İki ihanete Vatan yanıtı: AKP Hükümeti bizi hep arkamızdan hançerledi

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Yunanistan’ı, Ege’deki 152 Türk adası üzerindeki işgali sonlandırmaya çağırdı. Vatan Partisi, Yunanistan’ın Ankara Büyükelçiliği aracılığıyla Ege’deki adaların işgaline son verilmesi için mektup gönderecek

İki ihanete Vatan yanıtı: AKP Hükümeti bizi hep arkamızdan hançerledi
21 Nisan 2015 Salı 06:25

Aydınlık / Ankara 

EGE Denizi’ndeki 152 ada, adacık ve kayalığın Yunanistan tarafından işgal edilmesine sessiz kalmayan Vatan Partisi, bugün Yunanistan Büyükelçiliği’ne giderek, “Adaları terk edin” diyecek. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, dün yaptığı basın açıklamasıyla “Yunanistan, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 150’den fazla ada-adacık ve kayalığı işgal etmek suretiyle, 1923 Lozan Antlaşması’nı ve 1947 Paris Antlaşması’nı açık olarak ihlal etmiştir. Ayrıca, Helsinki Nihai Senedi’nin, ‘Sınırların ihlal edilmezliği’ ve ‘Devletlerin toprak bütünlüğüne saygı’ ilkeleri, Yunanistan tarafından ihlal edilmiştir” dedi. 

YUNANİSTAN HAKSIZ KAZANÇ SAĞLIYOR’ 

“İşgal ile Ege Denizi’nde kıyılarımıza sıkışmamız, deniz altı zenginliklerimizden ve uluslararası açık deniz olanaklarından yararlanamamamız amaçlanmaktadır” diyen Perinçek, “Yunanistan bu alanlarda da haksız kazanç sağlamaya çalışmaktadır. Vatan Partisi, vatan topraklarının bir karışının terk edilmesine, işgaline ve milli çıkarların zarar görmesini kabul etmeyecektir. AKP iktidarını uyarıyoruz. Topraklarımızın işgaline, deniz hak ve çıkarlarımızın kaybedilmesine göz yumulması vatana ihanet suçunu oluşturur. Türk Ceza Kanunu’nun 302. Maddesi’ne göre, devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymak, ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılır. Hükümeti görevini yapmaya davete ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

23 NİSAN’DA ADALAR İÇİN YÜZECEK 

Ege Denizi’nin dostluk denizi olması gerektiğini belirten Perinçek, “Türk ve Yunan halklarının dostça ve huzur içinde yaşaması ve ilişkilerin geliştirilmesi iki ülkenin de çıkarınadır. Vatan Partisi olarak bütün komşularımızla ve Yunanistan’la sorunlarımızı barışçı yöntemlerle ve dostane şekilde çözmek kararlılığındayız. Yunanistan Hükümeti’nin bu dostane çağrıya uygun davranacağını umuyoruz” diye konuştu. 

Açıklamasında “Ege Denizi, Türkiye ile Yunanistan’ı birleştiriyor. Ege Denizi, düşmanlık alanı değil, dostluk denizidir” ifadelerini kullanan Perinçek, milli yüzücü Alper Sunaçoğlu’nun da 23 Nisan’da Didim’den Bulamaç Adası’na yüzeceğini ve partisinin de yüzücüye destek vereceğini dile getirdi. 

AKP ARKAMIZDAN HANÇERLEDİ’ 

Perinçek, emekli Londra Büyükelçi Ünal Çeliköz’ün “İsviçre-Perinçek davası”nda AİHM’in verdiği karar üzerine yaptığı açıklamaları da değerlendirdi. Çeliköz, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, “Türkiye kendi iç siyasi durumu nedeniyle bu hukuki kazanımları pek kullanamıyor. Belki ‘Seçimlere gidiyoruz, Perinçek davasındaki kazanımı öne çıkarırsak Perinçek’in şu anki konumuna katkı sağlayabilir’ gibi bir kaygı olabilir” ifadelerini kullanmıştı.  

Perinçek konuyla ilgili şunları söyledi:”Ünal Çeliköz çok güzel bir değerlendirme yapmış. Yalnız Ünal Çeliköz de değil, Dışişleri Bakanlığı’nın çok önemli yetkilileri de söylüyorlar. Bakanlık yetkilileri hükümete ‘Bu davada alınan, meseleyi kökten bitiren kararı uluslararası alanda değerlendirelim’ diye öneride bulunuyorlar. Fakat hükümet ‘AKP karşısında Vatan Partisi’ne kuvvet kazandırır’ kaygısıyla bu öneriyi reddediyor. Yani bunlarda vatan millet yok. Olsaydı zaten biz 10 yıl boyunca Rauf Denktaş’la beraber Avrupa başkentlerinde mücadele ederken yanımızda olurlardı. Hep bizi arkamızdan hançerledi bu AKP hükümeti.”  

ALMAN POLİSİNİN YANINDA OLDULAR’ 

Ermeni soykırımı yalanına karşı Berlin’de yürüyüş yaparken Alman makamlarıyla uğraştıklarını anlatan Perinçek, sözlerine şöyle devam etti: “Berlin polisi yürüyüşü yasaklıyor, Alman idare mahkemesinden karar çıkartıyoruz. Berlin polisi tekrar yasaklıyor, Alman Yüksek İdare Mahkemesi’nden tekrar karar çıkartıyoruz. Alman İdare Mahkemesi bizim yanımızda, Alman polisi karşımızda ve Tayyip Erdoğan yönetimi de Alman polisiyle beraber bizim karşımızdadır. Berlin’deki büyükelçiye bizzat telefon ederek ‘Doğu Perinçek’in yürüyüşüne destek olmayacaksınız ve o yürüyüşün engellenmesi için elinizden geleni yapacaksınız’ dedi. Ellerinden geleni yaptılar. Berlin’de utanmadan Tayyip Erdoğan’ın emriyle Diyanet İşleri ve başka derneklerle ‘Bu yürüyüşe katılmayın’ diye bildiriler dağıttırdılar. Ama biz aslanlar gibi o yürüyüşü yaptık. Bütün Avrupa’ya meydan okuduk. Ve Avrupa’yı da AİHM kararıyla dize getirdik. Ve biz dize getirirken arkamızda Tayyip Erdoğanların bizi çelmelediğini gördük. Kızılcahamam’da da milletvekillerini topladı ve ‘Doğu Perinçek ve Rauf Denktaş’ın arkasından yürümeyeceksiniz’ dedi. Çünkü bazı AKP milletvekilleri bizim bu mücadelemize katılma kararı almışlardı. Biri de o zaman Dışişleri Komisyonu Başkanı olan Mehmet Dülger’di. Neyin arkasından yürüyorlar, Doğu Perinçek’in değil, Ermeni soykırımına karşı büyük mücadelenin içinde olacaklardı, omuz omuza yürüyecektik. Onun için bugün yaptıkları uygulamalara bakınca şaşırmıyoruz.” 

KEMAL DERVİŞ’LE OLMAZ! 

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, CHP’nin seçim vaatlerinin Kemal Derviş’le yerine getirilemeyeceğini belirterek, “Kemal Derviş, Türkiye’de Hazine’nin başına dikilen ABD nöbetçisi. Hazine’nin başına Derviş’i diktiğiniz zaman, bu ‘Ben kemer sıkma politikası uygulayacağım’ anlamına gelir ve bunu da ancak sopayla halka zorbalıkla uygulayabilirler” dedi.  

ABD PROJELERİNE TESLİM OLDULAR’ 

CHP’nin seçim bildirgesindekı bazi önerilerin Vatan Partisi’nin emeklilere, işçilere, memurlara yönelik önerilerine benzediğinin belirtilmesi üzerine Perinçek, “Kemal Derviş’le o vaatlerin hiçbirini yapamazlar. Kılıçdaroğlu, Kemal Derviş’i ekonominin başına geçireceğim diye ilan etti. Kemal Derviş kim? Türkiye’de Hazine’nin başına dikilen ABD nöbetçisi. Hazine’nin başına niçin geçiriyor? Dış borçlar ödensin ve kesinlikle halk lehine, emekçiler lehine herhangi bir şekilde Hazine’de kaynak ayrılmasın. Siz, Hazine’nin başına Kemal Derviş’i diktiğiniz zaman, bu ‘Ben kemer sıkma politikası uygulayacağım’ anlamına gelir ve bunu da ancak sopayla halka zorbalıkla uygulayabilirler” diye konuştu. Derviş’in Türkiye’nin milli ekonomisini temsil etmediğini kaydeden Perinçek, “Kemal Derviş’i ekonominin başına geçireceğini ilan edilenler de aslında ABD’nin Türkiye’ye uygulamak istediği zorbalık projesine, kemer sıkma projesine ve krizi halkın sırtına yıkma projesine teslim olduklarını ifade etmiş oluyorlar. O bakımdan hiçbir ciddi değer taşımıyor. Bunlar boş sözler” ifadelerini kullandı. CHP’nin seçim bildirgesindeki “Söz veriyoruz” ifadesinin de Vatan Partisi’nin 15 Şubat’taki Kurultay’ında kendisinin yaptığı konuşmayla örtüştüğünü anımsatılması üzerine de “Ondan da mutluluk duyduk, CHP’nin hiç olmazsa ‘Söz veriyoruz’ diye ifadelerde bulunmasına sevinelim diyelim. Ama o sözlerin hiçbiri Kemal Derviş’le yerine getirilemez. Kemal Derviş bizim ekonomimizin başı dendiği an, söz veriyoruz değil, ‘Siz bu sözlerimize inanmayın, biz size boş vaatte bulunuyoruz’ demek oluyor” dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nusret - 5 yıl önce
toprakarimizin isgaline goz yumanlar topraklarimizi bozuk para gibi harcayanlar vatan hainidir ihanetcidir