Suriye'de denklem değişti: Esad'lı yol haritası

Rusya’nın Suriye’ye asker, uçak ve tank gönderip stratejik dengeleri değiştirmesi sonrasında Türkiye, ‘Esad’lı geçiş süreci’ne yeşil ışık yaktı. Bu, Suriye’de diplomatik çözümün önünün açılması anlamına geliyor

Suriye'de denklem değişti: Esad'lı yol haritası
26 Eylül 2015 Cumartesi 14:37

Deniz Kahraman
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Moskova ziyaretiyle Türkiye Suriye politikasında önemli bir değişikliğe gitti. Bugüne kadar Esad’lı bir geçiş sürecine karşı çıkan ve bu çerçevede de silahlı muhalif grupları destekleyen Türkiye, Erdoğan-Putin görüşmesi sonrasında bu yaklaşımını değiştirdi. Erdoğan, içinde Esad’ın da yer alacağı bir geçiş sürecine ilişkin yeni bir yol haritası oluşturulacağı sinyalini verdi. Erdoğan, Putin ile yaptığı görüşmenin ardından 28 Eylül’de başlayacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ABD, Rusya ve Türkiye’nin dışişleri bakanlarının üçlü çalışma yapacağını söyledi. Bu çalışmalara zamanla Suudi Arabistan, İran, Ürdün ve Katar da katılabilecek. Bu kapsamda ABD ve Rusya dışişleri bakanları da ikili görüşme yapacak.
Gerek ABD ve Rusya’nın, gerekse zamanla bölge ülkelerinin yer alacağı bu mekanizmada Suriye’de Esad’lı bir geçiş sürecinin yol haritasına ilişkin ayrıntılar belirlenecek. Ancak mekanizmanın nasıl işleyeceği, gündeminin ve bu gündeme ilişin uygulama şablonlarının nasıl belirleneceği konusundaki ayrıntılar henüz netleşmedi.

18 EYLÜL’DE DÜĞMEYE BASILDI
Dışişleri Bakanlığı, Bayram tatiline rağmen konuya ilişkin çalışmalara başladı. Aslında, bu konuda düğmeye 18 Eylül’de ABD Savunma Bakanı Carter, Rus mevkidaşı Sergey Şoygu ile yaptığı bir saatlik telefon görüşmesinde basıldı. İki bakan, terörizmle mücadelede çok taraflı çabaların koordine edilmesine karar verdi. Rusya’nın ‘terörle mücadele’ için yaptığı askeri yardıma karşın ABD ile Rusya’nın belli ölçülerde uzlaşmaya varması, Türkiye’nin de Suriye politikasını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Aynı süreçte Rusya’nın Suriye’de giderek ön plana çıkması ve Türkiye ile ilişkilerinde kendini giderek geri plana çekmesi, Ankara’yı harekete geçirdi.

ABD DE SICAK BAKIYOR
Gelinen noktada Ankara Esad’lı geçiş sürecine yeşil ışık yakmış oldu. Bu, Suriye’de diplomatik çözümün önünün açılmasını da beraberinde getirecek. New York’ta yapılacak görüşmelerde saptanacak yol haritası çerçevesinde Cenevre Sürecinin yeniden canlandırılması, tarafların Esad’ın da içinde yer alacağı bir çözüm modeli için masaya oturması bekleniyor. Üzerinde çalışılacak çözüm modelinin ise daha önce Cenevre görüşmelerinde ele alınan modellerden farklı olup olmayacağı ise, New York’ta yapılacak çalışma toplantıları sonrasında belli olacak. Çözümün önünü açtığı için Türkiye’nin de masada olması bekleniyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de geçen günlerde yaptığı açıklamada, Suriye krizinin çözümüne ilişkin önemli mesajlar vermişti. Ülkedeki krizin çözümü için Esad’ın hemen iktidardan uzaklaştırılmasının gerekmediğini kaydeden Kerry, “Rusya, Esad’ı masaya getirirse” müzakere etmeye hazır olduklarını kaydetmişti.

‘ESAD’LI GEÇİŞ’E AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün yaptığı “Esadlı geçiş olabilir” sözlerinin ardından “Türkiye’nin Suriye politikası değişti” yorumları yapılması üzerine sözlerine açıklık getirmeye çalştı. Erdoğan, “Suriye politikasıyla ilgili Türkiye’nin yaklaşımı, başbakanlığım döneminden itibaren neyse bugün de aynıdır. Benim söylediğim, özellikle burada şu anda biliyorsunuz bir DAEŞ olayı söz konusu. Diğer tarafta diğer örgütlerin yaklaşımı ortada. Diğer taraftan da rejim ortada. Şimdi burada bütün bu çalışmalarda hangi ülkeler bu işin kotarılmasına girecekse, burada böyle bir çalışmayı yapacaksa, bu çalışma sürecini ben ifade ediyorum. Geçiş süreci dediğim olay bu” dedi.
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Esed, eğer zerre kadar Suriye’ye sevgisi varsa, zerre kadar Suriye halkına sevgisi varsa bu işi bırakıp gitmek durumunda. Bizim Suriye’nin içiyle herhangi bir derdimiz yok ama 911 kilometre sınırımızın olduğunu da ne Esed unutmasın ne de dünya unutmasın. 911 kilometre sınırımız var ve her an biz oradaki terör örgütlerinin tehdidi altındayız. Biz buna bir yere kadar sabrederiz. Ondan sonra sabrın da bir sınırı var” dedi.

PUTİN: TEK YOL SURİYE HÜKÜMETİNİ GÜÇLENDİRMEK
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hükümetin güçlenmesinin Suriye’deki krizi çözmenin tek yolu olduğunu söyledi. Putin, Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı’nda yapacağı konuşma öncesi CBS TV kanalına şunları söyledi: “Buna benzer durumu Irak’ta da görüyoruz. Hükümet yapılarını etkili bir şekilde güçlendirmek ve onlara terörle mücadelede destek sağlamaktan başka Suriye krizini çözecek başka bir yol yok.” Rus basınına yansıyan haberlere göre Rus lider yaptığı açıklamalarda, Suriye hükümetini rasyonel muhalefetle olumlu dialog kurmaya davet etti ve ülkede reform yapılması gerektiğinin altını çizdi. Vladimir Putin 28 Eylül’de New York’da BM Genel Kurul Toplantısı’nda konuşma yapacak. Aynı gün içerisinde Putin’in ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmesi planlanıyor. İki liderin Suriye’de IŞİD ile mücadele ve Ukrayna’nın doğusundaki durumu masaya yatırmaları bekleniyor.

OBAMA, RUSYA’YI KOALİSYONA DAVET EDECEK
ABD Başkanı Barack Obama’nın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı görüşmede Rus lideri IŞİD ile mücadele amacıyla kurulan koalisyona katılmaya davet edeceği bildirildi. Kremlin ve Beyaz Saray, Putin ile Obama’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısında bir araya geleceğini doğruladı.
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, “Başkan Obama, Putin’i 60 ülkenin dahil olduğu IŞİD ile mücadele sürecine katkıda bulunmaya çağıracak” denildi. Putin ve Obama’nın görüşmesinin Rusya ve ABD’nin Suriye konusunda koordine olmalarına yardımcı olacağının altı çizildi.

MUHALİFLER NASIL İKNA EDİLECEK?
Erdoğan’ın Esad’lı geçiş sürecine “evet” demesinin ardından dikkatler, bugüne kadar AKP’nin destek verdiği silahlı “muhalif” unsuların diplomatik çözümde yer alması için nasıl ikna edileceğine çevrildi. Şimdiye kadar “muhalif” gruplar, Türkiye’den aldıkları desteğe güvenip diplomatik çözüm arayışlarında yer almamışlardı.
Erdoğan’ın Moskova dönüşü Suriye konusunda yaptığı açıklama, dış politika gündeminin ön sırasına oturdu. Erdoğan, gerek Rusya’dan Türkiye’ye gelirken uçakta, gerekse Bayram namazı sonrasında gazetecilerin sorusu Esad’lı çözümü telaffuz etti. Ancak daha fazla ayrıntı vermedi. Ancak sadece bu cümle bile AKP’nin 2011 yılından bugüne uyguladığı Suriye politikasında ciddi bir değişikliğe gideceğini gösterdi. Başkent kulislerinde, Suriye’de stratejik denklemin giderek Türkiye aleyhine dönmeye başlaması, Esad’ın kalıcı olduğunun kesinleşmesi, bu kritik sürecin artık sürdürülebilir olmaktan çıkması nedeniyle Erdoğan’ın bugüne kadar ısrarla savunduğu Suriye politikasından vazgeçtiği değerlendirmeleri yapılıyor.

TÜRKİYE’Yİ HEDEF ALABİLİR
Erdoğan’ın açıklamasıyla Türkiye’nin bundan sonra siyasi çözüme daha yakın durmaya başlaması söz konusu olacak. Ancak muhaliflerin bundan sonra ne yapacağı konusunda ise ortaya çıkan soru işaretleri henüz bir yanıt bulmadı. Elinde silah olan muhaliflerin, Özgür Suriye Ordusu’nun ve Türkmenlerin, Esad’lı bir geçiş sürecine nasıl ikna edileceği bilinmiyor. Eğer Türkiye, Erdoğan’ın bu cümlesine bağlı olarak diplomatik çözüm için bir girişim başlatırsa, muhaliflerin bu sürece nasıl katılacağına ilişkin belirsizlik de ortaya çıkmış durumda.
Diğer yandan çoğu terörist yapılanmalarla yakın ilişki içinde olan ve kendileri için Suriye’de büyük bir savaş ekonomisi yaratmış olan muhalif grupların, Esad’lı bir geçiş sürecine kolay kolay ikna olmayacağı da konuşuluyor. Bu grupların, politika değiştirmesi ile birlikte Türkiye’yi de hedef alması riski de bulunuyor. Ankara’da bu konuda nihai değerlendirmenin bayram sonrasında yapılması planlanıyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ersan ok - 5 yıl önce
malesef disaridan müdahale bölgeye savas yikim isit terörü getirdi .libyada aynisi bir diktatörü ancak oranin halki yikar sa demokrasi gelebilir .türkiye abd ab nin müdalesi her seyi alt üst etti .milyonlarcada mülteci dengeleri degistirmeye devam ediyor .demokrasi disaridan ihracat edilmez .kaos dan baska ne var .