Uçak krizinde 2 iddia

Türkiye’nin Suriye sınırında Rus uçağını düşürmesi sonrasında Suriye-Irak ekseninde ve Doğu Akdeniz’de dengeler önemli ölçüde değişti.

Uçak krizinde 2 iddia
14 Aralık 2015 Pazartesi 15:18

Aydınlık / Ankara

Türkiye’nin Suriye sınırında Rus uçağını düşürmesi sonrasında Suriye-Irak ekseninde ve Doğu Akdeniz’de dengeler önemli ölçüde değişti. Olayın üzerinden iki haftadan fazla bir zaman geçmesine karşın, soru işaretleri tam olarak aydınlatılamadı. Uçak düşürme olayında temel iki iddia var. Birincisi Ankara-Moskova ilişkilerini bozmak için bir komplo yapıldı. Tayyip Erdoğan’ın “Rus uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik” açıklaması da bu nedenle. Diğer iddia da uçak Erdoğan ve hükümetin bilgisi dahilinde düşürüldü!

18 KEZ 5 KM YAKLAŞTI
Başkent kulislerinde son günlerde uçağın neden 24 Kasım günü düşürüldüğü üzerinde yoğunlaşıldı. Yayladağı’nın hemen güneyinde kapsamlı hava operasyonlarına başlayan Rusya, 19 Kasım’dan itibaren Türkiye’nin daha önce açıklamış olduğu angajman kurallarını ihlal etmeye başladı. 4 gün boyunca sınır hattında yoğun uçuşlar yaptı. Ankara kulislerinde konuşulanlara göre Rus uçakları, 16-18 kez sınıra 5 kilometreden daha az bir mesafede yaklaştı. Bu saptama Rus uçaklarının bütün faaliyetlerini ileri teknoloji ürünü radarlara sahip olan İsrail tarafından da yapıldı. Ancak Türk uçakları, bu 4 gün boyunca Rus uçaklarını düşürme girişiminde bulunmadı. Başkent kulislerinde şimdi, 19 Kasım’dan 24 Kasım’a kadar Ankara’da neler yaşandığı ve uçak düşürme kararının nasıl alındığı sorusuna yanıt aranıyor.

KOMPLOYU KURAN KİM?
Son günlerde hükümete yakın gazeteler, uçak düşürme olayında “Komplo mu var?” sorusunu gündeme getirmeye başladı. Amacın Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in arasını bozmak olduğu vurgulanmaya başlandı. Ancak “Komplonun sahibi kim?” sorusuna yanıt verilmemesi dikkat çekiyor.
Diplomasi kulislerinde sürecin Tayyip Erdoğan ve hükümetin bilgisi dahilinde geliştiği görüşü de dillendiriliyor. 24 Kasım’a kadar Ankara’da yapılan ihtimaliyat planlamalarında askerin, diplomasinin ve güvenlik birimlerinin, olası bir uçak düşürme girişimi sonrasında Türkiye’ye çıkarılacak faturaya ilişkin hükümeti uyarıp uyarmadığı merak ediliyor. Ankara’nın bilgisi dahilinde yapıldığı görüşünü savunanlar 18-20 Kasım 2015 tarihinde yani uçağın vurulmasından 6 gün önce İstanbul’da yapılan Atlantik Konseyi toplantısı sırasında Tayyip Erdoğan’ın yaptığı çıkışa dikkat çekiyor. İddiaya göre Erdoğan, toplantı devam ederken Feridun Sinirlioğlu’nu, Rusya’nın Yayladağı’nın güneyinde Kızıldağ’da yaptığı operasyon karşısında Dışişleri Bakanlığı’nın gerekli tepkiyi göstermediği konusunda uyardı. Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığı alelacele resmi bir açıklama yaparak, Rusya’nın operasyonlarını kınadı. Oysa, Erdoğan iki gün sonra Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısının ön hazırlık çalışması için İstanbul’a geleceğini biliyordu. Özel olarak Lavrov’u uyarabilecekken uluslararası kamuoyu önünde resmi bir açıklama yapma yolunu tercih etti.

GÜVENLİK ZİRVESİ
Yine 23 Kasım’da yapılan ve angajman kurallarının Rusya’yı da kapsayacak şekilde eksiksiz uygulanması kararının alındığı güvenlik zirvesinin yapılması talimatını da Davutoğlu’na doğrudan Tayyip Erdoğan’ın verdiği belirtiliyor.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.