Savaşa savaşa!

Tayyip Erdoğan’ın 2007’de Oval Ofis’te Bush’la görüşmesinde düğmeye basılan Ergenekon tertibi, Vatan (İşçi) Partisi önderliğindeki milli güçlerin büyük mücadelesiyle bozuldu

Savaşa savaşa!
22 Nisan 2016 Cuma 11:58

Ercan Dolapçı
[email protected]

2007 yılında başlayan Cumhuriyet Mitingleri dünyada büyük yankı yarattı. AKP’ye yönelik tepkiler, Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle had safhaya vardı. AKP’yi kurtarmak ve Türkiye’yi bölme amaçlı ‘Açılım/Çözüm’ sürecinin önündeki engeli kaldırmak için ‘Ergenekon Tertibi’nin düğmesine basıldı. Tertip 12 Haziran 2007 günü İstanbul Ümraniye’de sözde bir gecekonduda bulunan el bombalarıyla başladı. Ancak asıl düğmeye Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD’de Başkan Bush ile 5 Kasım 2007 günü yaptığı görüşmede basıldı.
Bunu da Erdoğan’a yakın gazeteci Fehmi Koru, Yeni Şafak gazetesinin 1 Şubat 2008 günlü sayısında ‘Türkiye’nin önü açık’ başlıkla yazısında açıkladı. Koru şunları yazdı: “5 Kasım 2007 tarihinde Beyaz Saray’da yapılan Tayyip Erdoğan-George W. Bush görüşmesi ile Ergenekon operasyonu arasında bir irtibat olduğuna inanıyorum. O görüşme, PKK terörüne karşı ABD’nin geleneksel tutumunu değiştirdi, biliyorsunuz. Aynı görüşmede, Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki diğer engellerin de konuşulmadığını bilemiyoruz. Konuşulmuşsa, ‘devlet içinde yuvalanmış çeteler’ konusu da masaya getirilmiştir. Bu benim bir tezim.”

KARANLIK DÖNEM
21 Mart 2008 günü İşçi Partisi (Vatan Partisi) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu çok sayıda isim gece yarısı operasyonuyla gözaltına alındı. Tertip Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk ve Fuhuş, Karargâh Evleri gibi 12 büyük dalga şeklinde 2012 yılına kadar sürdü. Operasyonlarda hedef TSK ve İP oldu. Deniz Kuvvetleri büyük darbe yedi. Donanma komutansız kaldı. MİLGEM gibi milli projeler sekteye uğradı. Yüzlerce pilot da istifa etti. 26. Genelkurmay Başkanı E. Org. İlker Başbuğ’un 6 Ocak 2012 günü tutuklanmasıyla da zirve yaptı. En üst düzey komutanlar asılsız iddialarla tutuklandı ve TSK’nın Kozmik Odası’na girildi. ‘Milli sır’ niteliğindeki bilgiler Pensilvanya’ya klonlandı.

HAPİSHANEYİ ÜNİVERSİTE YAPTILAR
Emperyalist destekli gerici tertibin bir amacı da yurtsever ve devrimcileri hapislere atarak yüz yılları bulacak hapis cezalarıyla sindirmek, tüketmek ve topluma da gözdağı vermekti. Tertip tutukluları bir adım geriletmedi. Hepsi de son derece moralli ve umutluydu. Çünkü biliyorlardı ki tertip yalanlar üzerine kuruluydu ve gerçekler yalanlarla örtülemezdi! Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve arkadaşlarının koğuşları eğitim ve öğrenme merkezi gibi çalıştı. Tutuklu bulunanların çoğu cezaevinden kitap yazarak çıktı. Yazın dünyamıza yeni isimler katıldı. Silivri Külliyatı oluştu.

BİZİ SUSTURAMADILAR
Tertip süresince yandaş ve cemaat medyası, inanılmaz yalan ve iftira kampanyası başlattı. Hergün bir merkezden haber bombardımanı yapıldı. Tertip 7 yıl boyunca bu yalanla ayakta tutulmaya çalışıldı. Buna karşılık Aydınlık ve Ulusal Kanal büyük mücadele verdi. Bütün baskılara rağmen yayınlarını sürdürdü. 20’ye yakın çalışanı gözaltına alındı ya da tutuklandı. Bunlar da gerçeği yazma kararlığımızı durduramadı.


VATAN PARTİSİ’NİN KARARLI DURUŞU
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek gözaltına alındığında “Tertibin altında kalacaksınız” dedi. Polis ifadesinden sonra da “Hedef TSK. Bana hep TSK ile ilgili sorular soruyorlar” dedi ve kamuoyunu uyardı. 20 Ekim 2008 günü başlayan davada yaptığı savunmada da, tertibi psikolojik olarak bozdu ve sanıklara güven veren bir konuşma yaptı. Kararlılığını ortaya koydu. Salondaki umutsuzluğu dağıttı. Her maddede tertibin yalan ve iftiradan ibaret olduğunu belgelerle ortaya koydu. Konuşması büyük yankı yarattı. Halkı da ayağa kaldırdı.

BARİKATLAR BİR BİR YIKILDI
Kumpasın hendeğe gömülme sürecini Vatan Partisi’nin mücadelesi, halkı seferber etmesi ve milli güçleri birleştirmesi başlattı. Hıdır Hokka’nın yönetiminde Silivri Nöbet Çadırı kuruldu ve dava bitene kadar gelen gidene karargâh oldu. Her önemli duruşma öncesi yurdun dört bir yerinden gelen vatandaşlarımız onbinler oldu, Silivri’ye akın etti. Önüne kurulan barikatları bir bir yıkarak kararlılığını gösterdi. 13 Aralık 2012, 8 Nisan 2013, 5 Ağustos 2013 eylemleri tertipçilere en iyi ders oldu. Onbinlerin direnci barikatları yıktı ve davayı çökertti. Arkasından da 2013 Haziran Ayaklanması geldi. Tertipçiler birbirine düştü ve dava artık işlemez hale geldi.
Türkiye Gençlik Birliği (TGB) tertibin bozulmasında büyük gayret gösterdi. Soğuk sıcak demeden inançlı ve kararlı gençliği Silivri önlerine seferber etti. El ele vererek polis, gaz ve barikat engelini aştı. Atatürk gençliği olduğunu ıspatladı. Gerek Milli Bayramlara sahip çıkması gerekse davanın bozulmasında gösterdiği gayret tarihe altın harflerle yazılacak.


Silivri Nöbet Çadırı 9 Eylül 2011 günü kuruldu. Son tahliyeden sonra 30 Haziran 2014 günü de çadır toplandı. Hıdır Hokka’nın yönetimindeki Silivri Çadırı’nı onbinler ziyaret etti, nöbet tuttu.


SİLİVRİ’NİN AMAZONLARI
Tertibin bozulmasına önemli bir katkı da tutuklu yakınlarıydı. Eşlerine ve evlatlarına 7 yıl boyunca inanılmaz bir sabır ve moralle destek oldular. İstanbul’dan 86 km uzaklıktaki cezaevine gittiler ve duruşmaları izlediler. Yetmedi, dışarda da ‘Vardiya Bizde’ ve ‘Sessiz Çığlık’ platformlarını kurarak, sürekli eylem yaptılar ve onların haklı sesini dışarıya aktardılar. Avukat kızları babalarını savundu.   

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.