüklemesi bekleniyor. Bozma gerekçeleri, davaya bakacak İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilecek. Yerel mahkeme, Yargıtay’ın bozma gerekçeleri doğrultusunda yeni bir karar
verebilecek.

DAİRE ÜYELERİ ALKIŞLANDI
Yargıtay Konferans Salonu’ndaki karar duruşmasına Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, emekli orgeneraller Hurşit Tolon ve Nusret Taşdeler, CHP Milletvekili emekli Albay Dursun Çiçek’in aralarında bulunduğu sanıklar, avukatları ve yakınları katıldı. Başkan Yeşil’in özet kararı tamamlamasının ardından salondan alkış sesleri yükseldi. Daire üyelerinin salondan alkışlarla ayrılmasından sonra sanıklar aralarında bir süre kararı değerlendirdi. Bu sırada emekli Orgeneral Tolon, Perinçek’e dönerek “Biz bu davalarda ne hakim ne de yargılama gördük ama Doğu Perinçek’ten savunma dersi aldık” diye seslendi.

CUMHURİYET TARİHİNDE BİR İLK
Başkan Yeşil, kararı açıklamadan önce davayla ilgili bilgi verdi. Dava sürecinin 5 yıl sürdüğünü belirten Yeşil, Ergenekon Mahkemesi’nin gerekçeli kararının 16 bin 798 sayfa olmasının Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk olabileceğini söyledi. 5 tetkik hakimin ve 3 daire üyesinin hafta sonları dahil çalıştıklarını dile getiren Yeşil, dosyanın 23 ayrı iddianamenin birleştirilmesi sonucu meydana geldiğini ifade etti. Dosyanın kendilerine 3 bin 868 klasör, 11 çuvalda 208 kitap, 4 karton kutu içinde 92 cilt iddianame olarak teslim edildiği bilgisini verdi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.