Kılıçdaroğlu'nun Derviş ve DB övgüsüne ekonomistlerden tepki

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Dünya Bankası (DB) ve Kemal Derviş’i övünce ekonomistlerden tepki geldi. Prof. Dr. Boratav: DB’nin sicili bozuk. Prof. Dr. Konukman: DB yoksulluğu değil devleti küçültüyor. Prof. Dr. Korkmaz: IMF ve DB ikiz kardeş...

Kılıçdaroğlu'nun Derviş ve DB övgüsüne ekonomistlerden tepki
10 Mayıs 2015 Pazar 08:15

Zihni Erdem 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dünya Bankası ve Kemal Derviş ile ilgili söylediği “Refahın tabana yayılmasını hedefliyorlar” şeklindeki sözleri yeni bir tartışma başlattı.  

Kılıçdaroğlu, Derviş’le ilgili soruyu yanıtlarken, Dünya Bankası’nın stratejisinin refahı tabana yaymak olduğu söylemesi dikkat çekti.  

Hürriyet yazarı Fatih Çekirge’nin “Emekliye iki ikramiye. Asgari ücret... Ve mazot için yaptığınız vaatlerde bir kaynak tartışması başladı. Bütçe açık vermez mi soruları var. Bu konuları Sayın Derviş’le konuşuyor musunuz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “Sayın Kermal Derviş refahın tabana yayılmasından yana. Zaten Dünya Bankası da böyle bir strateji güder. Dünya Bankası programları dar gelirli ve yoksul kesimlerin refahını artırıcı yöndedir. Böylece tüketimi artırır. Ekonomi canlanır...” açıklamasında bulundu.  

DÜNYA BANKASI YOKSULUN DÜŞMANI’  

Ekonomi profesörleri, Kılıçdaroğlu’nun”Dünya bankasının refahı tabana yayan ve yoksul kesimlerin refahını artırmayı hedefleyen bir kuruluş” gibi gösterilmesine tepki gösterdi. “Bu tür söylemlerin Dünya Bankası’nın saygınlığını kurtarma operasyonları” olarak nitelendiren ekonomistler, “Bunların ciddiye alınmamasını” istedi. Dünya Bankasının tarihe, “Yoksul ülkeleri piyasaya mekanizmasına teslim etmeyi yapısal reform diye pazarlayan bir kuruluş olarak tarihe geçtiğini” belirten ekonomistler, Kemal Kılıçdaroğlu’nun dışarıdan bakanlık teklifinde bulunduğu ve her fırsatta övdüğü Derviş için de “AKP’nin iktidara gelmesine yol açan, toplumsal tepkileri tetikleyen iktisat politikasının mimarı” olarak tanımını kullandı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını ekonomi uzmanları Aydınlık’a değerlendirdi. 

DÜNYA BANKASI’NIN SİCİLİ LEKELİDİR’ 

Prof. Dr. Korkut Boratav: Dünya Bankasının sicili refahı tabana yaymada, ciddiye alınacak bir sicil değildir. Dünya Bankasının refahı tabana yayma, gelir dağılımı konusunda sicili lekeli ve şaibelidir. Zira bütün yoksul, az gelişmiş, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde bölüşüm ilişkilerini piyasaya, piyasaya dolayısıyla sermayeye teslim etmiştir. 

AMERİKA’NIN ETKİSİ ALTINDA’ 

Prof. Dr. Esfender Korkmaz: BM 1944’de bir karar aldı. Amerika’nın de olduğu BrestLitovsk’teki toplantılarda IMF ve Dünya Bankası kuruldu. Bunlara ‘ikiz kardeşler’ denir. IMF’nın amacı parasal iktidarı sağlamak. Dünya Bankası’nın görevi de gelir adaletsizliğini gidermek ve yoksullukla mücadele için gelişmekte ülkelere proje desteği vermek, fakir kesime maddi yardımlar vermek. Ama temel hedefi bu olmasına rağmen, bugüne kadar yaptıkları o dünya yoksulluğu karşısında adeta denizde kum gibi. Hiçbir etkisi olmadı.  

YOKSULLUĞU YÖNETMEYE TALİPLER’ 

Prof. Dr. Aziz Konukman (Gazi Üniversitesi, İİBF Öğretim Görevlisi): Dünya Bankası’nın programında yoksulluğu ortadan kaldırmak yok. Yoksulluğu yönetmek var. Onun derdi başka. Dünya Bankası sosyal patlamaların önüne geçmek için yapısal uyum programları yapıyor. Bu programların üç unsuru var: Devletin küçültülmesi, bütçeleri küçültmek, kuralsızlaştırma, üçüncüsü de KİT’lerin tasfiyesi. Genellikle, kredi verilirken, bu şartlar ileri sürülür. ‘Bunları yaparsanız size kredi veririz’ derler. Bu sistem Rusya, Asya, Meksika krizleri ile birlikte iflas etti. Bunun üzerine IMF ve Dünya Bankası tarafından yeni bir model getirildi. 90’lı yıllarda Dünya Bankası organizasyon şemasına yoksullukla mücadele adlı bir bölüm konuldu. Gördüler ki, IMF’nin kemer sıkma politikaları sosyal riskleri artırıyor. Bu sistem açısından tehlike oluşturuyor. Ne yapmamız lazım. Bu riskleri yönetmeniz, yani yoksulluğu yönetmeniz lazım. Yoksulluğu yönetmek üzerine bu kredileri vermeye başladılar. Kılıçdaroğlu’nun iddiası neydi. “Yoksulluğu sıfırlayacağız”, “Bir tek yoksul bırakmayacağız” dedi. Bu Dünya Bankasının programı değil. Yani yanıltıcı bir durum var. Kılıçdaroğlu’nun Derviş’e bu kadar gönderme yapmasını ben şöyle anlıyorum: Uluslararası sermayeye bir güven veriyor. Yani, “Ben Derviş ile de çalışabilirim” mesajıyla, “endişelenme ya, sistemde zaten çok kriz oldu. Sosyal riskler artmak üzere ben bunu AKP’den daha iyi yönetirim” diyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hursıt kahraman - 5 yıl önce
bırakın sunu ya muhattap bile alınmaz
Avatar
Pinatubo Volkani - 5 yıl önce
gelmiş geçmiç parti liderlerinin içinde en içi boş siyasi,seçmenede güven vermiyor.bu
sebebden dolayı abd ce oraya oturtuldu.