Komutanlardan bozgunculuğa yanıt

Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet güçlerinin PKK’ya yönelik mücadelesini sekteye uğratma faaliyetleri yoğunlaştı. Güvenlik güçlerinin kararlılığı yandaş kalemlerle kırılmaya çalışılırken, terörle mücadelede görev yapmış üst düzey emekli generaller, TSK’nın mücadelesinde kararlı olduğunu vurguladı

Komutanlardan bozgunculuğa yanıt
01 Eylül 2015 Salı 13:18

Haber Merkezi

TSK’nın terörle mücadelesini sekteye uğratma faaliyetlerinin son örneğini Cumhuriyet gazetesi gösterdi. Ergenekon ve Balyoz tertiplerine destek veren, Taraf gazetesinde yazılar yazan Alper Görmüş’ün avukatlığını da yapan emekli askeri hakim Ümit Kardaş PKK ile mücadele eden askerlerin kafasının karışık olduğunu öne sürdü. Sahada görev yapan askerlerde, “Ben neden ölüyorum” sorgulaması olduğunu iddia eden Kardaş, askerlerin PKK’ya karşı savaşma azmini kıracak ifadeler kullandı. Kardaş, “Çünkü ölüyorsunuz. Tabii ki sorar insanlar: Ben neden ölüyorum?” dedi.
Ümit Kardaş ve benzerlerinin açıklamalarına emekli komutanlar sert tepki gösterdi.

TSK’NIN VATANI SAVUNMA AZMİNİ KİMSE KIRAMAZ
Eski 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk:
“TSK personelinin terörle mücadele etmekten bıktığı ve yorulduğu, neden öldüklerini sorguladıkları” iddiaları psikolojik bir savaşın parçasıdır. Benzer durum geçmişte de yaşanmıştır. Kurtuluş Savaşı’nda halkın, Meclisin ve milli ordunun yanında yer almasını önlemek isteyen emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileri aynı yöntemlere başvurmuşlardı. Bugün yapılanlar da o gün yapılanların devamıdır. Vatan savunması yapan TSK ve güvenlik güçlerinin PKK ile mücadelesi önlenmek isteniyor. Ancak başarılı olamayacaklardır. TSK’nın ve güvenlik güçlerinin vatan savunması azmini kıramayacaklardır. Türk Milleti TSK’nın arkasındadır. TSK da Türk milleti için vardır.”

Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin:

Sahadakilerin terörle mücadele konusunda kafasının karışık olduğu iddiası gerçek dışıdır. Teröre karşı mücadele eden askerlerin teröre karşı mücadeleyi sorguladıkları iddiası doğru değildir. Bu iddianın emekli bir asker tarafından gündeme getirilmesi ayrıca dikkat çekicidir. Askeri arkadan vurmak anlamına gelir. Son dönemde bu tür iddiaların sıkça gündeme taşınma çabası güvenlik güçlerinin teröre karşı mücadelesini kırma amaçlıdır.”
KUMPAS-DER Başkanı Hanifi Yıldırım: Terörle mücadelede TSK personelinin kafası net. PKK ile mücadele kahramanca devam ediyor. Biz arkadaşlarımızla görüşüyoruz. PKK ile mücadelede en büyük sıkıntı “açılım” sürecinin verdiği zararların yarattığı sonuçlar. Hükümetin terörle mücadelede güvenlik güçlerinin arkasında tam durmaması. Ümit Kardaş denilen kişi terörün ne olduğunu bilmez. Yapılan tam anlamıyla kara propagandadır.

‘ASKER TEREDDÜT GÖSTERMEZ’
Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hasan Iğsız:
‘Asker için savaş istemek veya istememek’ diye bir sorun yoktur. Askerin görevi ülkenin birlik ve bütünlüğüne yönelik içte veya dışta oluşan tehditleri önlemektir. Başka şekilde bertaraf edilemediyse bu tehdidi yok etmek askerin görevidir. Bu konuda askerin şimdiye kadar bir tereddüdü olmamıştır. Bundan sonra da olamaz. Ancak askeri güç kullanılması veya kullanılmaması siyasi kararın sonucudur. Son zamanlarda yaşananlar daha önce alınmış olan siyasi kararların isabet derecesini ciddi bir şekilde tartışılır hale getirmiştir.”

‘NİÇİN ÖLÜYORUZ’ DİYE ONA MI SORMUŞLAR!
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek:
“Ordu ‘Biz neden ölüyoruz?’ diye soruyorsa ona mı sormuş acaba? Kendisi böyle bir açıklama yapma gereğini neden hissetmiş? Ordu verilen görevi yapar. Kafasında bir takım şüpheler de olsa bunu etrafındaki hiç kimseye sormaz, hele kendisine hiç sormaz. Ben kendisini hiç tanımamam ama Alper Görmüş’ün gündeme getirdiği konularda tutar tutmaz pekçok açıklama yaptı. Kendisi elinde belge ve gerçekler olduğu sürece her şeyi söyleyebilir ama uydurma açıklamalar olduğu zaman insan öfkeleniyor.”

ÖZERKLİĞİ SAVUNDU
Peki Cumhuriyet’in “Ordu soruyor: Neden ölüyoruz” sözleriyle manşete taşığı Ümit Kardaş kimdir?
Kardaş, Taraf gazetesindeki yazılarında da özerkliği savunan yazılar kaleme aldı. “Kendi topraklarında egemenlik hakkını kullanarak kadim bir halk olarak yaşayan Kürtlerin haklarını teslim etmek için çok geç kalındı” diyen Kardaş, “Türkiye barış sürecine girerken sınırları içinde yaşayan Kürtlere Rojava’daki Kürtlerin taleplerinin oluşturduğu standarttan daha az bir standart öneremez. Suriye Kürtleri kimliklerinin tanınmasını, yaşadıkları bölgedeki ihtiyaçlarını gidermek için kendi organlarıyla karar alabilmeyi, yani özerklik istiyor” yazdı.

GÖRMÜŞ’ÜN AVUKATLIĞINI HDP’Lİ VEKİLLE YAPTI
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlükleri, ilk olarak Alper Görmüş yayınlamıştı. Daha sonra sahte olduğu anlaşılan günlükleri yayınlayan Görmüş’ün avukatı ise Ümit Kardaş’tı. Kardaş, 31 Mart 2008’de “Günlükteki darbeler kanıtlandı, sorumluları da yargılanmalı” dedi. Kardaş, “Ergenekon operasyonu kapsamında ortaya çıkan yeni deliller ve bilgiler ışığında soruşturmayı yürüten Zekeriya Öz’ün, Özden Örnek dahil, dört eski kuvvet komutanının ifadesini alması lazım” diye konuştu. Görmüş’ün o dönem diğer avukatı ise Haziran’da HDP’den milletvekili olan Filiz Kerestecioğlu’ydu.
Ergenekon davasının başladığı ilk gün, 20 Ekim 2008’de Kardaş yine sahneye çıkarak Ergenekon’un, her tarafı ahtapot gibi sarmış bir örgüt olduğunu iddia etti. Kardaş, o dönem henüz Balyoz davası gündemde değilken operasyonun şifresini verdi: “Bir darbe planlaması yapıyorsunuz. Bu darbe planını dört kişi yapar. Ama onun altında da bir sürü insan vardır. Mutlaka daha alt kademelerde uzantıları vardır. Aslında onlara doğru da gitmek gerekir. Bu sefer şu anda görevde olan ve terfi yapmış subaylar da var.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.