İsrail ile yakınlaşmada fazladan mesai

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için planlanan kapsamlı anlaşmanın henüz imzalanmamış olmasına karşın, hükümetin şimdiden gerek ekonomik gerekse siyasi açıdan hazırlıklarını tamamladığı öğrenildi

İsrail ile yakınlaşmada fazladan mesai
30 Ocak 2016 Cumartesi 14:00

Aydınlık / Ankara
Mavi Marmara krizi sonrasında kopma noktasına gelen İsrail-Türkiye ilişkilerinin yeniden normalleştirilmesi için, AKP hükümetinin İsrail’den daha fazla istekli olduğu ortaya çıktı. AKP kamuoyuna çok fazla yansıtmasa da, henüz anlaşma imzalanmadan, sanki iki ülke arasında tam bir mutabakat sağlanmışcasına hazırlıklarını tamamladığı öğrenildi. İki ülke arasında imzalanması öngörülen paket anlaşmada yer alması beklenen bazı noktalara ilişkin, AKP hükümetinin şimdiden harekete geçtiği ve talimatın da doğrudan Başbakan Ahmet Davutoğlu’dan gittiği öğrenildi. Bu talimatlar arasında, ekonomik ilişkilerin yeniden düzenlenmesi, siyasi diyalog mekanizmasına yeniden işlerlik kazandırılması ve üçüncü ülkelerle ilişkilerin yeniden düzenlemesinin yanı sıra, özellikle enerji konusunda işbirliği de yer aldı. Enerji Bakanlığı’nın, doğalgaz ve su projelerine ilişkin çalışmalara şimdiden başladığı dile getirildi.
Türkiye, Mavi Marmara sonrasında ikili ilişkisinin zeminini, özür-tazminat- Gazze ablukasının kaldırılması konularıyla belirlemişti. Türkiye ile İsrail’in siyaseten birbirlerinden uzaklaşmaları, İsrail’in bölgede çok daha fazla yalnızlaşmasına yol açmıştı. Bu süreçte ABD başta olmak üzere geleneksel müttefikleriyle ilişkileri gerilen İsrail, Rusya, GKRY ve Yunanistan eksenine yakınlaştı.
Aydınlık’a bilgi veren kaynaklar, doğalgaz konusu dışında ilişkilerin normalleştirilmesi açısından stratejik avantajın Türkiye’de olduğunu ancak AKP hükümetinin bunu görmeyip, İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi için taviz verecek şekilde acele ettiğini dile getirdiler. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da önceki gün yaptığı açıklamada ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda “Bunu yapmak istiyoruz. Başarabilir miyiz, bilmiyorum. Ama bu konuda çabalarımızı, İsrail’in çıkarlarını koruyarak, sürdüreceğimizi düşünüyorum. Türkiye ve İsrail’in önceki yıllarda çok iyi ilişkileri vardı. Bunun kötüleşmesini istemedik ve buna da biz sebep olmadık. (Türkiye’de) bir politika değişikliği olursa memnuniyetle karşılarız” demişti.

TEL AVİV’DEN BİR KAZIK DAHA
İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimi liderleri, doğu Akdeniz’deki doğalgaz kaynaklarını, Türkiye’yi devre dışı bırakacak şekilde boru hattıyla AB’ye ulaştırma konusunda çalışma kararı aldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Kıbrıs Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis Lefkoşa’da biraraya gelerek, 3 ülkenin doğalgaz ve elektrik hatlarıyla birleşmesi için ortak komite kurmasını kararlaştırdı.
Netanyahu, ortak basın toplantısında bölgedeki doğalgazın İsrail’den önce Kıbrıs Rum yönetimine, buradan da Yunanistan’a gidecek bir boru hattıyla Avrupa’ya ulaştırılması planını incelemeye aldıklarına dikkat çekerek, projeyi ‘son derece cesur’ diye niteledi. Netanyahu, “İsrail-Yunanistan ve Kıbrıs (Rum yönetimi) bölgede 3 demokratik ülke. Yunanlar, Yahudiler ve Rumlar (Kıbrıslı) 2 bin yıl önce de aynı masaya oturup konuşabiliyordu” dedi. Çipras’ın Kıbrıs sorunu konusunda görüşmeler devam ederken “Garantiler ve garantörler konusunda çağın gerisinde kalmış sistemleri desteklememek gerek” sözleri ise dikkat çekti.
Bu yıl içinde referandumla sonuçlandırılması hedeflenen Kıbrıs görüşmeleri birleşik Kıbrıs devletinnin kurulması ve KKTC’nin ortadan kalkması, aynı zamanda Türkiye, Yunansitan ve İngiltere’nin garantörlük konumunun ortadan kalkması amaçlanıyor. Geçen hafta Davos toplantısında gazetecilere açıklama yapan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılması yolunda enerji kaynaklarının “katalizör” görevi yapabileceğini savunarak, “Yakın zamanda düzelmeye başladığını gözlemlediğimiz Türkiye-İsrail ilişkilerinin de daha iyi bir noktaya gitmesi ile İsrail gazı ve Kıbrıs gazının birleştirilerek Kıbrıs üzerinden hem Türkiye’nin ihtiyaçları için Türkiye’ye sevkini hem de oradan Avrupa ülkelerinin ihtiyaçları için sevki olanağını bize getirecek.” demişti. Akıncı’nın iddiasının aksine Kıbrıs’ta hedeflenen türde bir anlaşmanın ortaya çıkmasıyla Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarları açısından ciddi kayıplara uğrayacağını vurgulayan uzmanlar Güney Kıbrıs’ın İsrail, Mısır ve Lübnan üçgeninde yaptığı münhasır ekonomik bölge anlaşmalarına dikkat çekiyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.