'Koalisyon kurun' terörü

Dün İstanbul’da yaşanan terör saldırıları tipik bir Gladyo eylemi. Koalisyon trafiğinin en kritik görüşmesinin yapıldığı güne denk getirilen bu eylemler, Gladyo’nun merkezi olan ve terörü müttefik ilan eden ABD’yi işaret ediyor

'Koalisyon kurun' terörü
10 Ağustos 2015 Pazartesi 18:58

Haber Merkezi
İstanbul Sultanbeyli’deki Fatih Polis Merkezi Amirliği’ne bomba yüklü araçla yapılan saldırıdan sonra İstinye’deki ABD Konsolosluğu’na 2 kişi tarafından ateş açıldı. İki eylemi de DHKP-C üstlendi. Şırnak’ta da askeri helikoptere PKK’lılar tarafından ateş açılırken Silopi’de de zırhlı aracın geçtiği sırada mayın patladı. Diyarbakır’ın Lice ilçesinde ise PKK tarafından, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı’na eş zamanlı saldırıda bulunuldu. Yaşanan terör olaylarında 5 polis ve 1 asker şehit oldu.
Peki terör eylemlerinin Doğu ve Güneydoğu’nun kırsal bölgelerinden şehirlere sıçradığını gösteren bu tırmanışın arkasında ne var? Terörün kitleler üzerindeki etkisi yılgınlık yaratmak, siyasal aktörler üzerindeki etkisi ise arkasındaki gücün hedeflerine uygun bir şekilde hizaya getirmektir. İstanbul’daki eylemlerin arkasındaki örgütlerin Gladyo’nun taşeron örgütleri olduğunu bilmeyen yok. Gladyo’nun merkezi ise bölücü terörü müttefik ilan eden ABD. Peki ABD ne istiyor?

AKP-CHP KOALİSYONU İÇİN KAMPANYA
Seçimden günler önce manşet attılar: “Türkiye’nin ihtiyacı büyük koalisyon: AKP-CHP Hükümeti”. AKP’nin 13 yıldır sürdürdüğü ekonomi programının başlatıcısı Kemal Derviş, sahneye sürüldü: “CHP’nin de içinde yer alacağı koalisyonda görev üstlenirim”. ABD ve Avrupa’nın AKP-CHP koalisyonu istediği daha seçim öncesinde kulaktan kulağa yayılmıştı. Seçim sonuçları bu senaryo için elverişli şartları sunuyordu. Önce olması istenmeyen seçenekler ön plana çıkarıldı. AKP’nin MHP’ye meylettiği, CHP’nin AKP dışındaki partilerle koalisyon ihtimalleri piyasaya servis edildi. “Bunlar olmaz” denecek ve geriye AKP-CHP senaryosu kalacaktı.

ORTAK PROGRAM
TÜSİAD devreye girmiş ve AKP-CHP koalisyonunu istemişti. Yine AKP ve CHP içindeki Batı sermayesiyle yakın bağlantıları olan kesimler döne döne iki partinin koalisyonunu zorunlu gördüklerini açıkladılar. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da süreç boyunca AKP-CHP koalisyonunu savunarak dışardan destekleyeceklerini ifade etti. Nitekim AKP ile CHP arasında günler süren görüşme trafiği başladı. Görüşmelere katılan tarafların, sürecin olumlu mu olumsuz mu gittiğine yönelik sorulara verdikleri yuvarlak yanıtlar kafaları karıştırıyordu. Ancak kurulacak koalisyon hükümetinin ana programı konusunda genel bir mutabakat vardı. AKP ve CHP yetkilileri başka vurgularla da olsa açılımın devamı, izlenen ekonomik program ve yeni anayasa konusunda benzer noktada olduklarını ortaya koyan açıklamalar yapıyorlardı.

YARIM KALAN İŞLER
İşte bu program, ABD ve Avrupa’nın aynı zamanda Batı bağlantılı büyük sermayenin neden AKP-CHP koalisyonu istediğini ortaya koyuyor. ABD ve Avrupa, son 2 yıldır AKP Hükümeti’nin Türkiye’yi tek başına yönetme kabiliyetini yitirdiğini saptıyor. Bunun anlamı şu: ABD’nin AKP Hükümeti’nin önüne koyduğu program ancak yeni CHP’nin iktidara ortak edilmesiyle gerçekleştirilebilecekti. Yüzü HDP’ye dönük, onunla barış koalisyonu içindeki yeni CHP, açılımın devamı için bir olanak yaratıyor. CHP’nin iktidara ortak edilmesi derinleşen krizin yükünün halkın sırtına bindirilmesini kolaylaştıracak bir formül olarak görülüyor. Yarım kalan yeni anayasa süreci ise bu koalisyonun öncelikle tamamlayacağı iş olacak.

KILIÇDAROĞLU ve BATI’DAN ‘ÇÖZÜM’ VURGUSU
AKP-CHP koalisyonu için yürütülen kampanya ve heyetlerin görüşme sürecinden sonra PKK’nın dün gerçekleştirdiği saldırılara Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ile yapacağı görüşmeden saatler önce “çözümü” vurgulayarak tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu artan terör olaylarına ilişkin, “Çözümsüzlük değil, çözüm üretmek için halktan oy isteyen siyasiler, Türkiye’nin en büyük sorunu için derhal bir araya gelmelidir” değerlendirmesinde bulundu. Kılıçdaroğlu’nun bu değerlendirmesi ve saldırılar Batı basınının da gündeminde yer aldı. BBC ve Washington Post’ta saldırılardan sonra “Şiddet karşısında Türkiye’nin çözümü koalisyon” yorumları öne çıktı. Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu’nun görüşmesinden bir gün önce CHP ve HDP’nin “Barış Blok”u kurarak İzmir’de Apo resimleri altında miting düzenlemesi de süreç açısından ayrıca dikkat çekici.

'TERÖRE KARŞI BİRLİK' ÇAĞRISI
Aralarında Türkiye Kamu-Sen’in de bulunduğu ve 70 Sivil Toplum Kuruluşunun (STK) oluşturduğu Türk Dayanışma Konseyi, bedeli ne olursa olsun egemenliğe sonuna kadar sahip çıkılacağı konusunda kararlılık mesajı verdi. Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmaya, Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un yanı sıra Türk Dayanışma Konseyi’ne üye STK’ların başkan ve yöneticileri katıldı. Konsey adına açıklamayı ise Türk Dünyası Kadınları Dayanışma Vakfı Genel Başkanı Şenol Bal yaptı. Açıklamada küresel güç odaklarının Türkiye’deki kanlı provokasyon senaryolarına dikkat çekildi.

BULUŞTULAR
Aydınlık / Ankara
Ahmet Davutoğlu ve CHP lideri Kılıçdaroğlu, akşam bir araya gelerek iki parti heyetleri arasında yürütülen koalisyon ön görüşmelerin sonucunda uzlaşılan ve uzlaşılamayan başlıklar üzerinde müzakere yürüttü. Hükümet kurma sürecinde, AKP ile CHP heyetlerinin, “istikşafi” görüşmeleri tamamlamasının ardından, Genel Başkanlar Ahmet Davutoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu, Bankalar Kurulu toplantısının hemen arkasından Başbakanlık Resmi Konutu’nda bir araya geldi. Buluşmada, iki lidere, görüşmeleri koordine eden Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç da eşlik etti.

UZLAŞILAMAYAN KONU BAŞLIKLARI ELE ALINDI
AKP-CHP koalisyonunun kurulup kurulmayacağını büyük ölçüde netleştirmek üzere gerçekleştirilen toplantıda ağırlıklı olarak, bugüne kadar yürütülen müzakerelerde tarafların üzerinde uzlaşamadıkları konu başlıklarının ele alındığı bildirildi. Gazetemizin baskıya girdiği saatlerde görüşme sona erdi. Saat 18.00’de başlayan görüşme yaklaşık 4 saat 20 dakika sürdü. Görüşme sonrasında Haluk Koç yaptığı açıklamada her iki partinin de ülke menfaatleri açısından taşıdığı sorumluluğu hatırlatarak buna uygun davrandığını belirtti ve Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun perşembe ya da cuma günü tekrar görüşeceği bilgisini verdi.
AKP ve CHP heyetleri arasında, 5 ayrı oturumda yaklaşık 35 saat süren görüşmeler, 3 Ağustos’ta sona ermişti. Görüşmelerde demokratikleşme, yeni anayasa, ekonomi, eğitim, sosyal programlar, Türkiye’nin iç ve dış güvenliği, dış politika, Avrupa Birliği ve Ortadoğu politikaları” başta olmak üzere birçok konu başlığında iki parti görüşlerini masaya koymuştu. Görüşmelerin ardından heyetler, kendi liderlerine uzlaşılabilen ve uzlaşılamayan noktaların ayrıntılarının yer aldığı raporları sunmuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.