Mehmetçiğin beklediği kararı istiyoruz

Ergenekon davasının temyiz duruşması Yargıtay’da başladı. Savunmasını yapan Perinçek, ‘Bugün Mehmetçik vuruluyor, yollar kesiliyor, mayınlar patlatılıyor, haraç toplanıyor. Bu suçların işlenmesi için davalar tertiplenmiştir. Sizden Mehmetçiğin beklediği kararı vermenizi talep ediyoruz’ diye konuştu

Mehmetçiğin beklediği kararı istiyoruz
07 Ekim 2015 Çarşamba 11:26

Aydınlık / Ankara
274 sanıklı Ergenekon davasının temyiz duruşması dün Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde başladı. Yargıtay konferans salonundaki duruşmaya, davada yargılanan çok sayıda sanık ve avukatları katıldı. Sanık ve müdafi yoklamasının ardından raportör üyenin hazırladığı rapor ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğnamesi okundu.
Yargıtay 16. Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil, tebliğnamede Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki usule aykırılıklar nedeniyle hükmün bozulmasının talep edildiğini belirterek, bu aşamadan sonra savunmalara geçileceğini söyledi. Sanıkların ve avukatların bazı talepleri üzerine Başkan Yeşil’in yerel mahkeme aşamasının sıkıntılı bir süreçten geçtiğini vurgulaması dikkat çekti.

TERTİBİN DEVAMI...
İlk sözü Perinçek aldı. Ergenekon davasını hukuk içinde anlama olanağı bulunmadığını kaydeden Perinçek, “Davayı ancak bugün yaşadıklarımızla anlayabiliriz. ABD’nin ‘Kara gücüm’ dediği bölücü terör Güneydoğu bölgemizde bazı otorite alanları oluşturduysa, yol kesiyorsa, mayın döşeyebiliyorsa, Mehmetçiği kurşunlayabiliyorsa, Ergenekon, Balyoz tertibinin sonuçlarıdır ve devamıdır” ifadesini kullandı.
Bu davanın, ABD’nin millî devletimizi yıkıma uğratma ve vatanımızı parçalama planları içinde anlaşılabileceğini vurgulayan Perinçek, “Bunun yerine getirilmesi için, Türkiye’nin direnme kalelerinin yıkılması gerekiyordu. ABD’nin operasyon örgütü olarak görev yapan F Gladyosu, hedeflerini de bu kapsamda belirlemiştir. Ergenekon davasında başlıca iki örgütlü güç hedef alınmıştır. Biri, Türkiye’nin bölünmeyi önleyecek yaptırım gücü olan TSK’dır. İkincisi de, bölünmeye karşı direnen, İşçi Partisi, bugünkü adıyla Vatan Partisi’dir” dedi.

BELGELERİ F ÖRGÜTÜ İMAL ETTİ
Ceza yargısının, bireyin suç olarak tanımlanan eylemini yargıladığını hatırlatan Perinçek şunları söyledi:
“İddianameye bakıyoruz, suç tarihi bütün sanıkların göz altına alınma tarihleridir. Örgütün kuruluşunu, toplantılarını, eylemlerini belirleyen bir suç tarihi yok. Çünkü örgütün kuruluşu yok. Örgütün organları yok. Örgütün lideri yok. Örgütün faaliyeti yok. Özeti örgüt yok. Olmayan bir örgütün davasıdır bu Ergenekon dedikleri. Örgüt olmadığı için, bütün kanıtlar uydurmadır. Bu dava usulden değil esastan yanlıştır, bütün deliller imal edilmiştir. Örneğin iddianamede Perinçek’in 25 bin adet G3 tüfeğini 2 aracın bagajında Kuzey Irak’a geçirdiği iddiası var. 2 bagajda 25 bin G3 olur mu? 25 bin G3, 125 bin kilo ediyor, bu da ancak 20 adet TIR’la taşınabilir. 20 TIR ise 2 km konvoy oluyor. 20 TIR’ın taşıyacağı G3 ü bu iddianamede 2 arabanın bagajına sığdırmışlardır. Siz bunu hukuka nasıl sığdıracaksınız merak ediyoruz. Hepsi uydurmadır. Kim uydurmuştur? ABD’nin devletin içine yerleştirdiği, adı da son zamanda yargı tarafından da kırmızı kitapta da F suç örgütü olarak konan örgüt.”
Perinçek sözlerine şöyle devam etti: “Hakkımızda verilen hükümler, Türk yargısının eseri değildir. F örgütünün tertibi vardır. F yargısı vardır. Hükümlerin usulden değil, esastan bozulması hukukun gereğidir. Yalnız hukukun değil, Cumhuriyetimizi savunmanın ve vatan bütünlüğümüzün gereğidir. Esas hakkında bir bozma talep ediyoruz. Yargıtay’ın vereceği hukuki karar, vatanı savunan Mehmetçiğin beklediği karardır.”

TOLON: ‘VATANSEVERLER DARBECİ GİBİ GÖSTERİLDİ’
Hurşit Tolon savunmasında “Bu davada ömrünü ülkesine adamış vatanseverler terörist, darbeci gibi gösterilmek suretiyle TSK hedef alınmıştır. Görülen odur ki, sanal bir terör örgütü yaratılarak TSK’nın yargılanması amaçlanmıştır. Bizler boğazlanmaya çalışılırken aslen ülkemiz boğazlanmıştır. Bu dosya esasen Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasıyla ilgili bir dosyadır” dedi.

TÜRKKAN: ‘MEHMETÇİĞE DESTEK YÜRÜYÜŞLERİ SUÇ OLDU’
Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Adnan Türkkan ise TGB Genel Başkanı olduğu dönemde gerçekleştirilen Mehmetçik eylemlerinin “devlet otoritesini zayıflatmak için” yapıldığı iddiasını eleştirdi. “PKK ile açılım yalanını yürütenler, PKK’nın bölgeye mayınlar döşemesine göz yumanlar mı devlet otoritesini zaafa uğrattı, yoksa açılım yalanıyla Mehmetçiğimizin şehit edilmesine isyan eden biz gençler mi devlet otoritesini zaafa uğratmış oluyoruz” dedi. Türkkan,”Gerekçeli karara göre Dağlıca ve Aktütün’de terör saldırıları sonrası şehit verdiğimizi Mehmetçiklerimiz için üniversite gençliğinin sağ-sol demeden ‘Hepimiz Mehmetçiğiz’ diyerek ayağa kalkması büyük suç” diye konuştu. Türkkan TGB’yi terör örgütü olarak yargılamaya kalkan Zekeriya Öz’ün Türkiye’den kaçtığına da dikkat çekti.

DURUŞMAYA ŞU İSİMLER KATILDI:
Adnan Türkkan, Ahmet Hurşit Tolon, Alaeddin Sevim, Doğu Perinçek, Dursun Çiçek, Fatih Hilmioğlu, Fikret Emek, Fuat Selvi, Hamza Demir, Hasan Ataman Yıldırım, Hasan Atilla Uğur, Hikmet Çiçek, İsmail Yıldız, Kemal Aydın, Kemal Kerinçsiz, Mehmet Demirtaş, Mehmet Deniz Yıldırım, Mehmet Eröz, Mehmet Fikri Karadağ, Mehmet İlker Başbuğ, Mustafa Abbas Yurtkuran, Mustafa Ali Balbay, Mustafa Dönmez, Mustafa Hüseyin Buzoğlu, Mustafa Koç, Nusret Senem, Oktay Yıldırım, Rıza Ferit Bernay, Serdar Öztürk, Sevgi Erenerol, Sinan Aygün, Tunç Akkoç, Veli Küçük, Yalçın Küçük

İlker Başbuğ: Bekleyelim ve görelim!

Hikmet Çiçek

[email protected]

İlk kez 20 Ekim 2008 günü Silivri Cezaevi yerleşkesi içinde kurulan küçük duruşma salonunda tanışmışlardı. “Ergenekon Terör Örgütü” sanığıydılar, fakat hayatları boyunca hiç karşılaşmamış insanlar çoğunluktaydı. Ve o kişiler cezaevinde yıllarca birlikte kalacak, tanışacak ve birbirlerine can yoldaşı olacaklardı.
20 Ekim 2008’den 6 Ekim 2015’e...
Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde Ergenekon davasının ilk duruşması görüldü. Tahliyelerden sonra birbirlerini göremeyen “terör örgütü” üyeleri kucaklaştı. Hal hatır sordular.
Duruşma için saat 09. 45’te mahkeme heyeti, sanıklar, izleyiciler ve gazeteciler yerlerini aldı. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Yalçın Küçük ve CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Dursun Çiçek’in de aralarında olduğu çok sayıda sanık salonda... Aralarında Adil Serdar Saçan, Tuncay Özkan, Emin Gürses, Mehmet Haberal gibi isimlerin bulunduğu bazı sanıklar ise duruşmada yoklar.
Dosyada toplam 275 sanık hakkında hüküm kuruldu. Bu sanıklardan 66 sanık hakkında duruşmalı inceleme talebi kabul edildi. 62 sanık savunmasını yapacak. Onlara ve avukatlarına söz hakkı verilecek. Peki diğer 4 kişi? Muzaffer Tekin, Emcet Olcaytu, Hüseyin Görüm ve Sami Hoştan artık hayatta değiller. Onlar hakkındaki “kamu davası” düşürüldü.

SÜREÇ NORMAL GİTMEMİŞ
Mahkeme Başkanı Eyüp Yeşil’in, Silivri duruşmalarını kastederek, “Süreç zaten normal gitmemiş” demesi dikkat çekiyor. 22 ayrı davanın bu davada birleştirildiğini belirten Başkan Yeşil “Cumhuriyet tarihinin bizim bildiğimiz en büyük dosyalarından biri. Son celsedeki DVD’yi izledik, oldukça sıkıntılı bir süreçten geçildiği görüldü” diyor. “Adil yargılama ilkelerini gözeterek, mümkün olduğu kadar savunma hakkınıza sonsuz saygı göstererek, istediğiniz oranda savunma için imkan sağlayacağız” diye devam ediyor ve konuşmasını “Yargı camiası ve ülkemiz için hayırlı olsun” diye bitiriyor. Başkan Yeşil, duruşmanın hızlı yürümesi, erken sonuçlanması açısından mümkün olduğunca tekrardan kaçınılmasını istiyor.
Başkan, mazereti nedeniyle ilk savunmayı Doğu Perinçek’in yapmasını kararlaştırdı. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer’in talebi üzerine bugün ilk savunmayı İlker Başbuğ yapacak.
Emekli Orgeneral Başbuğ’a ilk duruşma hakkındaki izlenimlerini sordum. Yanıtı kısa oldu: Bekleyelim ve görelim!



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.