PKK'dan silahı al HDP yüzde 2 oy alamaz

PKK’nın bölge halkına yönelik tehditlerini Kürt yurttaşlar Ankara’da tartıştı. Sempozyumda konuşan Varto Hürriyet Mahallesi Muhtarı Niyazi Bingöl, PKK ve HDP’ye sert sözlerle yüklendi. Bingöl, ‘Benim okulumu yakarak bana hangi devlet modelini vaat ediyorsun? Hani siz Kürt halkının partisiydiniz?’ dedi

PKK'dan silahı al HDP yüzde 2 oy alamaz
27 Aralık 2014 Cumartesi 12:31

Aydınlık / Ankara
Ulusal Strateji Merkezi’nin Ankara’da düzenlediği “Türkiye’de Bölücü Teröre Çözüm Sempozyumu”nda PKK’nın bölge halkına yönelik zorbalığı Kürt yurttaşlar tarafından tartışmaya açıldı. Yoğun ilginin devam ettiği sempozyumun ikinci gününde Muş’un Varto ilçesinde 4 seçimdir Hürriyet Mahallesi’nin muhtarlığını kazanan Niyazi Bingöl ile Mardin’in Alakuş köyünden Abdulkadir Yıldız’ın konuşmaları, izleyicilerden büyük alkış aldı.
Sempozyumda konuşan Muş Varto Hürriyet Mahallesi Muhtarı Niyazi Bingöl, 4 dönemdir mahalle muhtarlığı yaptığını belirterek, “Ulusalcı ve Atatürkçüyüm. Halk beni bu tavrımla muhtar seçiyor. Mahallemdeki Kürtler de bana oy veriyor” dedi. Türkiye’nin kötü bir süreçten geçtiğini ama karamsar olmamak gerektiğini vurgulayan Bingöl, “Bizim gördüğümüz en vahim şey hükümetin bölgeyi terk etmiş olmasıdır. Sokak eylemlerinde eylemcilere müdahale eden güvenlik güçlerine soruşturma başlatıldığını görüyoruz” diye konuştu.
Varto’nun Doğu ve Güneydoğu bölgesinin aynası olduğunu kaydeden Bingöl şunları söyledi: “Ben Varto’yu konuşurken siz bölgeyi konuştuğumu varsayın. Terörün en büyük etkenlerinden biri işsizliktir. Tekirdağ Çerkezköy’den buraya geldim. Sanayinin olduğu yerde terör yok. Var olan imkanlarımız yok edilmiştir. Tarım ve hayvancılık dibe vurdu. Son yıllarda Varto’da eğitim seviyesi çok düştü. Eğitim seviyesi düştü, terör tırmandı.
ALEVİLERE DERSİM TUZAĞI
AKP’nin iktidara gelmesi sonrası dengelerin değiştiğini vurgulayan Bingöl şu görüşleri savundu: “Sadece Kürtlerle değil Alevilerle ilgili de çok büyük oyun oynanıyor. Son yıllarda Alevi halkını ayrılıkçı yapmaya çalışıyor. Dersim olayını bahane ederek Alevileri ayrılıkçı faaliyetin içine sürüklüyorlar. Dersim isyanı ve gerçekler, Seyit Rıza’nın kim olduğu iyi anlatılmayınca Alevi halk ayrılıkçı tuzağın içine düşüyor.”
HDP’nin bölgede silah zoruyla oy aldığını belirten Bingöl şöyle konuştu: 
“Halka kesinlikle PKK’lı ya da HDP’li diyemezsiniz. PKK’nın elinden silahları alın. Bir ay sonra seçime gidelim, HDP’nin oyu yüzde 2’yi geçmez. Bu halk cumhuriyet devrimi kanunlarını çok iyi yaşamış, irdelemiş, içine sindirmiştir. Bu ayrılıkçı hareket Kürtler açısından bir şanssızlıktır. Siyasi bir dönüşüm olursa halkın rahatlayacağını düşünüyorum. Vatandaş her gün işe giderken kepenklerin kapatılacağı endişesi yaşıyor. 6-7 Ekim’de Varto bir kaosa dö-nüştü. Cehennem yerine döndü. 11-12 trilyon liraya mal oldu. Hürriyet İlkokulu benim mahallemde... Ben o okulu çok büyük çaba harcayarak yapmıştım. 3 katlı bir binası vardı onu yıkarken de yerine yeni bina yaparken de çok zorlandım. O günlerde çocuklarımızın gittiği Hürriyet Anaokulu yakıldı.”
6-7 Ekim olaylarından sonra Kürt yurttaşların aklında soru işaretleri oluştuğunu vurgulayan Bingöl, sözlerine şöyle devam etti: 
“Bu yöntemle hangi amaca varılmak isteniyor? Benim okulumu yakarak bana hangi devlet modelini vaat ediyorsun? Hani siz Kürt halkının partisiydiniz? Niye esnafın camını kırıyorsunuz o zaman? Siz hangi halkın çıkarlarını savunuyorsunuz? Halkın kepenklerini kapatarak, halk savunulur mu? Bizim canımız daha dün okuldan alınıp cezaevine gönderilen Mehmet E.A. çocuğumuzun canından daha önemli değildir. Kürt halkı kötü niyetli değildir. Türk halkı, Kürt halkı adlandırması bile bana çok tuhaf geliyor. Bana Kürdistan mı verecekler? Her taraf benim Kürdistanım zaten. Kürt halkına hangi devlet modelini sunuyorlar; İzmir’de, Tekirdağ’da, Sinop’ta, sabah bindiğiniz dolmuşta 10 kişi varsa 4 tanesi Kürt. Zonguldak’ta Kürt öğretmen, Hakkari’de Türk hemşire var. Birbirimize kenetlenmişiz. Benim 3 yengemin 3’ü de Türk asıllı. Kesinlikle Kürt halkının yüzde 90’ının ayrı bir yaşama modeline sıcak baktığına inanmıyorum.” 
İP POLİTİKALARIYLA 16 YILDIIR MUHTARIM
Niyazi Bingöl daha sonra Doğu Perinçek’in “Sayın Bingöl siz Varto’da 16 yıldır hangi partinin program ve siyasetini izleyerek muhtarlığı sürdürüyorsunuz? İşçi Partisi’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde Kürt halkımızı ve Alevilerimizi örgütleme ve teröre karşı bir halk dayanağı yaratma olanağı var mıdır?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Ben muhtar olmadan önce İşçi Partisi ile tanıştım. İşçi Partiliyim. İşçi Partisi’nin Doğu ve Güneydoğu’da yürüttüğü o büyük faaliyetlerin içinde bulundum. Yöneticilik yaptım, ilçe başkanlığı yaptım. İşçi Partisi’nin programı, aslında Kürt halkının bu kaostan kurtulma programıdır. Hürriyet Mahallesi benim İşçi Partili olduğumu biliyor. Bunu bilerek oy veriyor. Halk, sizi daha yukarılarda görmek istiyoruz diyor.”
Ali Mercan: Kürt-Türk kardeşliğini sağlamadan birliğimizi kuramayız
Sempozyumda konuşan İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kardeşlik Bürosu Başkanı Ali Mercan da yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki vatandaşlarımız kesinlikle ayrılmak istemiyor. Atatürk’e ve bayrağa kesinlikle sahip çıkıyorlar. Şırnak’tan, Yüksekova’dan, Hakkari’den, Van’dan, Erciş’ten sürekli telefonlar alıyoruz. Gelin örgütlenelim diyorlar. Kürt-Türk kardeşliğini sağlamadan birliğimizi kuramayız. Milli saflarda olan bazı insanlar bölgeyi kaybedilmiş bir yer olarak görüyorlar. Bu bir psikolojik savaştır. PKK’nın elinden silahını aldığımızda geriye hiçbir şey kalmaz.”
'ABD MAŞASI OLMAYALIM'
Sempozyumun ikinci oturumunda konuşan Mardin’in Alakuş köyünden Abdulkadir Yıldız, sahnedeki Türk bayrağını öperek yerine oturdu. Yıldız’ın bu hareketi salondan büyük alkış aldı. Yıldız’ın görüşleri de şöyle: “Babam vefat etti, Türk bayrağını bana devretti. Babamın cenazesine Süleyman Demirel gelmişti. Evimize Tayyip Erdoğan dışında bütün siyasiler geldi. Onu da ben kabul etmedim. ‘Açılım’ diyorlar, bizi oynatan insanlar var. Hepimizi Amerika’nın maşası oluyoruz. Ben Kürdüm. Kürt olduğumdan da mutluluk duyuyorum, şeref duyuyorum. Türk bayrağını şan, şeref, namusum bilirim. Yaşanan duruma bir çare bulmamız lazım. En güzel çareyi de İşçi Partisi’nin çatısı altında buldum. Herkesi de davet ediyorum. Çanakkale’de şehitlerimiz kucak kucağa yatıyorsa biz de burada sarılalım. Artık oyuna gelmeyelim.”
AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılından bu yana bölgedeki tarım ve hayvancılığın ciddi oranda gerilediğini anlatan Yıldız, “8 tane traktörüm vardı kapımın önünde, şimdi bir tane çalışmayan motor var. Hepsi 10 senede bitti” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.